YYÜ GCRIS Basic Database
YYÜ GCRIS Basic Database, which is a part of Van Yüzüncü Yıl University (YYÜ) Research Ecosystem, is an Institutional repository at international standards that allows searching and discovering all research outputs.

Recent Submitted Publications
Sulu ve Kuru Tarımda Yetiştirilen Zeytine (Olea Europaea L.) Biyogaz Atığı Uygulamasının Meyve ve Yağ Verimine Etkilerinin Belirlenmesi
(2025) Tuncay, Tuğba; Tüfenkci, Şefik
Araştırmanın amacı, Gemlik Zeytin Çeşidinin sulama yapılan ve yapılmayan ağaçlarına, farklı dönemlerde 2 farklı doz fermantasyon sonucu elde edilen biyogaz atığı gübre uygulanmasının ağaç başına verim ve meyve kalite parametreleri ile yağ kalitesine etkilerini incelemektir. Yapılan çalışmada gübreleme ve sulama uygulamalarının ağaç başına verim ve 100 tane ağırlığı, meyve et ve ağırlığı, meyve et/çekirdek oranı, kuru madde analizi, yağ verimi ve yağ asidi kompozisyonları araştırılmıştır. Söz konusu deneme 2024 yılı vejetasyon döneminde Akdeniz İkliminin görüldüğü, Adana ilinde bir çiftçinin Gemlik çeşidi zeytin bahçesinde (36'80' K, 35'61'D, 516 m) yürütülmüştür. Araştırmanın sonunda tarımsal girdi olan biyogaz atığının katı formunda Adana Yüreğir bölgesinde ekolojik koşullarında sulu ve kuru tarım şartları altında zeytin tarımında diğer organik gübre materyallerinin yanında alternatif bir organik gübre olarak kullanılabileceğinin araştırılması yapılmış ve sonuçta tüm incelenen parametreler açısından sulu tarım koşullarında 14 kg biyogaz atığı gübre uygulanmasının önemli olduğu ve bu kapsamda önerilebilir olarak bulunduğu belirlenmiştir.
Atatürk Dönemi Türk Romanında Ötekileştirme (1923-1938)
(2025) Yıldız, Mehmed Ali; Canatak, Abdulmecit
Bu çalışma, Atatürk dönemi Türk romanında 'ötekileştirme' olgusunu ele almaktadır. 1923-1940 yılları arasında yayınlanan romanlar, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus inşa sürecinde edebiyatın oynadığı rolü gözler önüne sermektedir. Bu dönemde yazılan eserlerde, milliyetçi ve modernleşme odaklı ideolojilerin etkisiyle, toplum içinde 'biz' ve 'onlar' ayrımının oluşturulduğu gözlemlenmektedir. Tezde, romanlarda ötekileştirilen birey ve gruplar; etnik kimlik, dini inanç, kültürel farklılıklar ve siyasal görüşler açısından incelenmiş ve bu ayrımcılığın edebi anlatıdaki yansımaları çözümlemeye tabi tutulmuştur. Bu bağlamda, Halide Edib Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin ve Peyami Safa gibi yazarların eserleri inceleme kapsamına alınmıştır. Elde edilen bulgular, erken Cumhuriyet dönemi romanlarında ötekileştirmenin yalnızca toplumsal ve siyasal bir olgu değil, aynı zamanda metnin kurgusal yapısını belirleyen edebî bir araç olarak da işlev gördüğünü göstermektedir. Çalışmamızı yorumlama üzerine şekillendirdik. Metinleri devir, şahsiyet ve eser bağlamında analiz eden yöntemleri esas aldık. Yorum yapılırken bahsi geçen romanlarla ilgili yazılan kitapları, tezleri ve makaleleri okuyarak ilgili yerlerden alıntılarla destekledik.
