Mermit, BuketSeylan, Ömer2026-05-312026-05-312026https://hdl.handle.net/123456789/30654https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=5T1_CZ5-UGb9QCmoURec4MdQobwKSGrWE33jhlNoWTOYtNTBkLPI1Wmj2aSKKKowAmaç:Toplumda kökenli pnömoniler (TKP), tüm dünyada hekim başvurularının, tedavi giderlerinin, iş okul günü kayıplarının ve ölümlerin önemli bir kısmından sorumludur. Ülkemizde ve dünyada, pnömoniler mortalitenin en önemli dördüncü, tüm enfeksiyonlara bağlı mortalitenin birinci nedenidir. Mortalite, tedaviye erken başlanamaması ve/veya doğru tedavi uygulanmaması durumunda daha yüksek olmaktadır. Buna karşılık, antimikrobiyal tedavide önemli bir yol gösterici olan mikrobiyolojik incelemeler, sıklıkla TKP yönetiminde yardımcı olmamakta, bakteriyolojik analizlerle hastaların çok küçük bir bölümünde etkenler saptanabilmektedir. Bu nedenlerle, TKP'li hastalara kısa zamanda doğru müdahale edilmesi için hızlı ve doğru tanı testlerinin kullanılmasına ihtiyaç duyulmaktadır ve bunların başında da kan tetkiklerinde çalışılan biyobelirteçler gelir. Biyobelirteçler TKP tanısında, tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde ve antibiyotiklerin düzenlenmesinde yararlı olabilir. Çalışmamızda toplum kökenli pnömoni tanısı alan hastalarda IL-6, IL-12, IL-23, IL-35, IL-37, IL-39 değerlerinin CRP, Prokalsitonin değerleri ve klinik pratikte kullanılan skorlamalarla karşılaştırarak hastalık tanı ve prognozuna etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Hastalar ve Yöntem: Hastanemiz Göğüs hastalıkları polikliniği ve acil servis polikliniğine başvuran, klinik ve labaratuvar bulguları TKP ile uyumlu yetişkin hastalar çalışmaya dahil edildi. İnterlökin değerlerinin normal populasyona göre yüksek seyretmesi beklenen kanser ve otoimmun hastalık tanısı olan hastalar çalışmamıza dahil edilmedi. Ayrıca çocuk yaş grubu hastalar ve başka sebeplerden dolayı akut faz reaktanı yüksek olan olgular çalışma dışı bırakıldı. Çalışmanın istatistiksel gücünü sağlamak ve gereken minimum örneklem büyüklüğünü belirlemek amacıyla G*Power (v3.1.9.7) yazılımı kullanılarak a priori güç analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan güç analizi sonucunda, %80 güç ile istatistiksel olarak anlamlı farklılığı tespit edebilmek için ulaşılması gereken minimum örneklem sayısı; kontrol grubunda 40, Pnömoni hasta grubunda 120 olmak üzere toplam 160 katılımcı olarak hesaplanmıştır. Hastalar ayaktan tedavi alanlar, servis yatışı grekenler, yoğun bakım yatışı gerekenler olarak üçe ayrıldı ve bir kontrol grubu oluşturuldu. Her grup için 40 kişi olmak üzere toplam 160 kişi çalışmaya dahil edilerek alınan kan örnekleri santifüj edilip uygun koşullarda saklandı. Daha sonra bu örnekler labaratuvar ortamında çalışılıp istatistiksel analizleri yapıldı. İstatistiksel analizlerde SPSS 23 programı kullanıldı. Sayısal veriler median ve IQR (inter quartiline range) olarak ifade edildi. TKP tanılı grup klinik durumlarına göre 3 gruba ayrıldı. Bu üç grup ve kontrol grubunun katşılaştırılmasında Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır, hangi iki grup arasında fark olduğu yine her bir grubun Mann-Whitney U testi ile ikili karşılaştırması yapılarak belirlendi ve Bonferoni düzeltmesi yapıldı. p<0.05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza 40 konrol grubu ve 120 TKP'li hasta olmak üzere toplam 160 kişi dahil edildi. Kontrol grubunda cinsiyet dağılımı %50 (20) kadın, %50 (20) erkek olurken; TKP hasta grubunda ise olguların %36,7 (44) kadın, %63,3 (76)'ü erkekti. Cinsiyet dağılımı gruplar arasında anlamlı fark göstermiş olup, pnömoni grubunda erkek oranı istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0.002). Yaş, sistolik ve diyastolik kan basıncı, üre, kreatinin, lenfosit, PLT, ALT ve AST düzeylerinde TKP tanılı hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). WBC (p=0.011), nötrofil (p=0.003), CRP (p=0.001) ve prokalsitonin (p=0.001) düzeyleri ise pnömoni grubunda beklendiği gibi anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Pnömoni tanısı almış hasta grubunda IL-6, IL-12, IL-37 ve IL-35 düzeyleri kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede artmışken (p<0.05), IL-39 düzeyindeki artışta TKP tanılı hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı fark gözlenmemiştir (p=0.701). Ayrıca IL-6 ve IL-12 düzeylerinin hem birbirleriyle (r=0.692, p<0.001) hem de klinik skorlarla (IL-6–PSI: r=0.511, p<0.001; IL-12–PSI: