Browsing by Author "Alp, Şevket"
Now showing 1 - 20 of 38
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis A Research on Identification Cultivar of Dahlia Cav. Growns in Traditional Van Gardens(2009) Tatar, Mevlüde; Alp, ŞevketGeçmişi Urartular dönemine kadar uzanan Van Bahçelerinde çeşitli kültür merkezlerine ait egzotik süs bitkileri yetişmektedir. Dahlia cav. (Yıldızçiçeği) de Türkiye dışından Van'a getirilerek bahçelerde yetiştirilen egzotik bitkilerdendir. Yapılan araştırmalar sonucunda Eski adı ?amranaltı olan Eminpaşa Mahallesinde, farklı morfolojik özelliklere sahip Dahlia cinsine ait kültür formları tespit edildi. Tespit edilen bu formların grup anahtarına göre; çiçek rengi sarı ve çiçek çapı 10 cm olanlar I grup, çiçek rengi kırmızı ve çiçek çapı 10 cm altında olanlar II grup ve çiçek rengi mor ve çiçek çapı 10 cm altında olanlar da III grup olarak tanımlandı. Van ve çevresinde, yörenin iklim, toprak ve diğer çevresel koşularına uyum sağlamış olan yıldız çiçeklerin formları günümüze kadar gelmiştir. Anahtar kelimeler: Dahlia, Van Bahçeleri, Morfoloji, Fenoloji, TanımlamaArticle Acacia Cyanophylla (Lindley) Tohumlarının Çimlenmesinde Bacillus Zhangzhouensis Bakteri Irkı ve GA3’ün Etkileri(2024) Alp, Şevket; Çığ, Arzu; Bayram, MuzafferKıbrıs akasyası (Acacia cyanophylla Lindley) kurak ve yarı kurak bölgeler için hem estetik hem de fonksiyonel olarak kullanılan önemli türlerden biridir. İklim değişikliği nedeniyle ülkemizde kentsel açık yeşil alanlarda kullanımı artacak türlerdendir. Bu çalışmada, dış mekân süs bitkileri grubunda yer alan bu türün tohumlarının laboratuvar koşullarında, cam petri kaplarında çimlendirilmesinde Bacillus zhangzhouensis (KF3A) bakteri ırkının ve giberellik asitin (GA3) etkileri araştırılmıştır. Son zamanlarda biyolojik gübrelemede ön plana çıkan ve bitki gelişimini teşvik eden bakteriler (PGPB) grubunda yer alan Bacillus zhangzhouensis ırkı azot bağlama, ACC deaminaz özelliği gösterme ve siderofor üretiminde aktif bir bakteri ırkıdır. Giberellik asit ise tohum çimlenmesini teşvik eden bir hormondur. Peyzaj düzenleme çalışmalarında sıkça kullanılan Kıbrıs akasyası tohumlarının çimlendirilmesinde KF3A ve 500 ppm konsantrasyonundaki GA3'in birlikte ve ayrı ayrı kullanıldıklarında çimlenme hızı, oranı ve sürgün sayısı parametrelerine yaptığı etkiler ortaya koyulmuştur. En yüksek çimlenme oranı ve sürgün sayısı değeri sırası ile %83 ve 2,33 adet ile GA3 uygulaması; en yüksek çimlenme hızı ise 27,78 ile kontrol grubu tohumlarından elde edilmiştir.Master Thesis A Approach of New Methodology Desing of the Historical Environments: a Case Study of Van Minua (shamram) Channel(2019) Timür, Zeynep; Alp, ŞevketPeyzaj tasarımının bir tarihi esere yönelik olması beraberinde birçok farklı uygulamayı, farklı bilim alanlarıyla ortaklaşmayı ve spesifik alanlara yönelik bütüncül bir bakış açısını gerektirmektedir. Öyle ki; eserin tarihi değeri, coğrafik değeri, toplumsal değeri ve uygulanacak olan peyzaj programıyla da 'gelecek' değeri aynı anda ve ölçüde değerlendirilmelidir. Tüm bu dinamikler üzerinden hareketle; Minua (Şamram) Kanalı peyzaj programlaması bu çalışmanın öznesi olmaktadır. Urartular Dönemi'nde ve yaklaşık olarak 2.800 yıl önce inşa edilen Minua (Şamram) Kanalı, tarihi anlamda, Van kenti ve coğrafyası için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bu tarihi önem; aynı zamanda kanal aracılığıyla sulama yapılmasına, dolayısıyla da verimlilik bağlamında toplumsal bir değer üretilmesine olanak sağlamıştır. Çalışmada bu değerler sürekli göz önünde bulundurulmuş ve öncelikle kapsamlı bir arkeolojik inceleme gerçekleştirilmiştir. Bu incelemelerde tarihi kanalın güncel durumuna yönelik belgeleme çalışmaları yapılmıştır. Bu incelemeler, yapılması planlanan peyzajın tarihi eserle iyi bir entegrasyon oluşturması için oldukça önemlidir. Belgeleme çalışmaları akabinde, tarihi kanalın restorasyon projeleri incelenmiş; bu kapsamda da eser için kullanılacak malzeme detayları belirlenmiştir. Dolayısıyla tarihi kanalın etrafında gerçekleştirilecek peyzaj uygulamalarının kanalın orijinal malzemeleriyle uyumlu olmasına dikkat edilmiştir. Ardından gerçekleştirilen çalışma, tarihi kanal çevresindeki habitata yönelik olmuştur: Bitki çeşitlilikleri, canlı yaşamı, insanların kanal çevresindeki kültürel atmosferleri. Çalışmanın