1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Özkan, Mazlum"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 2 of 2
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    A Rare Condition in Repeat Varicocele; Nutcracker Syndrome
    (2025) Aslan, Rahmi; Taken, Kerem; Keleş, Muhammed Fatih; Özkan, Mazlum
    ABS TRACTThis case report describes a rare occurrence of Nutcracker syndrome (NCS) in a 21-year-old male with recurrent varicocele. NCS is caused by compression of the left renal vein (LRV) between the aorta and the superior mesenteric artery, leading to venous h ypertension and a variety of symptoms, including testicular pain, hematuria, and pelvic congestion. The patient initially presented with left testicular pain and grade 3 varicocele, which persisted after varicocelectomy. Further diagnostic imaging with contrast-enhanced computed tomography reve aled com- pression of the LRV, confirming NCS. Management of NCS depends on symptom severity, with conservative treatment preferred for mild cases and surgery considered for severe cases. In this instance, the patient was referred for further follow-up with cardiovascular surgery. NCS is a rare but significant cause of recurrent varicocele and should be considered in patients with unresolved or recurring symptoms aftervaricocele surgery.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Specialist Thesis
    Üriner Ultrasonografide Mesanede Kitle Saptanan Hastaların Multiparametrik Mesane MR ve Transüretral Mesane Rezeksiyon Patoloji Sonuçlarının Karşılaştırılması
    (2025) Özkan, Mazlum; Eryılmaz, Recep
    Çalışmamızda başvuran ve kliniğimize görüntülemelerinde mesanede kitle saptanan hastaların multiparametrik mesane MRI çekilerek VI-RADS sonuçlarının belirlenmesini, bu sonuçların hastaya yapılan sistoskopi ultrasonografik ve rezeksiyon materyallerinin patolojik inceleme sonuçlarıyla karşılaştırılmasını ve bu sayede VI-RADS sonuçlarının klinik evrelemeyle ilişkisini ortaya koyup literatüre katkıda bulunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2020-Ağustos 2024 tarihleri arasında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Üroloji Kliniği'ne hematüri, dizüri, pollaküri vb. şikâyetlerle başvuran, yaşları 25 ile 80 arasında değişen, üriner ultrasonografi(USG) görüntülemelerinde mesanede kitle saptanan, USG'de kitle saptandıktan sonra multiparametrik mesane MR görüntülemesi ve transüretral mesane rezeksiyonu veya sistoskopi sonucu patolojik örneklemesi yapılan ve çalışmaya dâhil edilme kriterlerini karşılayan 50 hasta çalışmaya dâhil edilerek veriler retrospektif olarak toplandı. Patoloji sonucuna göre elde edilen verilerin American Joint Committe on Cancer 2017 TNM sınıflamasına göre T evrelemesi yapıldı ve bu sonuçlar MR sonuçlarıyla korele edildi. Bulgular: Çalışmamıza 41'i erkek ve 9'u kadın olmak üzere toplam 50 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların yaş aralığı 25 ile 80 arasında değişmekle beraber ortalama kadın yaşı 61,67 ve ortalama erkek yaşı 62,63 iken genel yaş ortalaması 62,46 olarak izlendi. Multiparametrik MRG sonucu VIRADS5 (medyan yaşı 66,5) olan 10, VIRADS4 (medyan yaşı 68,33) olan 6, VIRADS3 (medyan yaşı 42,50) olan 2, VIRADS2 (medyan yaşı 59,20) olan 10, VIRADS1 (medyan yaşı 57,75) olan 8 ve VIRADS0 (medyan yaşı 64,93) olan 14 hasta mevcuttu. Yaş arttıkça VIRADS kategorisinde daha yüksek değerler çıkmakla beraber istatiksel olarak anlamlı bulunmadı (p>0,05). Tüm hastalar içerisinde patoloji sonucu invaziv (T2 ve üzeri) gelen hasta sayısı 15 (11 erkek, 4 kadın), non-invaziv gelen hasta sayısı 21 (20 erkek, 1 kadın) ve temiz gelen hasta sayısı 14 (10 erkek, 4 kadın) olarak izlendi. Sonucu invaziv gelen hastaların %73,3'ü erkek ve %26,7'si kadın hastalardı. Erkek hastaların patoloji sonuçları %26,8'i invaziv, %48,8'i non-invaziv ve %24,4'ü temiz olarak saptandı. Kadın hastalarda ise bu vi sonuçlar %44,4 invaziv, %11,1 non-invaziv ve %44,4 temiz olarak izlendi. İnvaziv patoloji sonucuna sahip erkek