r=0.652, p<0.001) anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği dikkat çekmektedir. IL-23 ise bu skorlarla negatif korelasyon göstermiştir (IL-23–PSI: r=–0.370, p<0.001). Bu durum özellikle IL-6, IL 12, IL-37 ve IL-35 değerlerindeki artışın, hastalık şiddeti ile paralel seyrettiğini ve çalışmamızda kullanılan klinik skorlarla istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar gösterdiğini ortaya koymuştur (p<0.001). IL-23 ise kontrol grubuna kıyasla hasta grubunda anlamlı olarak daha düşük bulundu (p=0.001) ve çalışmamızda kullanılan klinik skorlar ile negatif korelasyon göstermiştir (p<0.001). Sonuç: Bu çalışmada toplum kökenli pnömoni tanısı alan hastalarda IL-6, IL-12, IL-23, IL-35, IL-37 ve IL-39 düzeyleri değerlendirilmiş ve klasik biyobelirteçler olan CRP ve prokalsitonin ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca bu interlökin değerleri pnömoni sınıflamasında ve şiddetinde kullanılan klinik parametreler ile de karşılaştırılmış olup hastalığın prognozunu göstermede de etkili olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular, IL-6, IL-12, IL-35 ve IL-37 düzeylerinin TKP'li hastalarda kontrol grubuna göre anlamlı derecede arttığını, bu interlökinlerin aynı zamanda hastalık şiddetini gösteren klinik skorlarla pozitif korelasyon gösterdiğini ortaya koymuştur. IL-23 düzeylerinin ise TKP hastalarında belirgin olarak düşük olduğu ve hastalık şiddeti ile negatif korelasyon gösterdiği belirlenmiştir. IL-39 düzeylerinde iki grup arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Elde edilen veriler, IL-6, IL-12, IL-35 ve IL-37'nin TKP'de tanı ve hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde potansiyel biyobelirteçler olabileceğini, IL-23'ün ise hastalıkla ters ilişki gösteren bir belirteç olarak dikkat çektiğini göstermektedir. Bu sonuçlar, klinik skorlarla anlamlı ilişkiler gösteren bu interlökinlerin TKP'de tanısal ve prognostik açıdan ek katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir.Purpose: Community-acquired pneumonia (CAP) accounts for a substantial proportion of physician visits, healthcare expenditures, loss of work and school days, and mortality worldwide. Both in our country and globally, pneumonia is the fourth leading cause of overall mortality and the leading cause of infection-related mortality. Mortality rates are higher when treatment is not initiated early and/or when appropriate therapy is not administered. However, microbiological investigations, which play a crucial role in guiding antimicrobial therapy, are often of limited utility in the management of CAP, as etiological agents can be identified in only a small proportion of patients through bacteriological analyses. Therefore, there is a need for rapid and accurate diagnostic tests to enable timely and appropriate management of patients with CAP, among which blood-based biomarkers are of particular importance. Biomarkers may be useful in the diagnosis of CAP, in assessing treatment response, and in guiding antibiotic therapy. In our study, we aimed to evaluate the impact of IL-6, IL-12, IL-23, IL-35, IL-37, and IL-39 levels on disease diagnosis and prognosis in patients diagnosed with community-acquired pneumonia by comparing these biomarkers with C-reactive protein, procalcitonin levels, and scoring systems used in clinical practice. Materials and Methods: Adult patients who presented to the Pulmonology Outpatient Clinic and Emergency Department of our hospital and whose clinical and laboratory findings were consistent with community-acquired pneumonia (CAP) were included in the study. Patients with a diagnosis of malignancy or autoimmune diseases, in whom interleukin levels are expected to be elevated compared with the normal population, were excluded from the study. In addition, pediatric patients and cases with elevated acute-phase reactants due to causes other than CAP were also excluded. An a priori power analysis was performed using G*Power software (version 3.1.9.7) to ensure adequate statistical power and to determine the minimum required sample size. According to the power analysis, a total of 160 participants, including 40 individuals in the control group and 120 patients in the pneumonia group, were required to detect a statistically significant difference with 80% power. Patients were classified into three groups based on clinical status as outpatients, patients requiring hospitalization, and patients requiring intensive care unit admission, and a