tamamlayıcı bir adımı olarak da 100 kişi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Böylece tarihi kanalın, o bölgede yaşayan insanlar açısından ne ifade ettiğine yönelik veriler de elde edilmiştir.Article Bazı Gül ve Kuşburnu Türlerinde (Rosa Ssp.) Stoma Özellikleri ve Yoğunluğunun Görüntü Analizi Yöntemi ile Belirlenmesi(2016) Keskin, Nurhan; Çelik, Ferit; Alp, ŞevketStomalar, açılıp kapanma özellikleri ile bitkideki terlemeyi ve gaz değişimini kontrol eden canlı yapılardır. Çoğunlukla yaprakların alt yüzeyinde (hipostomatik) bulunabildikleri gibi bazen üst yüzeyinde (epistomatik) bazen de her iki yüzeyinde (amfistomatik) bulunabilir. Kültür bitkilerinde çeşitlere ve yetişme koşullarına göre bitki-su dengesinin kontrolü açısından stoma sayısı ve yapısının saptanması önemlidir. Bu çalışmada, Van Gölü ekolojisinde yetişen 2 kuşburnu ve 3 gül türünde [Rosa pulverulanta M. Bieb., Rosa canina L., Rosa foetida Herrm., Rosa x damascena Miller ve Rosa x damascena Miller var. semperflorens (Loisel. et Michel) Rowley] stoma özelliklerinin ve birim alandaki stoma yoğunluklarının görüntü analiz yöntemiyle belirlenmesi amaçlanmıştır. İncelenen türlerde stomaların çoğunlukla yaprakların alt yüzeyinde (hipostomatik) olduğu ve ortalama stoma yoğunluğunun 290.21 (R. damascena) ile 130.61 (R. damascena semperflorens) adet mm-2arasında değiştiği belirlenmişitr. Sonuç olarak stoma eni ve boyu küçüldükçe birim alandaki (mm) stoma sayısının artma eğiliminde olduğu gözlenmiştir.Article Biyolojik Zenginliğimizin Önemli Bir Sığınağı Köy Mezarlıkları(2016) Alp, ŞevketBaşta tek tanrılı dinler olmak üzere bütün dinlerde, mezarlıklar ilahi ve manevi yönü bulunan mekânlardır. Mezarlıkların temel işlevi; ölü bedenlerin kamu sağlığını tehlikeye atmadan, toprağa dönüşümünün sağlanmasıdır. Bu nedenle ölülere tahsis edilen mezarlıklar, toplum nezdinde özel dokunulmazlığa sahiptir. Günümüzde Anadolu'da köy mezarlıkları, sahip oldukları işlevin gereği olarak çevrelenmekte; böylece, dış etkenlerden ve hayvanlardan korunmaktadır. Bu korumanın sonuçlarından biri de; Anadolu'nun pek çok yerinde köy mezarlıklarında doğal bitki örtüsün koruduğundan birçok yabani tür için doğal sığınağa dönüşmüş olmasıdır. Arazi çalışmalarında bazı yörelerdeki mezarlıkların; başta geofitler olmak üzere doğada azalan birçok yabani tür için yaşam alanı olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, Anadolu'nun eski köy mezarlıklarının bu özelliğine dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır. Son yıllarda, başta Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Anadolu'da, köylerden kentlere göç hareketi hız kazanmıştır. Boşalan veya nüfusu gittikçe azalan eski köylerde mezarlıklar, hayvanların otlama alanına dönüşerek tahrip olmaktadır. Eski köy mezarlıkları, kaynak rezerv alanları veya ex-situ koruma alanı olarak görülmeli ve bu alanların en iyi nasıl değerlendirilebileceği ve alanlardan nasıl yararlanılabileceği gibi konular ele alınmalıdır. Bu konularda bilimsel araştırmaların yapılması ve bu alanların korunmasına yönelik sonuca dönük kararların alınması hususunda önlemler geliştirilmelidir.Master Thesis Cultural Landscape Analysis of Histori̇cal Places in Ahlat District of Bitlis(2021) Işıkgör, Muhammed Sefa; Alp, ŞevketStratejik konumu, verimli toprakları ve doğal kaynaklarının zengin olması sebebiyle ilk çağlardan bu yana birçok devletin hâkimiyetine girmiş olan Ahlatİlçesi'nin geçirdiği savaş ve büyük depremlere rağmen günümüze ulaştırdığı; Harabe Şehir Mağara Evleri, Eski Ahlat Evleri, Eski Ahlat Kalesi, Osmanlı Sahil Kalesi, Çifte Hamam, Küçük Hamam, Zaviye, Seramik Fırınları, Ulu Cami, Bezirhane, Türbeler, Kümbetler, Madavans Vadisi Kaya Yerleşim Yerleri ile Kaya Kilisesi, Akıtlar ve Tarihî Mezarlıklar geçmişteki ihtişamlı günlerinin göstergesidir. Bu yerleşme ile ilgili farklı meslek disiplinleri tarafından yapılan çalışmalar bulunmaktadır. İnsanlık tarihînde büyük öneme sahip devletlere ev sahipliği yapmış olan şehirde günümüze kadar oluşturulmuş olan tarihî dokunun kültürel peyzaj adı altında; mevcut durum analizi, kültürel miras kriterleri, tarihsel anlamda her dönemde önümüze çıkan kültürel miras değerleri ve kültürel peyzaj ögeleri tanımlanmıştır.Article Cumhuriyetin İlanından Günümüze 100 Yılda Van Kentinde Bulunan Açık Yeşil Alanların (Parkların) Değişim