1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Dündar, Abdulrahim"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 3 of 3
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Diyabetik Hastalarda Tetik Parmakta Uygulanan Perkütan Gevşetme ve Açık Cerrahi Tekniklerinin Uzun Dönem Sonuçları
    (2023) İpek, Deniz; Kaya, Sehmuz; Dündar, Abdulrahim
    Giriş Tetik parmak diyabetik hastalarda daha sık görülür ve diyabetik olmayan hastalara göre ameliyat sonrası daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu çalışmanın amacı, diyabetik hastalarda açık ve perkütan gevşetme tekniklerinin sonuçlarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem Bu retrospektif çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 62 hasta alındı. Bu hastalardan 32'sine açık gevşetme cerrahisi, 30'una ise 18 ölçer iğne ile perkütan gevşetme uygulandı. Hastalar veriler açısından ameliyat öncesi ilk başvuru anında, postoperatif 3. hafta, 6. ay ve 1. yıl olmak üzere retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik veriler, ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 6. ve 12. aylarda Visuel Analog Skala (VAS) skorları, 6. ay ve 1. yıl sonunda nüks oranları, 1 yıl sonunda Quinnell derecelendirme ölçeği ve yara yeri enfeksiyonu, tendon hasarı ve nörovasküler komplikasyonlar retrospektif olarak incelendi. Klinik değerlendirmede VAS skorları ve Quinnell derecelendirme ölçeği kullanıldı. Bulgular Çalışmada 32'si (%51.6) açık grupta ve 30'u (%48.4) perkütan grupta olmak üzere toplam 62 hastanın verileri istatistiksel olarak analiz edildi. Hastaların yaş ortalaması 58.97±7.51 (min-max: 45-72) yıl idi. Tetik parmak ve Quinnell derecelendirme sistemi puanlarının dağılımları gruplar arasında istatistiksel olarak benzerdi (sırasıyla P=0.974, P=0.279). Perkütan grupta 6. ve 12. aylarda tekrarlayan tetikleme oranı anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla P=0.049, P=0.049). Perkütan grupta (1.70±0.75) ortalama işe dönüş süresi açık gruptakilerden (3.88±1.21) anlamlı olarak daha kısaydı (P<0.001). Pre-op, Post-op 6. ve 12. ay VAS skorları gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (sırasıyla P=0.466, P=0.356, P=0.175). Sonuç Bu çalışmada diyabetli hastalarda hem perkütan hem de açık gevşetme teknikleri ile tatmin edici sonuçlar elde edilmesine rağmen, perkütan salınım tekniğinin ayaktan tedavi ortamında kolaylıkla uygulanabilen ve daha az komplikasyonu olan bir yöntem olduğu görülmüştür.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Femur Cisim Kırıkları İçin Talon Distalfix Femoral İntramedüller Çivi ile Tedavi Edilen Hastaların Klinik ve Radyolojik Sonuçları
    (2023) Dündar, Abdulrahim; İpek, Deniz; Kaya, Sehmuz; Zehir, Sinan
    Amaç: Talon distalfix intramedüller çiviler, distal kilitleme vidalarının yerleştirilmesi sırasında yaşanan teknik zorluklara çözüm olarak geliştirilmiştir. Femur şaft kırıklarının tedavisinde geri çekilebilir Talon distalfix çivisinin radyolojik ve klinik sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017-Ocak 2022 tarihleri arasında femur şaft AO tip 32-A, B kırığı olan 28 hasta Talon distalfix çivileri ile tedavi edildi. AO Tip 32-A, B kırıkları çalışmaya dahil edildi. Demografik özellikler, takip süreleri, ASA sınıflaması ve kırık tipleri kaydedildi. Ameliyat süresi, intraoperatif kan kaybı, floroskopi süresi (dakika cinsinden) ve kemik kaynamasına kadar geçen süre kaydedildi. Genel ve teknik (kaynamama, yanlış kaynama, malrotasyon ve kısalık) komplikasyonlar değerlendirildi. Klinik fonksiyonel sonuçlar Diz Yaralanması ve Osteoartrit Sonuç Skoru Fiziksel Fonksiyon Kısa Skoru (KOOS-PS), Kalça Yaralanması ve Osteoartrit Sonuç Puanı Fiziksel Fonksiyon Kısa Skoru (HOOS-PS) ve Thoresen kriterleri kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 28 hasta (11 kadın, 17 erkek) dahil edildi. Ortalama yaş 46,8 yıl, ortalama takip süresi 23,7 ay idi. Ortalama kemik kaynama süresi 22,6 hafta idi. Hiçbir hastada kaynamama gözlenmedi. Ortalama hastanede kalış süresi 3,4 gün, ortalama Body Mass Index 24,2 idi. Ortalama ameliyat süresi 40,3±3,4 dakika, ortalama skopi süresi ise 26,9 saniye idi. Ortalama KOOS-PS skoru ve HOOS-PS skoru sırasıyla 83,4 ve 85,6 idi. Sonuç: Talon distalfix çiviler femur orta şaft AO tip A-B kırıklarında güvenle kullanılabilir. Talon distal fiks çivi uygulaması daha kısa ameliyat süreleri, daha az radyasyona maruz kalma, daha az cerrahi kesi ve daha az kan kaybı gibi avantajlar sağlar. Bununla birlikte kaynama süresinin geleneksel çivilere göre daha uzun olduğu akılda tutulmalıdır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Is a Single Dose of Antibiotic Prophylaxis Sufficient to Prevent Infections in Total Joint Arthroplasty
    (Yuzuncu Yil Universitesi Tip Fakultesi, 2024) Güven, Necip; Dündar, Abdulrahim; Kaya, Sehmuz; Ünal, Yunus Can
    Abstract Introduction: Prosthetic infection is a serious complication that can develop after knee and hip arthroplasty and remains a common reason for revision surgery. Guidelines recommend various measures to prevent infection, howewer some professional associat ions argue that there is insufficient evidence for single-dose antibiotic prophylaxis. Our study compares the outcomes of patients receiving short - and long-term antibiotic prophylaxis in arthroplasty surgery. Materials and Methods: In this retrospective study of 424 patients undergoing knee or hip arthroplasty, two prophylaxis protocols were compared. Group 1 (190 patients, 44.8%) received cefazolin pre- and postoperatively on day 1, while group 2 (234 patients, 55.2%) received extended cefazolin (5 days postoperatively) and oral amoxicillin clavulanic acid (5 days). Early postoperative infection rates wer e evaluated. Results: In this study, 83.4% of 424 patients who underwent total knee and hip arthroplasty were female. Knee and hip operations were performed in 86.8% and 13.2% of the patients, respectively. The mean age did not show a statistically significant difference. There was no significant difference between the groups in terms of periprosthetic infection rates (p=0.828). Posto perative wound complications were seen in 34 (18%) patients in group 1 and 44 (19%) patients in group 2, but this difference was not statistically significant (p=0.704). No significant difference in wound complications and prosthesis infection rates was fo und between group 1 and group 2 patients with risk factors (p>0.05). Conclusion: In primary joint arthroplasty, extended oral antibiotic prophylaxis did not provide additional protection against single -day antibiotic prophylaxis. The results were similar in both risk and non-risk groups. Considering antibiotic resistance, side effects and costs, it is concluded that extended prophylaxis is unnecessary. However, further large -scale studies on this subject are required.