Kan Kültürlerinden İzole Edilen Candida'ların Tür Düzeyinde Tanımlanması ve Antifungal Duyarlılıklarının Belirlenmesi
(2025) Akboğa, Rukiye; Bayram, Yasemin; Özkaçmaz, Ayşe
Candida'ların yol açtığı kan dolaşımı enfeksiyonları yüksek morbidite ve mortaliteyle seyretmektedir. Candida'ların tür düzeyinde doğru ve hızlı tanımlanarak antifungal duyarlılıklarının belirlenmesi, tedavinin doğru ve erken yapılmasına olanak sağlamaktadır. Çalışmamızda Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezine başvuran hastalardan alınan kan kültür örneklerinden izole edilen Candida izolatlarının geleneksel yöntemler, otomatize sistemler ve PCR yöntemiyle tür düzeyinde tanımlanması ve standart yöntem olan broth mikrodilüsyon, gradient test ve disk difüzyon yöntemleriyle antifungal direnç profillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi'ne başvuran hastalardan alınan kan kültür örneklerinden izole edilen 63 Candidaizolatı çalışmaya dahil edilmiştir. İzolatların identifikasyonu geleneksel yöntemlerden germ tüp ve CHROMagar Candida(RTA, Türkiye) ile; otomatize sistemlerden BD Phoenix M50 (Becton Dickonson, ABD)ve MALDI-TOF MS (Biomeriux, Fransa) ile ve moleküler yöntemlerden multipleks PCR ile yapılmıştır. Antifungal duyarlılık için Gradiyent Test ve Disk Difüzyon yöntemleri referans yöntem olarak önerilen Broth Mikrodilüsyon Yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Toplam 32 suş, germ tüp testinde pozitiflik vermiş ve C. albicansolarak tanımlanmıştır. Sekiz izolatta yalancı germ tüp pozitifliği bulunmuş ve diğer izolatlar germ tüp negatif olarak tespit edilmiş ve non-albicans Candida olarak belirlenmiştir. CHROMagar Candida besiyerinde yaygın olarak görülen 59 suş tür düzeyinde belirlenirken dört suş tür düzeyinde tanımlanamamış, Candida spp. olarakrapor edilmiştir.Multipleks PCR ile C. albicans olarak saptanan bir suş CHROMagar Candida besiyeri ile C. tropicalis olarak adlandırılmıştır. Türe spesifik primerlerin kullanıldığı multipleks PCR yönteminde 32 suş C. albicans, 11 suş C. parapsilosis, sekiz suş C. tropicalis, yedi suş C. glabrata, üç suş C. kefyr, bir suş C. lusitaniae ve bir suş C. krusei olarak tanımlanmıştır. Phoenix M50 otomatize sistemi 63 suşun 61'ini multipleks PCR'la uyumlu bir şekilde tanımlamış; multipleks PCR yöntemiyle C. tropicalis olarak saptanan bir suş BD Phoenix M50 ile S.cereviseae ve C. albicans olarak tanımlanan bir suş da C. parapsilosis olarak tanımlanmıştır. MALDI-TOF MS otomatize sistemi 63 suşun 60'ını multipleks PCR'la uyumlu bir şekilde tanımlamış; multipleks PCR yöntemiyle C.albicans olarak tespit edilen üç ayrı suşuC.kefyr,C.tropicalis veC. lusitaniaeolarak tanımlamıştır. Antifungal duyarlılık testlerine göre; broth mikrodilüsyon yöntemine göre EUCAST'e göre sınır değerleri belli olan tüm izolatlar amfoterisin B'ye duyarlı bulunmuştur. Bir C.albicans, iki C.parapsilosis ve tüm C. glabrata izolatları flukonazole orta duyarlı; kalan izolatlar duyarlı bulunmuştur. Dirençli bir C. albicans suşu hariç tüm izolatlar vorikonazole duyarlı bulunmuştur. C. albicans izolatlarının 15'inde ve C. parapsilosis izolatlarının altısında mikafungin dirençli, tüm C. glabrata suşları duyarlı bulunmuştur. Disk difüzyon yönteminde Amfoterisin B için bulunan zon çapları 10-20 mm arasında değişmekteydi. Vorikonazol için disk difüzyon ve broth mikrodilüsyon yöntemleri arasındaki uyum C. parapsilosis için %90,9 iken C. albicans ve C. tropicalis için %100 olarak bulunmuştur. Flukonazol için iki yöntem arasındaki uyum C. parapsilosis için %81,8 iken C. albicans için %96,8, C. tropicalis için %100,C. glabrata için %42,8 olarak bulunmuştur. Gradient test amfoterisin B içinbroth mikrodilüsyon yöntemiyle %100 uyumlu bulunmuştur. Flukonazol için iki yöntem arasındaki uyum C. albicans için %56, C. parapsilosis için %36, C. tropicalis için %75 ve C. glabrata için %100 olarak bulunmuştur. Vorikonazol için iki yöntem arasındaki uyum C. albicans için %25, C. parapsilosis için %73, C. tropicalis için %62 olarak bulunmuştur.Gradient test mikafungin için, değerlendirilebilen tüm izolatlarda duyarlı bulunmuştur. Mikafungin için iki yöntem arasındaki uyum C. albicans için %50, C. parapsilosis için %45 ve C. glabrata için %100 olarak bulunmuştur. Geleneksel yöntemler ve otomatize sistemlerle Candida türleri yüksek oranda doğru tanımlanmış; multipleks PCR yöntemiyle karşılaştırıldığında,en yüksek uyumluluk oranı BD Phoenix otomatize sistemiyle elde edilmiştir. Bunu MALDI-TOF MS otomatize sistemi takip etmiştir. Antifungal direncini tespit etmede disk difüzyon yöntemi, broth mikrodilüsyona alternatif bir yöntem olarak belirlenmiştir. Gradient test yöntemi amfoterisin B için güvenli bulunmuştur.