ve Gelişimi(2023) Alp, Şevket; Bayram, Şevin; Gülen, MustafaKentsel açık yeşil alanlar özellikle Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet yıllarından itibaren, kent planlamalarında medeniyetin ve çağdaşlaşmanın bir göstergesi olmuştur. Bu bağlamda kentlerde ilk yaygınlaşmaya başlayan en önemli açık yeşil alanlar olarak parklar göze çarpmaktadır. Erken Cumhuriyet dönemi sonrası; yanlış göç politikaları, hızlı kentleşme ve nüfus yoğunluğunun giderek artmasıyla bu politikaların git gide zayıfladığı görülmüştür. Son yıllarda insanların yaşadıkları kentlerden en büyük beklentisi bir planlama unsuru olarak, yoğun yapılaşmadan uzak, doğa ile iç içe olabilme imkanı sağlayan kentsel açık yeşil alanların varlığıdır. Cumhuriyet’in ilanı ile büyük kentlerde artmaya başlayan betonarme yapılar arasında modern çağın bir ihtiyacı olarak parklar, önce İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde tesis edilmeye başlandı. Daha sonra Anadolu’nun diğer kentlerinde yaygınlaşmaya başladı. Bu kentler arasında bulunan Van kenti de Cumhuriyet’in ilanıyla açık yeşil alan olarak parkların kullanımı ve hizmeti konusunda ilerleme göstermiştir. Kent içinde halkın kullanım ihtiyacına ve kentteki planlama durumlarına göre Erken Cumhuriyet dönemi ile başlayan park yapımı günümüze kadar devam etmiştir. Bu doğrultuda geçmişten günümüze Van kentindeki açık yeşil alanlar ve parkların tarihi araştırılmış ve ilk kurulan parklar incelenerek günümüzdeki durumları hakkında çıkarımlar yapılmıştır. Çalışma sonucunda Erken Cumhuriyet döneminden başlayarak inşa edilen parkların dönemin mimari ve ideolojik ortamından etkilendiği kendine has özelliklerinin olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Current Si̇tuati̇on Analysi̇s of Beykoz Monument Trees(2021) Demir, Murat; Alp, ŞevketDoğal ve kültürel mirasın bir öğesi olan anıt ağaçlar; yaşam sürecinde, temsil ettikleri tür ve bulundukları yetişme ortamının özelliklerine göre, büyüyüp gelişen, zaman içinde farklı yaş ve boyutlara ulaşarak, alışılmışın ötesinde uzun süre yaşayarak, kültürümüzde ve tarihimizde özel yeri bulunan, geçmiş, günümüz ve gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzunlukta doğal ömre sahip ağaçlar 'anıt ağaç' niteliği kazananlardır. Anıt ağaçlar, bilimsel olduğu kadar, manevi özellikleri açısından da değerlidirler. İstanbul ili Beykoz ilçesinde, geçmişten gelen heybetleri ve hikâyeleri ile dikkat çeken anıtlaşmış anıt ağacı bulunmaktadır. Çalışmada belediye tarafından kayıt altına alınan ağaçların mevcut durumu incelendikten sonra bu ağaçların bölgedeki kentlinin belleğindeki yeri belirlenmiştir. Sahip oldukları farklı boyutları ve görkemi ile kişiyi psikolojik olarak etkileyen bu ağaçlar zaman zaman etrafına neden oldukları tehlikelerden dolayı kesilerek tahrip edilmekte veya yanlış kullanım ve bakım nedeniyle kurumaktadırlar.Kent belleğinde yeri belirlenen anıt ağaçların mevcut durumuna yönelik koruma politikaları önerirmiştir. Yaprak ve toprak örneği alınarak eksik makro ve mikro elementler belirlenmiştir. Bu çalışma genetik materyal olduğu kadar kültürel bir materyal olan bölgenin anıtlaşmış ağaçlarına sahip çıkmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak doğa sevgisinin, çevre bilincinin oluşmasına hizmet edecektirMaster Thesis Determination of Phenotyps of Russian Olive (elaeagnus Angustifolia L.) Growing on Van Yüzüncü Yıl University Campus and Evaluation of Its Use in Landscape Architecture(2024) Göral, Muhammed Emir; Alp, ŞevketDoğal ve doğallaşmış bitkiler yerel ekolojik koşullara en iyi uyum sağlayan bitkilerdir. Bu çalışma kapsamında doğallaşmış türlerimizden olan Elaeagnus angustifolia L. bitkisinin üniversite yerleşkesi ve çevresinde belirlenen, fenotipleri çeşit olma potansiyelleri ve peyzajlarda kullanılabilirlikleri açısından değerlendirilmiştir. İlk olarak gözlem yoluyla meyve, yaprak ve gövde özellikleri ile farklı görünümdekiler seçilmiş, geri kalan bitkiler elenmiştir. Bu eleme sonucunda 90 civarı bitkiden 12 tanesinin potansiyel sahibi olduğu görülerek incelemeye alınmış ve her biri bir tip olarak değerlendirilmiştir. Yıl boyunca gözlem altında tutulan tiplerin mevsimsel olarak değişimleri incelenmiştir. İnceleme kapsamında bitkilerin vejetasyona başlama tarihlerinden yaprak dökümlerine kadar olan süre izlenmiştir. Bu süreçte yaprak