Keskin, Züleyha2025-05-102025-05-1020242667-407610.51120/NEUHFD.2024.126https://doi.org/10.51120/NEUHFD.2024.126https://hdl.handle.net/20.500.14720/20157Dünya genelinde iklim davalarındaki artış, önümüzdeki yıllarda idare mahkemelerinin kaçınılmaz olarak bu davalarla daha fazla karşı karşıya kalacağını göstermektedir. İklim davalarının çoğunlukla idarenin düzenleyici ve birel işlemlerle gerekli önlemleri almaması sebebiyle açıldığı göz önüne alındığında, bu davaların çoğunun idare mahkemelerinde iptal davası olarak açılacağını söylemek yanlış olmaz. İdare mahkemeleri, öncelikle davayı ilk inceleme koşulları yönünden, daha sonra ise esas yönünden denetlerken bir dizi sorunu çözmek durumundadır. İlk inceleme aşamasındaki kilit konulardan biri, başvuranların dava ehliyetiyle ilgilidir. Bu davalar dünya genelinde çoğunlukla, genç nesiller ve potansiyel mağdurlar tarafından gelecekte gerçekleşmesi olası–belirsiz zararlar nedeniyle ve davacının bulunduğu yerle ilgisinden bağımsız olarak açılmaktadır. İhlale neden olacak idari işlem/eylem ile davacıların menfaatleri arasındaki ilişkiyi kabul etmek, idari yargı içtihatları göz önünde bulundurulduğunda zordur. Türkiye’de açılması muhtemel iklim davalarında, davanın kabulü için gereken menfaat ihlali koşulunun sağlanıp sağlanamayacağı henüz net değildir. Bu çalışma, iklim değişikliğinin iptal davalarında menfaat ihlali konusunun insan hakları sorunlarıyla birlikte ele alma fırsatlarını irdelemeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple iklim değişikliği davalarının idari yargı sisteminin kamu yararı davalarına ve nesiller arası adalete daha açık hale gelmesi gerektiği yönündeki savlar, idari yargının çevre davalarındaki içtihatlarıyla ve bazı ulusal mahkemelerin iklim davalarındaki yaklaşımlarıyla tartışmaya sunulacaktır.eninfo:eu-repo/semantics/openAccessÇevre ÇalışmalarıHukukYeni Bir İdari Dava Türü Olarak İklim Değişikliği ve Menfaat İhlali SorunuArticle