hasta sayısı kadın hasta sayısından fazla ve invazivlik oranı ise kadın hastalarda daha yüksek bulunmakla beraber istatiksel olarak bu sonuçlar anlamlı bulunmadı (p=0,084). Yaşa göre patoloji sonucuçlarına bakıldığında ise 25-40 yaş arası 2 non-invaziv sonuç, 41-60 yaş arası 3 invaziv, 11 non-invaziv, 4 temiz sonuç ve 61-80 yaş arası 12 invaziv, 8 non-invaziv, 10 temiz sonuç bulundu. Yaş arttıkça invaziv patoloji sonucuna sahip hasta sayısı artış göstermekle beraber bu durum istatiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,072). Yaşa göre cinsiyet durumuna baktığımızda 25-40 yaş arası 1 erkek ve 1 kadın hasta, 41-60 yaş arası 15 erkek ve 3 kadın hasta, 61-80 yaş arası 25 erkek ve 5 kadın hasta mevcuttu. Yaş arttıkça her iki cinsiyette hasta sayısı artmakla beraber genel olarak erkek hastalar kadın hastalardan daha fazla sayıda izlendi ve istatiksel olarak anlamlı sonuç bulunamadı (p=0,485). VIRADS sonuçları ile cinsiyet ilişkisine baktığımızda VIRADS5 grubunda 7 erkek ve 3 kadın hasta, VIRADS4 grubunda 5 erkek ve 1 kadın hasta, VIRADS3 grubunda 1 erkek ve 1 kadın hasta, VIRADS2 grubunda 10 erkek hasta, VIRADS1 grubunda 8 erkek hasta, VIRADS0 grubunda 10 erkek ve 4 kadın hasta izlendi. VIRADS sonucu ile cinsiyet ilişkisi istatiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,194). Yaşa göre VIRADS durumuna baktığımızda 25-40 yaş arası 1 VIRADS3 ve 1 VIRADS2 sonuç mevcuttu. 41-60 yaş arası 2 VIRADS5, 2 VIRADS4, 1 VIRADS3, 5 VIRADS2, 4 VIRADS1 ve 4 VIRADS0 sonuç mevcuttu. 61-80 yaş arası 8 VIRADS5, 4 VIRADS4, 4 VIRADS2, 4 VIRADS1 ve 10 VIRADS0 sonuç mevcuttu. Yaş arttıkça VIRADS5, VIRADS4 ve VIRADS0 sonuçları artış göstermekle beraber istatiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,06). VIRADS sonucuyla patoloji sonuçlarına baktığımızda VIRADS5 grubunda 10 invaziv sonuç varken sonucu non-invaziv ve ya temiz gelen hasta yoktu. VIRADS4 grubunda 5 invaziv ve 1 non-invaziv sonuç varken sonucu temiz gelen hasta yoktu. VIRADS3 grubunda 2 non-invaziv sonuç varken sonucu invaziv ve ya temiz gelen hasta yoktu. VIRADS2 grubunda 10 non-invaziv sonuç varken sonucu invaziv ve ya temiz gelen hasta yoktu. VIRADS1 grubunda 8 non-invaziv sonuç varken sonucu invaziv ve ya temiz gelen hasta yoktu. VIRADS0 grubunda 14 temiz sonuç varken invaziv ve ya non-invaziv sonuç yoktu. VIRADS5 grubunda %100 invazivlik saptanırken VIRADS4 grubunda %83,3 invazivlik ve %16,7 non-invazivlik saptandı. VIRADS3, VIRADS2 ve vii VIRADS1 gruplarının üçünde de %100 oranında non-invazivlik saptandı. VIRADS0 grubunda ise %100 oranında patoloji sonucunun temiz olduğu görüldü ve bulgular Tablo 9'da detaylı olarak verilmiştir. VIRADS sonuçları ile patoloji sonuçları arasındaki ilişki istatiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,001 ve ki-kare=95,238). Sonuç: Literatürde mesane kanserleri hastalarda VIRADS kriterleri ile patoloji sonucunu karşılaştıran sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışmalarda genel olarak mesane kanserlerinin T evrelemesini belirlemede VIRADS kriterlerinin yerini ve önemini belirlemek amaçlanmıştır. Ultrasonda mesanesinde kitle saptanan hastalarda VIRADS kriterleri ile patoloji sonuçlarının karşılaştırıldığı çalışmamızda; VIRADS4-5 grubunun T2 ve üzeri evre invaziv mesane kanseriyle ilişkili olduğu, VIRADS3-2-1 grubunun T2 altı evre non-invaziv mesane kanseriyle ilişkili olduğu ve VIRADS0 grubunun tümör dışı patoloji sonuçlarıyla uyumlu olduğu görüldü. Bu sonuçlar istatiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.001). Bu bilgiler VIRADS kriterlerinin mesane kanserli hastalarda klinik evrelemenin öngörülmesinde rol alabileceğini göstermektedir. Bu sayede çalışmamızın ileride yapılacak daha kapsamlı çok merkezli çalışmalara temel oluşturabileceğini ve bu çalışmalarla beraber mesane kanseri evrelemesinde daha az invaziv uygulamaların kullanılabileceğini ve klinik evrelemenin daha doğru yapılabileceğini düşünmekteyiz. Bu açıdan literatüre değerli bir katkıda bulunduğumuza inanmaktayız.