özellikleri ve meyve özellikleri ölçümlere tabi tutulmuş ve fotoğraflarla kayıt altına alınmıştır. Görsel olarak da değerlendirilen tiplerin yapılan ölçümleri istatistiksel olarak analiz edilmiş ve kümeleme analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda diğerlerine %52.8749-%61.3078 arasında değişen benzerlik oranlarıyla 4 tipin çeşit olma potansiyellerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak E. angustifolia bitkisinin bitkisel tasarımlarda estetik ve fonksiyonel yönden etkili tasarımlarda kullanılabilecek çeşit adayı tipler ortaya konmuştur. Sürdürülebilir ve ekonomik uygulamalar açısından yüksek potansiyele sahip bu tiplerin açık yeşil alanlarda kullanımı için kültüre alınarak kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.Master Thesis Determination of Possible Areas of Usage of the Irises With Risom in Van and Its Neighborhood in Plantation Works of Landscape Architecture(2006) Aşur, Feran; Alp, ŞevketÖZETVAN VE YAKIN ÇEVRESİNDEKİ RİZOMLU İRİSLERİN (Iris spp.) PEYZAJMİMARLIĞI BİTKİLENDİRME ÇALIŞMALARINDA KULLANIMOLANAKLARININ BELİRLENMESİAŞUR, FeranYüksek Lisans Tezi, Bahçe Bitkileri Anabilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Şevket ALPEylül 2006, 46 sayfaVan ve yakın çevresinin doğal bitki örtüsünde bulunan 7 farklı rizomlu iristür ve alt türlerinin fenolojik, morfolojik ve ekolojik özelliklerinin saptanması ve buözelliklerden peyzaj mimarlığında yararlanma olanaklarının ortaya konması amacıylabir inceleme yapılmıştır.İncelemeye alınan türler; çiçeklenme tarihi, çiçekli kalma süresi, tohumolgunlaşma süresi gibi fenolojik özellikler ile bitki boyu, dallanma durumu, çiçeközellikleri ve rengi gibi morfolojik karakter yönünden değerlendirilmiştir.Türlerin ekolojik incelemelerinde ise bulundukları doğal ortamdaki 0-20 cmderinlikten alınan toprak örneklerinde bazı fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır.Ayrıca alındıkları doğal ortamların uzun yıllar meteorolojik verileri incelenmiştir.Periyodik olarak yapılan incelemelerin sonucunda türlerin peyzajplanlamalarında hangi alanlarda kullanılabileceği konusunda bilgiler verilmiştir.Anahtar kelimeler: Ekolojik özellikler, Fenolojik özellikler, Morfolojiközellikler, Rizomlu iris, Peyzaj planlama, Van Bölgesi.Master Thesis The Determination of User Preferences While Redesigning the Cumhuriyet Street of City Van and Proposing the Sample Projects(2019) Aytin, Ömer Faruk; Alp, ŞevketYoğun yapılaşmadan dolayı, kent halkının faydalanabileceği açık yeşil alan miktarının kısıtlı olduğu bir gerçektir. Büyüyen kentlerle birlikte artan nüfus miktarı da bu alanların yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, kentlerde daha yaşanabilir mekanların oluşturulmasında, yol kenarlarının yeşillendirilmesinin katkıları yadsınamaz. Yol kenarlarında yapılan ağaçlandırma çalışmaları, insanlar için hem estetik hem de fonksiyonel yönden oldukça faydalıdır. Bu çalışmada; öncelikle yol kenarlarının ağaçlandırılmasının işlevi ve kent halkına katkıları incelenmektedir. Yol kenarlarının yeşillendirilmesinde kullanılacak bitki türlerinin doğru seçimi ve ağaç dikimlerinin doğru yapılması gerektiği hakkında bilgiler verilmektedir. Bu doğrultuda Van Cumhuriyet Caddesinin mevcut yol kenarı ağaçlandırması incelenmektedir. Kentsel tasarım açısından daha sağlıklı ve nitelikli bir cadde ağaçlandırması için çalışma alanında anket çalışması ve yüz yüze görüşmeler yapıldı. Elde edilen sonuçlar tablolar halinde incelendi ve halkın katılımı ile beraber uzman görüşleri sonucu uygun tasarım kriteri geliştirildi. Anahtar kelimeler: Açık yeşil alanlar, Ana arterler, Cumhuriyet Caddesi, Van, Yol bitkilendirmesi.Master Thesis Determining the Suitability of Warm and Cool Season Turfgrass for Van Climate Conditions(2024) Bayram, Muzaffer; Alp, Şevket; Mutlu, Songül SeverÇimler peyzaj alanlarından atletik sahalara kadar yeşil alanların temel yer örtücü bitkileridir. Sürdürülebilir yeşil alanların oluşturulması için bölgesel iklim koşullarına en uygun çim türlerinin seçilmesi ise bir zorunluluktur. Van ekolojik koşullarında geleneksel olarak serin iklim çim bitkileri kullanılmaktadır. Son yıllarda küresel iklim değişikliği nedeniyle bölgenin iklim yapısında farklılıklar gözlenmektedir. Her yıl artan sıcaklık ortalamaları ve kuraklık tehdidi dikkat çekicidir. Serin iklim çim türlerine