separate control group was established. A total of 160 participants, with 40 individuals in each group, were included in the study. Blood samples were collected, centrifuged, and stored under appropriate conditions. These samples were subsequently analyzed in a laboratory setting, and statistical analyses were performed. SPSS software version 23 was used for statistical analysis. Continuous variables were expressed as median and interquartile range (IQR). Patients diagnosed with community-acquired pneumonia were divided into three groups according to clinical severity. Comparisons among these three patient groups and the control group were performed using the Kruskal–Wallis test. Pairwise comparisons between groups were conducted using the Mann Whitney U test, with Bonferroni correction applied. A p value < 0.05 was considered statistically significant. Findings: A total of 160 participants, including 40 individuals in the control group and 120 patients with community-acquired pneumonia (CAP), were included in the study. In the control group, the sex distribution was 50% (20) female and 50% (20) male, whereas in the CAP group, 36.7% (44) of the patients were female and 63.3% (76) were male. The sex distribution differed significantly between the groups, with a statistically higher proportion of males in the pneumonia group (p = 0.002). No significant differences were observed between the CAP and control groups in terms of age, systolic and diastolic blood pressure, urea, creatinine, lymphocyte count, platelet count (PLT), alanine aminotransferase (ALT), or aspartate aminotransferase (AST) levels (p > 0.05). As expected, white blood cell count (WBC; p = 0.011), neutrophil count (p = 0.003), C-reactive protein (CRP; p = 0.001), and procalcitonin (p = 0.001) levels were significantly higher in the pneumonia group. Among patients diagnosed with pneumonia, IL 6, IL-12, IL-37, and IL-35 levels were significantly increased compared with the control group (p < 0.05), whereas no significant difference was observed in IL-39 levels between the CAP and control groups (p = 0.701). In addition, IL-6 and IL-12 levels showed significant positive correlations both with each other (r = 0.692, p < 0.001) and with clinical severity scores (IL-6–PSI: r = 0.511, p < 0.001; IL-12–PSI: r = 0.652, p < 0.001). In contrast, IL-23 demonstrated a negative correlation with these scores (IL-23–PSI: r = −0.370, p < 0.001). Overall, increases in IL-6, IL-12, IL-37, and IL-35 levels were parallel to disease severity and showed statistically significant correlations with the clinical scoring systems used in this study (p < 0.001). IL-23 levels were significantly lower in the patient group compared with the control group (p = 0.001) and exhibited a negative correlation with the clinical scores (p < 0.001). Conclusion: In this study, IL-6, IL-12, IL-23, IL-35, IL-37, and IL-39 levels were evaluated in patients diagnosed with community-acquired pneumonia (CAP) and compared with the classical biomarkers C reactive protein (CRP) and procalcitonin. In addition, these interleukin levels were compared with clinical parameters used in pneumonia classification and severity assessment, and were found to be effective in reflecting disease prognosis. The findings demonstrated that IL-6, IL-12, IL-35, and IL-37 levels were significantly increased in patients with CAP compared with the control group, and that these interleukins showed positive correlations with clinical severity scores. In contrast, IL-23 levels were significantly lower in patients with CAP and were negatively correlated with disease severity. No significant difference was observed in IL-39 levels between the two groups. Overall, the results suggest that IL-6, IL-12, IL-35, and IL-37 may serve as potential biomarkers for the diagnosis and assessment of disease severity in CAP, whereas IL-23 appears to be a marker inversely associated with disease severity. These findings indicate that interleukins showing significant associations with clinical severity scores may provide additional diagnostic and prognostic value in community acquired pneumonia.trGöğüs HastalıklarıChest DiseasesToplum kökenli pnömoni hastalarında IL-6, IL-12, IL-23, IL-35, IL-37, IL-39 değerlerinin hastalık tanı ve prognozu üzerinde etkisiThe Effect of IL-6, IL-12, IL-23, IL-35, IL-37, IL-39 Levels on Disease Diagnosis and Prognosis in Patients with Community-Acquired PneumoniaSpecialist Thesis