1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Görmez, Gül"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 5 of 5
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Evaluation of the Chemotherapeutic Potential of Medicinal Plant Mespilus germanica Fruit Extract: Cell Death Pathways and DNA Damage Mechanism
    (2024) Yüksek, Veysel; Görmez, Gül
    Bitki ekstarktları antikanser dahil olmak üzere çeşitli biyolojik aktiviteler içeren doğal kompleks bileşiklerin bir karışımıdır. Sentetik ilaçlara göre daha az yan etkiye sahip olmaları, bitki ekstraktlarını kanser tedavisinde önemli bir strateji haline getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, Mespilus germanica (Muşmula) meyve ekstraktın kemoterapötik potansiyelinin araştırılmasıdır. Elde edilen ekstraktın bileşik içeriği HPLC ile tespit edildi. MTT canlılık testi yoluyla proliferatif konsantrasyon (PRO) ve hücrelerin yarısının çoğalmasını inhibe eden konsantrasyon (IC50) belirlendi. PRO ve IC50 konsantrasyonlar 48 saat boyunca A549 akciğer kanser hücresine uygulandı. Çalışma grupları kontrol, PRO ve IC50 olmak üzere 3 grup olarak belirlendi. Elde edilen hücrelerden Trizol reagent-kloroform yöntemi kullanılarak toplam mRNA elde edildi. Toplam mRNA'dan cDNA sentezi yapıldı. Programlanmış hücre ölümü belirteçlerinin mRNA gen ekspresyon seviyeleri RT-qPCR ile tespit edildi. Tüm grup çalışmaları için p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Ekstrakt içeriği analizinde klorojenik asit, elajik asit, kuersetin ve gallik asit polifenolik birleşikler tespit edildi. MTT sonucu IC50 540 μg/ml ve PRO 100 μg/ml olarak tespit edildi. IC50 konsantrasyonunun, ATG5 (otofajik) ve RIPK1 (nekrotik) genlerin ekspresyonunu önemli ölçüde arttırdığı (p<0.05) ortaya konuldu. Ayrıca Kaspaz-8, BAX, Apaf-1, Kaspaz-9, Kaspaz-3 ve Kaspaz-7 proteazlarının yanı sıra, genotoksik hasarla ilişkili genler olan PARP-1 ve P53'ün ekspresyonunun da önemli ölçüde arttığı gözlendi (p<0.05). Sonuç olarak Mespilus germenica A549 kanser hücrelerinin ortadan kaldırılması için istenilen programlanmış hücre ölüm yollaklarını tetiklediği tespit edildi. Mespilus germenica meyvesinin yeterli oranda tüketilmesinin kanser hücre çoğalmasını azaltabileceğini veya tamamen ortadan kaldırabileceği kanaatine varıldı. Elde edilen bu sonuçların kesin olarak ortaya konması için in vivo fazlı deneysel bir uygulamanın yapılması gerekeceği düşünülmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Doctoral Thesis
    In Vitro Regeneration of Hollyhock Plant, Investigation of Phytochemical Content and Antioxidant Capacity at Different Vegetation Periods and Stress Conditions
    (2019) Görmez, Gül; Türker, Musa; Battal, Abdulhamit
    Deve gülü bitkisi (Alcea spp), halk arasında tonsilit, mide ve bağırsak ülseri, pnömoni, üriner sistem enfeksiyonları ve allopesi gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Deve gülü bitkisiyle ilk kez yapılan bu çalışmayla, in vitro rejenerasyonu, farklı vejetasyon dönemlerinde ve stres şartlarında fitokimyasal içeriği ve antioksidan kapasitesi incelenmiştir. Bitkinin tohum dormansisi ve kontaminasyonu engellenerek tohumlar % 86.67 oranında çimlendirilmiştir. Doku kültüründe en iyi kallus oluşumu 14 günlük kotiledonlardan 2mg/l 2,4 D içeren MS elde edilmiştir. Nod ve sürgün ucundan %100 oranında doğrudan rejenerasyon başarılmıştır. En yüksek FCR, FRAP ve ORAC değerleri Temmuz ayına ait infüzyon örneklerinde sırasıyla 16.538±0.019 GA.Eq. mg/gdrog, 225.691 µmol Fe+2/gdrog, 311.86±1.006 µmol TE/gdrog olarak tespit edilmiştir. En yüksek gallik ve klorojenik asit miktarları infüzyonu yapılan Temmuz (meyve) dönemi örneklerinde sırasıyla 0.779 mg/drog, kafeik asit ise Haziran dönemi örneklerinde 1.256 mg/drog. olarak tespit edilmiştir. Haziran ayında makro ve mikro elementler yüksek olarak belirlenmiştir. Ağır metaller ise vejetasyon dönemlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Doku kültüründe 0.5 mg/l NAA+0.5 mg/l BAP uygulanan örneklerin FCR, FRAP, ORAC ve fenolik asit miktarlarının doğal ortamdakine göre yaklaşık iki katına çıktığı tespit edilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Tıbbi Öneme Sahip Hatmiler İçin Etkili Bir Çimlendirme Yöntemi: Tohum Kabuğuna Çentik Atılması
    (2019) Görmez, Gül; Turker, Musa; Battal, Abdulhamit