göre daha yüksek kuraklık ve sıcaklık toleransına sahip sıcak iklim çim bitkilerinin bölgede kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı Van ekolojik koşullarında 1700 m rakımda bazı sıcak iklim çim bitkilerinin performanslarını belirlemektir. Çalışma Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Bahçe Bitkileri Uygulama sahasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada sıcak iklim çim bitkilerinden hibrit bermuda çimi (Cynodon dactylon x C. transvaalensis) çeşitleri 'Tifway-419' ve 'Survivor', Zoysia çimi (Z. japonica) 'El-toro' ve hibrit zoysia çimleri (Z. matrella x Z. japonica) 'Türkzoy', 'Anazoy', ve 'MJ-100' kullanılmıştır. Bölgede yaygın kullanılan serin iklim çim türleri (Lolium perenne, Festuca arundinaceae ve F. rubra rubra ve Poa pratensis ) ve bu türlerden oluşan karışım ise kontrol amacıyla kullanılmıştır. Alanda toprak hazırlığı, yabancı ot mücadelesi ve sulama sistemi yerleşimi gibi ön hazırlıklar yapıldıktan sonra 04.05.2023 tarihinde çim tohumu ve 23.05.2023 tarihinde fidelerinin ekim/dikimi gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında çeşitlere ait tesis olma hızı, genel çim kalitesi ve rengi, tekstür (doku), çim yoğunluğu, sonbahar/kış dönemi dormansiye girme oranı verileri alınmıştır. Elde dilen sonuçlara göre 'Survivor' bermuda çimi alanda en hızlı tesis olan sıcak iklim çim çeşidi olup onu Tifway izlemiştir. Çalışmada kullanılan sıcak iklim çim türlerinin tamamı dikimden ortalama 6 ay sonra Aralık ayında dormansiye girmeden önce %90 ve üzeri çim örtüsü oluşturmuştur. MJ-100 hariç çalışmada kullanılan tüm sıcak iklim çimleri kabul edilebilir ve üstü çim kalitesini sağlamıştır. Hibrit zoysia Türkzoy ise sonbahar/kış döneminde yeşil rengini ve kalitesini en iyi koruyan sıcak iklim çim çeşidi olarak tespit edilmiştir. Serin iklim çim grubunda ise en iyi performansı çok yıllık çim (Lolium perenne) türü ve türlerin tamamını içeren karışım ile elde edilmiştir. İlk yıl alınan sonuçlar ışığında, hibrit zoysia 'Türkzoy' ve hibrit bermuda çimi 'Survivor'ın Van iklim koşullarında tesis edilecek yeşil alanlarda kullanımı önerilir.Article Doğal Bitkilerin Kültüre Alınması Süreci ve Süs Bitkisi Olarak Kullanılmasıa(2020) Alp, Şevket; Zeybekoğlu, Emrah; Salman, Alı; Özzambak, Mustafa ErcanYükselen yaşam standardı ve artan kentleşme tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iç ve dış mekânda yeni süs bitkilerine olan talebi artırmaktadır. Ancak, günümüzde kentsel ortamlar, mimari yapılar, kamu parkları ve açık yeşil alanlar ile bu alanlarda yetiştirtilen süs bitkileri homojenleşmiş ve küresel kültürün bir parçasına dönüşmüştür. Artan ve değişen pazar talebi süs bitkileri üretimini ve ıslahını yeniden gündeme getirmiştir. Anadolu’nun bitki zenginliği, çok sayıda araştırıcıyı pazar taleplerine uygun yeni tür ve çeşidi süs bitkileri piyasasına kazandırmak için doğal türlerden yararlanma ve ıslahına yöneltmektedir. Bir türün süs bitkisi olarak ele almasında tarihin ilk dönemlerinden beri \"ilk bakışta aşk\" benzetmesi gibi bitkinin; olağan dışı biçimi, çiçeğin özel boyutu veya rengi, kokusu ve kolay çoğaltılması, yetiştirilmesi ve üretilmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Bitkinin yayılımı, büyüme fizyolojisi, hastalık ve zararlılara karşı toleransı, farklı koşullarda büyüme özelliği, nakliyeye dayanımı ve piyasanın kabulü gibi diğer kriterler de devreye girmiştir. Günümüzde estetik kullanımı yanında mimari, mühendislik ve iklim kontrolüne katkıları dikkate alınarak süs bitkileri ıslah edilmektedirler. Doğal bitkilerin süs bitkisi olarak sektöre kazandırılmasında, kültüre alınmasında dört aşama yer almaktadır. Bunlar; tüketici ve piyasa isteklerine göre ticari potansiyeli olabilecek türün belirlenmesi ve teşhisi, uygun çoğaltım protokolünün belirlenmesi, büyüme ve gelişme fizyolojisine etki eden faktörlerin belirlenmesi ve son olarak pazarlama stratejisi ile satış noktalarının belirlemesidir. Bu aşamalara uygun ıslah yöntemleri (seleksiyon- melezleme vb.) ile oluşturulacak kültüre alma süreci, doğal türün ticari başarısı ve tüketiciler tarafından kabul şansı artacaktır. Bu çalışmaların sonunda da Anadolu’nun topraklarından dünyaya yayılacak süs bitkisi çeşitleri ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacağı gibi, tanıtımına da katkı sağlayacaktır.Master Thesis