YYÜ GCRIS Basic Database
YYÜ GCRIS Basic Database, which is a part of Van Yüzüncü Yıl University (YYÜ) Research Ecosystem, is an Institutional repository at international standards that allows searching and discovering all research outputs.

Recent Submitted Publications
Muhammed b. İshâk es-Serrâc (Ö. 313/925) ve Müsned adlı eseri
(2025) Tutgun, Mehmet Fatih; Kalaç, Rıdvan
Hadis ilminin altın çağı olarak kabul edilen hicrî üçüncü asır, önemli şahsiyetler ve şöhret kazanmış eserlerle temayüz etmektedir. Bu dönemde ilmî kişiliğiyle öne çıkan müelliflerden biri de Ebü'l-Abbâs Muhammed b. İshâk es-Serrâc'tır (ö. 313/925). Bu çalışmada Ebü'l-Abbâs es-Serrâc'ın hayatı, ilmî kişiliği ve Müsned adlı eseri konu edilmiştir. Horasan muhaddisi olarak anılan ancak hakkında yeterli düzeyde akademik çalışma yapılmamış bir müellif olan Serrâc'ın Müsned adlı eserini hadis ilmi açısından inceleyerek hem eserin ilmî değerinin hem de Serrâc'ın hadisçiliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde müsned kavramı ve hadis tarihinde müsnedler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Serrâc'ın ilmî şahsiyeti ve eserleri incelenmiş; onun hadis ilminin yanı sıra tarih alanında da öne çıkan bir âlim olduğu, ayrıca sikalığı, fazileti ve ilmî derinliği konusunda âlimlerin görüş birliği içinde olduğu tespit edilmiştir. İkinci bölümde Müsned, hem biçim hem de muhteva açısından incelenmiştir. Eser, fıkıh bâblarına göre başlıklandırılan, ale'r-ricâl sistemi içerisinde ale'l-ebvâb tarzıyla te'lif edilmiştir. Eserin büyük bir çoğunluğunun sahih ve merfu rivâyetlerden oluştuğu, rivâyetlerin ise sema yoluyla ve âli isnadlarla rivâyet edildiği tespit edilmiştir.
Van İlinde Koyunlarda Sarcocystis Türlerinin Morfolojik ve Moleküler Olarak Tanımlanması
(2024) Yiğit, Meryem; Değer, Mustafa Serdar
Yiğit M, Van İlinde Koyunlarda Sarcocystis Türlerinin Morfolojik ve Moleküler Olarak Tanımlanması, Y.Y.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Parazitoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Van, 2024. Çoğu Sarcocystis türünün zorunlu iki konaklı yaşam döngüsü vardır; karnivorlar son konakçı, ruminantlar ise ara konakçıdır. Koyunlarda tanımlanmış yalnızca dört onaylanmış tür bulunmaktadır. Bunlar, kedigiller tarafından aktarılan patojenik olmayan makroskopik S. gigantea ve S. medusiformis ile köpekgiller tarafından aktarılan patojenik mikroskobik S. tenella ve S. arieticanis'tir. Yapılan bu çalışmayla koyunlarda bulunan Sarcosystis türlerinin teşhisini sağlamak için PCR-RFLP yöntemi ile parazit türlerinin genomik yapılarının ortaya çıkarılması ve özellikle 18S rDNA genini kullanılarak tür teşhisinin yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışma kapsamında Van ililnde kesimi yapılan 100 koyunun özefagusları materyal olarak kullanılmış, moleküler analizlerinin gerçekleştirilmesinde ise PCR analizleriyle birleştirilmiş pepsin sindirim yöntemi kullanılmıştır. Sonuçta, yapılan bu çalışmada PCR analizleriyle birleştirilmiş pepsin sindirim yönteminin diğer PCR metotlarına göre daha duyarlı olduğu, S. gigantea'nın unik ribozomal RNA gen dizilerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, genomik DNA'lar ekstraksiyon kit kullanılarak elde edildi, agaroz jelde 975 bp'lik DNA ürünü veren ribozomal RNA geninin polimeraz zincir reaksiyon (PCR)'la amplifikasyonu sağlandı. PCR amplifikasyonu ve MspI and MboII restriksiyon enzimleri kullanılarak RFLP tekniği ile ribozomal RNA gen bölgesi belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışma Van'da, S. gigantea izolatlarının tanımlandığı ilk moleküler çalışma niteliğindedir.