    Malvaceae familyasının üyelerinden biri olan Alcea cinsi tıbbi öneme sahip bazı türleri içermektedir. Alcea kurdicaAlef. (Deve gülü Hatmi) tonsilite, gastrik ülsere, zatürreye, boşaltım sistemi enfeksiyonlarına ve saç kırana karşıkullanılan tıbbi bir bitkidir. Bu çalışmanın amacı, deve gülü hatmi bitkisi için steril şartlar altında etkili birçimlendirme yönteminin geliştirilmesi ve bu bitkinin doku kültürü çalışmalarında kullanılabilir hale getirilmesidir.Bu amaç için, steril bir ajan olan sodyum hipokloritin üç farklı konsantrasyonu (%5, %7.5 ve %10), 42°C sıcaklıktainkübasyonu ve tohum kabuğunun bistüri ile çentiklenmesi uygulamaları test edilmiştir. %5 ve %7.5 sodyumhipoklorit konsantrasyonlarının sterilizasyon için yeterli olmadığı belirlenirken, %10 sodyum hipokloritkonsantrasyonun ise yeterli olduğu gözlenmiştir. Çimlenme oranları sonuçlarına göre, kabuğu çentiklenentohumlar hızlıca çimlenirken, 42°C de inkübasyonun çimlenmeyi etkilemediği gözlenmiştir. Yedinci günde,kotiledon, kotiledon sapı ve hipokotil dokuları doku kültürü için kullanılabilir duruma gelmiştir. Sekizinci günde,yapraklar oluşmaya başlamıştır. Yaprak, yaprak sapı ve sürgün ucu eksplantları ise otuzuncu günde dokukültüründe kullanılabilecek duruma gelmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma ile tıbbi öneme sahip deve gülü hatmi içinetkili bir çimlendirme yöntemi geliştirilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Toxic Element Exposure and Bioactivity of Herbalist-Sourced Salvia Officinalis: Comprehensive Health Risk Assessment From Eastern Türkiye
    (Springer, 2025) Görmez, Gül
    Salvia officinalis (sage) leaves were gathered from five districts in Van Province, Türkiye (İpekyolu, Erciş, Gevaş, Başkale, and Muradiye), and their antioxidant capacity, phenolic composition, heavy metal contamination, mineral content, and structural properties were investigated in this study. The widespread availability of Salvia officinalis in herbal shops and open markets across Türkiye, combined with its extensive use in traditional medicine, led to its selection. This study aimed to evaluate potential health risks associated with herbalist-sourced samples and to establish a model for assessing the safety of other unregulated medicinal plants sold in comparable environments. Elemental analysis was used to determine protein levels and the contents of C, N, and H. At the same time, a combination of analytical methods including ICP-OES, AAS, DUMAS method, and SEM–EDX was employed to determine levels of hazardous metals (Cr, Mn, Cd, As, Co, Fe, Pb, Zn, Cu) and essential minerals (Ca, Mg, Na, K). Antioxidant capacity was evaluated using DPPH, CUPRAC, and ABTS tests, and HPLC was used to identify the phenolic profiles. Antioxidant activity and phenolic content, especially gallic and vanillic acids, were higher in Sample S1 compared to other samples. Nevertheless, dangerous levels of heavy metals were also present. Sample S1 exhibited substantial carcinogenic (CR > 1 × 10⁻3) and non-carcinogenic (HI > 6) health hazards, according to health risk indicators such as estimated daily intake (EDI), target hazard quotient (THQ), and hazard index (HI). This research demostrates that medicinal plants should undergo routine safety screening, especially those marketed through unregulated sources. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Van Gölü Havzası Bitkilerinin Antikanser Potansiyeli
    (2024) Görmez, Gül
    İnsanlar yüzyıllar boyunca bitkileri çeşitli ihtiyaçlarının yanı sıra hastalıkların tedavisinde de kullanmışlardır. Sentetik ilaçların hastalıkları tedavi ederken vücudun diğer organlarına zarar vermesi nedeniyle son yıllarda bitkisel kaynaklara olan talep giderek artmaktadır. Görülme sıklığı ve ölüm oranı hızla artan bir hastalık olan kanser, günümüzde kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Modern kemoterapinin toksisitesi ve kanser hücrelerinin antikanser ajanlara karşı direnç göstermesi, bilim dünyasını bu sinsi hastalık için yeni tedavi ve korunma yöntemleri aramaya yöneltmiştir. Genellikle önemli yan etkileri olmayan bitkilerin tedavi edici özellikleri, biyolojik olarak aktif organik bileşikler ve yetiştikleri bölgenin jeokimyasal bileşimi ile ilişkilidir. Van Gölü Havzası, iklimi, coğrafi özellikleri ve toprak içeriği sayesinde zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Bu bölge, insanlar tarafından kullanılan ancak henüz araştırılmamış birçok tıbbi bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır ve fitokimyasal yapılarının hala tam olarak anlaşılması gerekmektedir. Her ne kadar insanlar, atalarından gördükleri gibi bu bitkileri yüzyıllardır kullanmış olsalar da, in vivo ve in vitro terapötik etkilerini kanıtlamak için çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu çalışma, Van Gölü Havzası'nda çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığı bildirilen bazı önemli bitkilerin (Eryngium billardieri, Cichorium intybus, Bongardia chrysogonum, Bryonia multiflora, Euphorbia macroclada, Scutellaria orientalis, Plantago major, Primula auriculata) antikanser potansiyellerini, literatürde aynı bitkilerle yapılan in vitro ve in vivo antikanser çalışmalarını analiz ederek sunmaktadır.