Effects of Iba Hormone Doses and Bacteria on Cuttıng Propagatıon of Some Ornomental Shrubs Wıht Economıc Importance(2010) Kır, Özden; Alp, ŞevketBu çalışma ile dış mekân süs bitkisi olarak önem taşıyan Forsythia x intermedia (Altınçanak) ve Ligustrum vulgare L. (Kurtbağrı) çalılarından ilkbaharda alınan odun çeliklerinin köklenmesinde Indole Bütürik Asit (IBA) hormonunun farklı dozlarıyla Agrobacterium rubi (A-18) ve Serratia liquefaciens (RK-102) bakteri ırklarının etkisi araştırılmıştır.Serratia liquefaciens (RK-102) bakteri ırkı kurtbağrı ve altınçanak da, %86 oranında Agrobacterium rubi (A-18) bakteri ırkında kurtbağrında %100 oranında, altınçanakta, %77 oranında köklenme oluşmuştur. Bu araştırma göstermiştir ki; IBA hormonu ile beraber bakterilerin altınçanak, çeliklerinde kontrole göre, kök yaş ve kuru ağırlığında önemli ölçüde artış sağlanırken diğer türlerde bu artış görülmemiştir. Sonuç olarak Serratia liquefaciens (RK-102) bakteri ırkı ile Agrobacterium rubi (A-18) bakteri ırkına göre ilkbaharda alınan odun çeliklerinin köklenmesinde daha etkin olduğu söylenebilir.Master Thesis Evaluation of Van-Tatvan Roads From Environmental Effects and Landscape Architecture(2018) Argun, Ferit; Alp, ŞevketBu çalışmada, uluslararası öneme sahip olan Van-Tatvan karayolunun ve yakın çevresinin çevresel etkilerinin belirlenmesi, Van-Tatvan karayolunun manzara bileşenleri hakkında kullanıcı tutumlarını saptanması ve Van-Tatvan karayolu ve yakın çevresinin doğal ve kültürel peyzaj yapısına ilişkin analizlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Edremit'te bulunan Van-Kocaeli Dostluk Parkı'ndan başlayıp Tatvan ilçe girişine kadar uzanan 129 km'lik karayolu ve yakın çevresini kapsayan bir alan üzerinde yürütülmüştür. Çalışma alanında kültürel yapı analizi yapılmış, güzergâh üzerinde bulunan araştırma alanındaki tarihi ve sivil yapılar, sulak alanlar, rekreasyon alanları ve tarım alanlarında inceleme yapılarak işlenmiştir. Bunun yanında karayolunun ve yakın çevresindeki alan kullanımlarının çevresel etkilerinin belirlenmesi için uygun matematiksel yöntem geliştirilerek Van-Tatvan karayolu etki alan haritası hazırlanmıştır. Ayrıca çalışma alanının manzara bileşenleri hakkında kullanıcı tutumlarını saptamak için 80 kişiden oluşan bir anket hazırlanmış, anket sonuçları SPSS yazılımı ile istatiksel sorgulamalara tabi tutulmuş, Ki-kare anlamlılık testleri yardımı ile kullanıcıların mevcut durumda sahip oldukları özelliklerin verdikleri cevapları ne derece de etkilediği anlaşılmaya çalışılmıştır.Master Thesis Gevaş (Van) İlçesinde Doğal Olarak Yetişen Sambucus Nigra L.' Nın Peyzaj Mimarlığına Uygun Genotiplerinin Belirlenmesi(2025) Genç, Ahmet; Alp, ŞevketAğaç mürver (Sambucus nigra L.), ılıman iklimlerde geniş bir dağılıma sahip, nemli alanları tercih eden önemli bir bitki türüdür. Türkiye'de, belirgin coğrafi özellikler gösteren bu bitki, yerel ekosistemlerde önemli bir rol oynamaktadır. Yetiştirilmesi kolay olan ağaç mürver, sert iklim koşullarına dayanıklı olup, kırsal alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Tıbbi açıdan, ağaç mürver, geçmişten günümüze bağışıklık sistemini güçlendirici ve çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan bir bitki olarak öne çıkmaktadır. İçerdiği yüksek C vitamini ve antioksidanlar, sağlık açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu özellikleri sayesinde, ağaç mürver, günümüzde gıda takviyesi ve doğal gıda boyası olarak artan bir talep görmektedir. Peyzaj mimarlığında ise, ağaç mürver estetik ve çevresel faydalar sağlamaktadır. Doğal sınırlar oluşturma yeteneği, ekosistem dengelerine katkıda bulunma ve biyoçeşitliliği artırma gibi işlevleri ile dikkat çekmektedir. İklim değişikliği karşısında, yeşil alanların korunmasında önemli bir kaynak olarak değerlendirilebilir. Van Gevaş ilçesinde yapılan morfolojik analizler, ağaç mürverinin potansiyel süs bitkisi olarak kullanılabilecek bireylerini belirlemiştir. Bu incelemeler, bitkinin estetik değerinin yanı sıra, çevresel faydalarını da ortaya koymaktadır. Ayrıca, biyokimyasal analizlerle meyvelerinin gıda takviyesi ve doğal gıda boyası olarak kullanılabilecek çeşit adayları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ağaç mürver, estetik ve ekolojik yararları yanında gıda ve ilaç sektöründe değerli bir potansiyele sahiptir. Bu