Günok, Mihrican Zorlu2026-04-022026-04-0220251305-9971https://hdl.handle.net/123456789/30122https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1366641Forced labour is one of the most deeply rooted phenomena in human history in terms of reflecting the formal structure and content of power relations. Although forced labour, which is subject to intensive labour control, is perceived as a criminal element under today’s conditions, it was frequently practiced in the past by those who held power, capital owners, and states. On the other hand, it should be emphasized that states still possess considerable capacity to generate consent and legitimacy in this regard. In this study, the issue of the Labour Battalions—an institution that had existed in earlier periods of the Ottoman Empire but whose implementation during the First World War was highly controversial—will be examined within the context of forced labour. These battalions, established to serve as a kind of auxiliary service unit supporting the regular army during wartime, were composed largely of disarmed non-Muslim soldiers during the First World War, who were subjected to compulsory work under extremely harsh conditions. Indeed, one of the key points of this study is not the role previously undertaken by the Labour Battalions, but rather the purpose they were intended to serve in the final period of the Ottoman Empire. Although the Labour Battalions remain a highly controversial subject due to their role in the Armenian Deportation, they have not been extensively studied in Turkey, despite their remarkable significance. The disappointment caused by the defeat in the Balkan Wars, combined with the perception of the rising nationalist movements of the period as a threat, led the Ottoman Empire to employ the Labour Battalions for a purpose different from that of earlier periods — as a form of ethnic control. It should be added that this form of control included not only Armenians but also Greeks, Jews, and other non-Muslim groups. In one sense, the practice can be seen as a reflection of the nation-building project. On the other hand, this does not mean that Muslim Turks were completely absent from these battalions. Although their numbers were generally smaller than those of non-Muslims, Muslim Turks were also present in many units. However, given that a large portion of the Ottoman male population of military age was already engaged in compulsory military service, it can be reasonably inferred that the Muslim Turks serving in the Labour Battalions during the First World War were, on average, older than the non- Muslim population subjected to forced labour in these battalions. The purpose of this study is twofold: to address the gap in the existing literature on the subject and to provide a theoretical foundation for a historical phenomenon from a social policy perspective. Another aim is to introduce a topic that has generally been examined by historians into the realm of social policy discussions. The reason for framing the issue within the context of forced labour and placing special emphasis on the working conditions of the Labour Battalions lies precisely in this objective. Ultimately, the conditions under which the Labour Battalions emerged, their activities, and their modes of operation also reveal significant insights into the characteristics of despotic labour regimes. Therefore, this study seeks to discuss the Labour Battalions through an interdisciplinary approach as far as possible.Zorunlu çalışma, güç ve iktidar ilişkilerinin biçimsel yapısını ve içeriğini yansıtması açısından insanlık tarihinin en köklü olgularından birisidir. Her ne kadar günümüz koşullarında bir suç unsuru gibi algılansa da geçmişte iktidara malik olanlar, sermaye sahipleri ve devletler tarafından sıklıkla uygulanmıştır. Diğer yandan, devletlerin bu konuda rıza üretme ve meşruiyet sağlama noktasında elinin hâlâ çok güçlü olduğu da vurgulanmalıdır. Bu çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu’nun daha önceki dönemlerinde de hayata geçirilen ancak Birinci Dünya Savaşı’ndaki uygulanma biçimi hayli tartışmalı olan Amele Taburları konusu zorunlu çalışma bağlamında ele alınacaktır. Savaş durumunda, bir tür geri hizmet birliği rolü üstlenerek düzenli orduya destek olmaları amacıyla kurulan bu taburlar, özellikle Birinci Dünya Savaşı’nda büyük ölçüde silahsızlandırılmış gayrimüslim askerlerden oluşturulmuş ve bu asker işçiler oldukça zorlu koşullarda zorunlu hizmete tabi tutulmuşlardır. Nitekim, bu çalışma açısından önem taşıyan noktalardan biri Amele Taburları’nın geçmiş dönemlerde üstlendiği rol değil, Osmanlı’nın son döneminde ne türden bir amaca hizmet etmek üzere kurulmuş olduğudur. Ermeni Tehcirindeki rolü nedeniyle oldukça tartışmalı bir konu olan Amele Taburları, Türkiye’de üzerine çok fazla çalışılmamış olmasına rağmen oldukça dikkat çekici bir konudur. Balkan Savaşları’nda alınan yenilginin yarattığı hayâl kırıklığı ve aynı dönemde hız kazanan milliyetçilik akımlarının bir tehdit olarak algılanması Osmanlı Devleti’nin Amele Taburları’nı önceki dönemlerden farklı bir amaçla, bir tür etnik denetim aracı olarak kullanmasına neden olmuştur. Mevzu bahis denetime sadece Ermenilerin değil Rumların, Yahudilerin ve diğer gayrimüslim unsurların da dâhil edildiğini ilave etmek gerekir. Uygulama bir yönüyle uluslaşma projesinin bir yansımasıdır. Diğer yandan, bu durum Müslüman Türk unsurların bu taburlarda hiç bulunmadığı anlamına da gelmemektedir. Taburların büyük kısmında, sayısal olarak gayrimüslimlerin altında olsa da Müslüman Türkler de bulunmuştur. Ancak askerlik çağındaki Osmanlı nüfusunun büyük bir bölümü zorunlu askerlik hizmetinde olduğundan Birinci Dünya Savaşı döneminde Amele Taburları’nda bulunan Müslüman Türklerin taburlarda zorunlu çalışmaya tabi tutulan gayrimüslim nüfus kadar genç olmadığı sonucuna kolaylıkla varılabilir. Bu çalışmayla amaçlanan hem literatürde konuyla ilgili eksikliği gidermek hem de tarihsel bir olguya sosyal politika perspektifi üzerinden teorik bir temel kazandırmaktır. Genellikle tarihçilerin üzerine çalıştığı bir konuyu sosyal politika literatüründe tartışma konusu yapmak da diğer bir amaçtır. Konunun zorunlu çalışma ekseninde tartışılması ve Amele Taburları’nın çalışma koşullarının özel olarak vurgulanması da bu yüzdendir. Sonuç olarak, Amele Taburları’nın varoluş koşulları, faaliyetleri ve çalışma biçimleri despotik emek rejimlerinin nitelikleri hakkında da bir şeyler söylemektedir. Bu nedenle, çalışmada Amele Taburları’nın mümkün olduğunca disiplinler arası bir yaklaşımla tartışılması amaçlanmıştır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessTarihSosyolojiGayrimüslim Osmanlı Askerlerine Yönelik bir Zorunlu Çalışma Biçimi olarak Birinci Dünya Savaşı’nda “Amele Taburları”The ‘Labor Battalions’ in the First World War as a Form of Forced Labor Imposed on Non-Muslim Ottoman SoldiersArticle