Gentamisinin Sıçanlarda Renin-Anjiyotensin-Aldosteronsistemine Etkisi ve Tarantula Cubensis Alkolik Ekstraktının Koruyucu Rolünün Belirlenmesi
(2025) Akpolat, Fatma; Yücel, Ufuk Mercan
Bu çalışmanın amacı gentamisinin normal tedavi dozunda ve süresinde kullanıldığında renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi üzerindeki etkilerini belirlemek ve Tarantula cubensis örümceğinin alkolik ekstraktının bu etkilere karşı koruyucu rolünü tespit etmekti. Gentamisin gram-pozitif bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılmakla birlikte genellikle gram negatif bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisi için hızlı bakterisidal etkileri ve kimyasal stabilitelerinden dolayı klinik uygulamalarda öncelikli ilaç olarak tercih edilen bir antibiyotiktir. Gentamisinin yüksek dozda verilmesi nefrotoksiktir ve akut renal yetmezliğinin %10-20'sinden sorumludur. Homeopatik bir ilaç olarak Tarantula Cubensis örümceğinin alkolik ekstraktı, veteriner sahada ruhsatlandırılmış ve birçok hayvan türünde yangısal tırnak hastalıkları (panarisyum, ayak çürüğü), septik durumlar, flegmonlar, irinli lezyon ve pürülan nekroze olan olgular, ülserler, deri yangısı, çıban ve patolojik olarak değişen nekrotik ve proliferatif dokularda resolitif, antiflojistik, demarkasyon ve rejenarasyon etki oluşturan bir ilaçtır. Bu çalışmada, 32 sıçan 4 gruba ayrılmıştır. Kontrol grubuna 0.5 ml izotonik NaCl periton içi 7 gün, gentamisin grubuna periton içi yolla 5 mg/kg gentamisin ilk günde günde iki kez diğer günler günde bir kez olmak üzere 7 gün, Tarantula Cubensis alkolik ekstraktı grubuna 200 µl/kg/gün Tarantula cubensis alkolik ekstraktı deri altı yolla 1. ve 4. günlerde, gentamisin + Tarantula Cubensis alkolik ekstraktı grubuna periton içi yolla 5 mg/kg gentamisin ilk günde günde iki kez diğer günler günde bir kez olmak üzere 7 gün, 200 µl/kg/gün Tarantula Cubensis alkolik ekstraktı deri altı yolla 1. ve 4. günlerde uygulanmıştır. Sıçanlardan alınan serum örneklerinde ve böbrek dokularında renin, ANG I, ANG II, ACE, ATR1 ve aldosteron düzeylerinin ölçümleri ELISA ticari test kitleri kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre sıçanlara normal sağaltım dozunda gentamisin uygulaması böbrek dokusu ve kanda renin, ANGII, ACE ve ATR1 seviyelerinde istatistiksel olarak değişikliğe neden olmazken böbrek dokusunda aldosteron düzeyini önemli ölçüde düşürmüş, kanda ise aldosteron düzeyinin yükselmesine neden olmuştur. Ayrıca, ANGI düzeyinin kandaki düzeyini arttırmıştır. TCAE uygulaması ise incelenen tüm parametrelerde gentamisine ait bulguların kontrole yakın düzeye ulaşmasını sağlamıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada normal sağaltım dozunda kullanılan gentamisinin renin-anjiyotensin- aldosteron sisteminde özellikle aldosteron ve ANGI seviyelerini değiştirdiği, ancak bu etkilerinin TCAE uygulamasıyla kısmen önlenebildiği, dolayısıyla TCAE'nın gentamisin kaynaklı böbrek toksisitesinde koruyucu etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu çalışma sonucunda, gentamisinin böbrek üstü bezinden sentezlenen aldosteron üzerinde etki gösterirken, böbreğin justaglomerüler hücrelerinde sentezlenen renin üzerinde etkisi olmadığı, dolayısıyla normal sağaltım dozunda gentamisin uygulamasının böbreğin özellikle adrenal korteksi üzerinde hasara neden olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Gentamisin, Hormon, Tarantula Cubensis.