çalışmanın bulguları, ağaç mürveri yetiştiriciliğinin ekonomik kalkınma ve sürdürülebilirlik açısından önemini vurgulamakta ve peyzaj açısından elverişliliğini ortaya koymaktadır. Ağaç mürverinin, doğal yaşam alanlarının korunmasına ve yerel ekonomilerin desteklenmesine katkı sağlama potansiyeli, gelecekteki araştırmalar ve uygulamalar için önemli bir fırsat sunmaktadırDoctoral Thesis Göllerin Kentsel Termal Konfor Üzerine Etkisi:Van Gölü Örneği(2025) Yuca, Nursevil; Alp, Şevket; Irmak, Mehmet Akifİnsanlar tarih boyunca iklim koşullarını göz önünde bulundurarak yerleşim alanlarını belirlemiş; özellikle büyük su kütlelerinin çevresindeki kıyı bölgeleri, ılıman iklim koşulları, tarım ve hayvancılığa elverişlilikleri ile ekonomik potansiyelleri nedeniyle öncelikli tercihler arasında yer almıştır. Ancak, son yüzyılda hız kazanan kentleşme ve yapılaşma süreçleri, bu bölgelerin doğal işlevlerini yitirmesine neden olarak kentsel ısı adalarının oluşumu ve mikro ölçekte iklim değişiklikleri gibi çeşitli olumsuz etkilere yol açmıştır. Bu çalışmada, büyük bir su kütlesi olan Van Gölü'nün, Van ili özelinde hem bölgesel hem de mikro ölçekte iklim koşulları ve kentsel termal konfor üzerindeki düzenleyici etkileri analiz edilmiştir. Bölgesel ölçekte, göle kıyısı olan ve iç kesimlerde yer alan ilçelere ait uzun yıllara dayalı iklim verilerinin analiz edilmesi ile elde edilen Fizyolojik Eşdeğer Sıcaklık (FES) değerleri temel alınarak zamansal ve mekânsal analiz haritaları oluşturulmuştur. Mikro ölçekte ise, Van Gölü'ne farklı uzaklıklarda ve farklı kentsel dokulara sahip beş lokasyonda, 2024 yılı boyunca 1.5 metre yükseklikten meteorolojik veriler toplanmış; ENVI-met mikroiklim modeli kullanılarak iki lokasyon için yaz ve kış mevsimlerine ait toplam 36 farklı iklim uyumlu tasarım senaryoları gerçekleştirilmiştir. Senaryo sonuçlarına göre; birinci lokasyonda bitki örtüsünün %50 oranında azaltıldığı iklim uyumlu tasarım senaryosu 7'nin, yaz aylarında öğle saatlerinde FES değerini 0.7 °C azaltmış, rüzgâr hızını 0.4 m/s artırmış; kış aylarında ise hava sıcaklığını öğle saatlerinde 0.7 °C yükseltmiş, FES değerini saat 10:00'da ve 12:00'de 1.7 °C artırarak olumlu sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle söz konusu bu senaryo, iklimle uyumlu potansiyel uygulama senaryosu olarak değerlendirilmiştir. İkinci lokasyonda, su yüzeyinin eklendiği Senaryo 5'in; yaz aylarında hava sıcaklığını 1.1 °C azaltırken, kış aylarında sıcaklığı gün içerisinde 2.2 °C ile 8.3 °C arasında artırmış; FES değerlerini 1 °C ile 1.5 °C arasında yükseltmiş, rüzgâr hızında ise %7.2 oranında azalma sağlamıştır. Ayrıca, bitkilendirmenin %75 oranında olduğu iklim uyumlu tasarım senaryosu 7,'nin; yaz aylarında öğle saatlerinde FES değerlerini 0.9 °C ile 1.2 °C arasında düşürerek başarılı sonuçlar vermiştir. Bu iki senaryo da öncelikli iklim uyumlu tasarım senaryoları arasında değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Van Gölü'nün hem bölgesel hem de mikro ölçekte kent iklimi ve termal konfor üzerinde önemli bir iklim düzenleyicisi olarak rolü olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle kıyı bölgelerinde, yazın serinletici, kışın ise ısıtıcı etkiler oluşturarak mikroiklim koşullarını iyileştirdiği tespit edilmiştir. FES analizleri ve ENVI-met simülasyonları, bitki örtüsü yoğunluğu ve su yüzeyi varlığının termal konfor üzerinde belirleyici etmenler olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, sürdürülebilir ve iklime duyarlı ii kentsel açık alan tasarımlarında su ve bitki unsurlarının stratejik biçimde kullanılmasının önemine işaret etmektedir.Master Thesis Hakkari City Square: Evaluation of the Current Situation and Participation of Users(2018) Bulmaz, Mehmet Nezir; Alp, ŞevketKentler, insanların bir arada toplanma ve yaşama arzusu neticesinde ortaya çıkmıştır. Kentleri oluşturan insanlar, kendi yaşam biçimlerine uygun olarak kentsel açık mekânlar oluşturmuşlardır. Zamanla kentlerde oluşan bu açık mekânlar, kentlinin düzenli bir biçimde ortak yaşamının geçtiği kamusal açık mekânlardır. Kamusal açık mekân olarak meydanlar, kültürel etkinliklerin geçtiği ve sosyal ilişkilerin güçlendiği geçmişle gelecek arasında köprü oluşturan, kent kimliğini yansıtan en önemli araçlardır. Kentsel tasarım açısından meydanların kendilerinden istenilen katkıyı sağlayabilmesi