Cihan Aktaş'ın Öykülerinde Gelenek
(2024) Oskay, Berna; Erzen, Mehmet Halil
Çok yönlü bir edebi kişiliğe sahip olan Cihan Aktaş,1980'li yılların ilk yarısından itibaren edebi faaliyetlerine başlamıştır. Roman, hikâye, günlük, araştırma-inceleme türlerinde eser veren Cihan Aktaş: yaptığı çalışmaları tecrübeleriyle harmanlamıştır. Ülkedeki gelişmeleri yakından takip eden Aktaş, ülke gündemini ve gündelik yaşamın akışını eserlerine yansıtmaktadır. Edebiyatımıza yazım çeşitliliğindeki geniş yelpazesiyle katkıda bulunan Cihan Aktaş'ın öykülerinde kurguladığı karakterler genellikte gündelik hayatta karşılaşılabilecek insan tiplemelerinden oluşmaktadır. Bu karakterlerin yaşantıları ve ruh halleri üzerinden pek çok öğreti anlatılmaktadır. Yazar karakterleri üzerinden toplumsal değerler, âdetler ve kültür öğeleri hakkında mesaj vermektedir. Bu anlamda Cihan Aktaş'ın öykü karakterleri, yaşanan dönemin hâkim geleneğinden de izler taşımaktadır. Cihan Aktaş, öykülerinde; sosyal hayat, dini inanış, halk inanışı, giyim-kuşam tarzı, yeme-içme gibi kültür öğelerini gelenekle bağlantılı olarak kaleme almıştır. Problem durumu 'Aktaş'ın öykülerinde gelenek unsurunun ve söz konusu unsurların eserlere ne ölçüde yansıtılabildiği' sorusuyla incelenmekte ve Cihan Aktaş'ın on üç öykü üzerinde çalışılmaktadır. Netice itibariyle bu çalışmada, Cihan Aktaş'ın öykülerinde, geleneğin yansımalarının tespiti ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Sağlık Sektöründe En Çok Görülen İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları: Ağrı İli İncelemesi
(2025) Güler, Erkan; Bilici, Mustafa
Bu çalışma, Ağrı ilindeki sağlık kuruluşlarında meydana gelen çalışma sırasında yaşanan iş kazalarının türlerini, nedenlerini ve sonuçlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, retrospektif bir çalışma deseninde tasarlanmış olup 2020-2024 yılları arasında Ağrı il sağlık müdürlüğüne bağlı tüm birimleri kapsamaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler SGK iş kazası bildirim kayıtları, hastane kayıtları ve Çalışma Bakanlığı istatistikleri üzerinden doküman analizi yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, incelenen dört yıllık dönemde toplam 307 iş kazası rapor edilmiştir. Kazaların %69'unu sağlık personeli, %31'ini ise sürücüler oluşturmaktadır. En sık görülen kaza türleri %91 ile trafik/ulaşım kazaları ve %72.8 ile kesici-delici alet yaralanmalarıdır. Kazaların temel nedenleri arasında uygun olmayan hız (%23.5), kişisel koruyucu donanım kullanılmaması (%11.1) ve yetersiz uyarı levhaları (%8.6) bulunmaktadır. İlginç bir bulgu olarak, kazaların %95.1'inde çalışanlar herhangi bir iş kaybı yaşamadan görevlerine dönmüştür. Çalışma, özellikle acil servislerde ve hasta transport hizmetlerinde alınması gereken önlemlere odaklanmaktadır. Bulgular düzenli güvenlik eğitimlerinin, bireysel koruyucu donanım kullanımının zorunlu hale getirilmesinin ve il sağlık müdürlüğü bünyesinde trafik eğitimi verilmesi kazaları önlemede kritik rol oynayacağını göstermektedir. Bu sonuçlar, benzer özellikteki diğer illerdeki sağlık kurumları için de yol gösterici niteliktedir.