Depresyon Modeli Uygulanan Farelerde Fluoksetinin Probiyotiklerle Sinerjistik Etkisinin Araştırılması
(2025) Yalçın, Kübra; Alizade, Ares
Depresyon, bireyin duygudurum, bilişsel süreçler ve davranışsal örüntülerini derinden etkileyen, etiyolojisi çok boyutlu olan bir psikiyatrik bozukluktur. Antidepresan tedavilere karşı gelişen kısmi veya tam yanıtsızlık, alternatif yaklaşımların araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, fluoksetin ve probiyotiklerin depresyon benzeri davranışlar üzerindeki tekil ve kombine etkilerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmada, sistemik kortikosteroid (5 mg/kg) uygulanarak depresyon benzeri davranışlar oluşturulmuş fare modeli kullanıldı. Seçilen probiyotik suşları günlük oral yolla verildi; fluoksetin ise standart dozda uygulandı. Tedavi etkilerinin değerlendirilmesi için Zorunlu Yüzme Testi, Kuyruktan Asma Testi ve Sukroz Tercih Testi kullanıldı. Davranışsal bulgular, serumda ELISA yöntemiyle ölçülen serotonin düzeyleri ve inflamatuar belirteçler (IL-6, TNF-α) ile desteklendi. Tedavi süreçleri sonunda probiyotik uygulamasının, tek başına fluoksetine kıyasla bazı davranışsal parametrelerde ek iyileşme sağladığı; kombine uygulamanın ise çaresizlik davranışı, anhedoni ve stres yanıtı üzerinde daha belirgin bir toparlanma oluşturduğu saptandı. Biyokimyasal analizlerde, özellikle kombine tedavi grubunda serotonin düzeylerinin arttığı ve inflamatuar belirteçlerin azaldığı belirlendi. Çalışmanın tüm gruplarında davranışsal ve fizyolojik değişikliklerin uyumlu olduğu gözlendi. Bu çalışma, probiyotiklerin depresyon tedavisinde tamamlayıcı bir seçenek olarak potansiyel taşıdığını göstermektedir. Fluoksetin ile probiyotiklerin kombine kullanımının daha güçlü terapötik etki oluşturabileceği yönünde kanıtlar elde edildi. Bulgular, mikrobiyota temelli yaklaşımların mevcut farmakolojik protokolleri destekleyebileceğini göstermekte ve gelecekteki klinik araştırmalara temel teşkil etmektedir.
Halloysite ve Grafen Katkılı Cam Fiber Takviyeli Epoksi Matrisli Kompozit Malzemelerin Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi
(2025) Ünlü, Adnan; Kösedağ, Ertan
Bu tez çalışmasında katkısız, halloysite katkılı ve grafen katkılı cam fiber takviyeli epoksi matrisli kompozit ultrasonik karıştırıcı (katkı malzemesinin daha homojen karışımı sağlamak için) ve vakum infüzyon yöntemi kullanılarak üretilmiştir. Üretilen kompozitlerin mekanik özellikleri incelenmiştir. Çalışmamda ilk önce epoksi ve cam elyaf karışımı ile oluşan dolgusuz kompozit, daha sonra epoksiye ağırlıkça %0,5, %1 ve %1,5 oranlarında halloysite eklenerek 3 adet plaka dolgulu kompozit levha ve son olarak da epoksiye ağırlıkça %0,5, %1 ve %1,5 oranlarında grafen eklenerek 3 adet plaka dolgulu kompozit ultrasonik karıştırıcı ve vakum infüzyon yöntemi kullanılarak toplam 7 plaka üretilmiştir. Plakalara çekme, basma ve eğilme testleri uygulamak için numuneler ASTM standartlara göre kesilerek hazırlanmıştır. Hazırlanan numunelere göre fiber yönünde (0⁰) ve fibere dik (90⁰) yönünde testler uygulanmış ve çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir. 0° yönünde yapılan çekme deneyinde katkı malzemeleri çekme mukavemetini artırmış ve % uzama değerini düşürmüş ve malzeme daha sert hale gelmiştir. Basma testinde dayanımı %1 grafen nanopartikülü içeren kompozit en fazla yükseltmiştir. Bu yönde halloysite ve grafen malzemeyi esnek hale getirmiştir. Eğilme testinde katkı malzemeler dayanımını düşürmüş ve grafen katkısı ise esnekliğini artırmıştır. Liflere dik yönde çekme testinde grafen dayanımı düşürürken %1,5 halloysite katkısı yapıyı güçlendirmiştir. Katkı maddeleri malzemeyi sertleştirmiştir. Basma testinde hem halloysite hem grafen katkısı dayanımını artırmıştır. %0,5 oranında grafen katkılı malzeme deformasyonu artırırmıştır.