için kullanıcıların gereksinimlerini karşılayan nitelikli mekânlar olarak düzenlenmeleri gerekir. Bu sayede insanlar meydanlarda; tarihini, mimarisini, geleneklerini en üst düzeye ulaştırabilecektir. Bu çalışmada; öncellikle kavramsal olarak meydan incelenmiş, ardından meydanların tarihsel süreci ve meydan çeşitleri, işlevleri ve tasarım ilkeleri irdelenmiştir. Bu doğrultuda değerlendirilen Hakkâri kent meydanı, çalışma alanının doğal ve kültürel özellikleri incelenmiştir. Kentsel tasarım açısından daha sağlıklı ve nitelikli bir meydan kurgusu için çalışma alanının, sosyal, kültürel ve işlevsellik bakımından elle alınmıştır. Daha sonra Hakkâri kent meydanının ihtiyaçlarını belirlemek üzere yöre halkıyla yüz yüze görüşmeler yapılmış, görüşmelerden elde edilen sonuçlardan yola çıkarak konu ile ilgili anket çalışması yapılmıştır. Anket sonuçlarına göre halkın beklentilerine uygun bir taslak tasarım geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Hakkâri, Kent, Kentsel Açık Mekân, Kentsel Tasarım, Meydan.Master Thesis Impact of Postmodern Style on Language of Architectural Landscape in Developing Countries Erbil as a Case Study(2021) Alı, Karzan Abdulazeez Alı; Alp, ŞevketBu tez, mimarlığın bakış açısına göre postmodernizmin peyzaj ve binalar üzerindeki etkisine dayanmaktadır. Postmodernizmi ve postmodern üslubun modern yaşam üzerinde nasıl bir etki yaratabileceğini açıklamaya çalışır. Tasarım faktörleri, ilkeleri, peyzaj elemanları ve yapılar da bu makalede ele alınmaktadır. Postmodern manzara, inanılmaz yapı, mizahi ruh hali ve yer şekilleri ile ilişkilendirilebilir Özellikle dört Erbil parkı inceleme veya çalışma altındaydı. Işte bu parklarda temel gözlem, bu parkların postmodern üslubuna uygun olup yada olmadığıdır. Parklar hem çocuklar hem gençler hem de yaşlılar için ruh sağlığı ve beden sağlığı açısından çok önemli bir rol oynamaktadır. Postmodern tasarım öğeleri en iyi grafik, renk, kontrast, su özelliği ve en iyi bahçe detaylarından oluşur. Erbil hükümeti bu dört park için postmodern tarza göre en iyisini nasıl yapabilir. Kamuoyu araştırmasına ve postmodern bir şekilde önerilerde bulunuldu. Postmodern mimari tasarımın altında yer alan peyzaj, özgün ve güzel bir tasarıma sahip olup, tatmin için neredeyse tüm insan ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Erbil'de tarihin geçişi ile bu tür bahçeler ile zamanın değişmesi ve Erbil'in kadim tarihine etkisi ile önem taşımaktadır.Article Kadmiyum Etkisi Altındaki Kıbrıs Akasyası (Acacia Cyanophylla Lindley) Tohumlarının Çimlenmesine Serratia Grimesii Bakteri Irkının Yaptığı Etkiler(2025) Alp, Şevket; Çığ, Arzu; Bayram, MuzafferKıbrıs akasyası (Acacia cyanophylla Lindley) kirli havaya dayanıklılık gösterdiği için özellikle yol ağaçlandırmalarında ve kent içi refüj düzenlemelerinde tercih edilen Leguminosae familyasına ait bir türdür. Kıbrıs akasyası, peyzajda yol ağaçlandırma çalışmalarındaki bu işlevinin yanı sıra sarı çiçekleri ile sağladığı görsel etki ile de dikkat çekmektedir. Bu araştırmada, kadmiyumun Acacia cyanophylla tohumlarının çimlenmesine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Laboratuvar koşullarında ve petri kaplarında yürütülen bu çalışmada kültür ortamları 75, 150, 225 ve 300 ppm konsantrasyonlarındaki kadmiyuma (Cd) maruz bırakılmıştır. Cd bulaştırılan ortamlara ekilen ve ayrıca bu ortamlarda bitki büyümeyi teşvik edici Serratia grimesii bakteri ırkı inoküle edilen tohumların çimlenme oranı, hızı sürgün sayısı parametreleri incelenmiştir. Serratia grimesii bakteri ırkı azot bağlama ve ACC deaminaz aktivitesi gösteren bir bakteri ırkıdır. Bakterinin bu özelliklerinin çalışmasıyla Kıbrıs akasyası tohumlarının artan kadmiyum dozlarında çimlenip büyümeleri bu bitki türünün kirli ortamda yetişip kullanılabilirliği hakkında ön izlenim oluşturacaktır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre çimlenme oranları ve hızları, en düşük ve en yüksek olarak sırasıyla %43,33 (Bakteri) ve %70 (150 ppm Cd) oranlarında tespit edilmiştir. Çimlenme hızı da buna paralel olarak en düşük 14,44 ile bakteri ve en yüksek 23,33 ile 150 ppm Cd uygulamasında belirlenmiştir. Bakterinin 75, 150 ve 225 ppm konsantrasyonundaki Cd ile birlikte uygulandığı kültür ortamlarında sürgün oluşumu gözlenmezken, en yüksek sürgün sayısı 300 ppm Cd uygulamasında elde edilmiştir.
