Browsing by Author "Çenesiz, Gaye Zeynep"
Now showing 1 - 10 of 10
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Self-Perception, Perceived Spouse Behaviors, Attributional Styles and Couple Adjustment in Married Individuals(2019) Yıldırım, İrem; Çenesiz, Gaye ZeynepSon yıllarda, özellikle kadının iş dünyasında aktif olarak yer alması, eğitim, ekonomi ve sosyal alanlardaki değişmeler, aile kavramına yönelik bakış açısını değiştirmiştir. Bu değişimler evlilik ilişkilerini etkilemiş ve bu alanda yapılan çalışmaların sayısını arttırmıştır. Evlilik araştırmalarına özgün bir çalışma olarak eklenerek, evli bireylerin kendilerine, eşlerine ve evliliklerine yönelik farkındalıklarını artıracağı düşünülen bu çalışmanın amacı; evli bireylerin sahip olduğu kendilik algıları, eş değerlendirmeleri, yükleme tarzları ve çift uyumlarını çeşitli değişkenler açısından ele almaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşayan ve en az bir yıldır evli olan 376 kadın ve erkek birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, 'Demografik Bilgi Formu' (DBF), 'Evlilik Uyumu Ölçeği' (EUÖ), 'Sosyal Karşılaştırma Ölçeği' (SKÖ), 'Birtchnell Eş Değerlendirme Ölçeği' (BEDÖ) ve 'İlişkilerde Yükleme Ölçeği' (İYÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Normallik testleri ve uç değerleri belirlemek için Mahalanobis testi yapılmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılıkları analiz edilerek, araştırmanın amacı çerçevesinde; kendilik algısı, eş değerlendirme, yükleme tarzları ve evlilik uyumu arasında ilişkileri tespit edebilmek amacıyla Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Kendilik algısı, eş değerlendirme ve yükleme tarzlarının, evlilik uyumunun yordayıcıları olup olmadığını belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan kadın ve erkeklerin sadece eş değerlendirmeleri arasında cinsiyet açısından farklılaşma olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Evlilik uyumunun en güçlü yordayıcısının ilişkide yükleme tarzları alt boyutu olan sorumluluk olduğu, eş değerlendirmenin kontrolcülük ve kopukluk alt boyutlarının ise evlilik uyumu ile yüksek ilişkili olduğu bulunmuştur. Değişkenler arası ilişkilere bakıldığında, kendilik algısı ve eş değerlendirme alt boyutu olan güvenilebilirliğin evlilik uyumu ile pozitif yönde; eş değerlendirme alt boyutları olan kontrolcülük, kopukluk ve bağımlılığın ve ilişkide yükleme tarzları nedensellik ve sorumluluk alt boyutlarının ise evlilik uyumu ile negatif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Demografik değişken olan evliliği önerme/önermeme/kararsız kalma durumunun ise tüm değişkenler ile pozitif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve araştırmaya yönelik önerilere yer verilmiştir.Master Thesis Investigation of Prospective Teachers' Gender Attitudes in Scope of Hidden Curriculum(2021) Avcı, Nursel; Çenesiz, Gaye ZeynepToplumsal cinsiyet eşitsizliği hem ulusal hem küresel bir sorundur. Cinsiyet temeli bu eşitsizlik bazen açıkça kendini gösterirken bazen de örtük bir biçimde gerçekleşmektedir. Eğitim ortamındaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine aracılık eden mekanizmalardan olması açısından örtük program önemli bir kavramdır. Bu araştırma temel olarak öğretmen adayların örtük program kapsamında kendi öğretmen-öğreten profillerini planlamalarını; örtük program hakkındaki bilgilerini; cinsiyet ve toplumsal cinsiyet hakkındaki bilgilerini; toplumsal cinsiyete ilişkin tutum ve algılarını incelmeyi amaçlayan nitel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 8'i okul öncesi kademesine, 8'i ilkokul kademesine, 8'i ortaokul kademesine, 8'i lise kademesine ders verecek 32 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler Kişisel Bilgiler Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu aracılıyla toplanmıştır. Öğretmen adaylarıyla yapılan görüşmeler ses kaydı cihazıyla kayıt altına alınıp daha sonra deşifresi yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde nitel analiz yöntemi olan 'içerik analizi' kullanılmıştır. Analiz sonucunda öğretmen adayların resmi programın dışında kendilerini konumlayabildikleri ve örtük program kapsamında öğrenmeleri gerçekleştirebilecekleri; buna karşın öğretmen adaylarının çoğunlukla örtük program kavramını tam olarak tanımlayamadıkları, genel anlamda kavrama ilişkin fazla bilgi sahibi olmadıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarının cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramlarını birbirinden ayırt edemediği saptanmıştır. Öğretmen adaylarının geleneksel cinsiyet rollerini benimsedikleri tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının hem cinsiyetçi hem de eşitlikçi tutumları gözlemlenmiştir. Eğitimin dönüştürücü niteliği kullanılarak daha eşitlikçi bir topluma doğru yol almak adına öğretmen adaylarının örtük programın etkisi ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin farkındalıklarının oluşması için eğitim fakültelerindeki programların güncellenmesi gerekmektedir.Article The Mediating Role of Psychological Well-Being in the Relationship Between Motivation To Teach and Life Satisfaction(2024) Kaya, Zöhra; Yağan, Ferdi; Çenesiz, Gaye Zeynep; Karçkay, Arzu TaşdelenEducation is one of the fundamental elements shaping the future of societies, and teachers are key figures in undertaking this important task. However, the impact of psychological factors such as motivation to teach and life satisfaction of preservice teachers on the quality of education is often overlooked. In this context, this research aims to investigate the relationship between motivation to teach and life satisfaction among teacher candidates, as well as to test whether psychological well-being mediates these relationships. Participants were 618 volunteer teacher candidates (336 female, 54.4%). Data collection instruments included the Motivation to Teach Scale, the Satisfaction with Life Scale and the Psychological Well-Being Scale. The mediating relationship was tested using structural equation modeling and bootstrapping procedures. Results indicated significant positive correlations between motivation to teach, psychological well-being, and life satisfaction. Motivation to teach and psychological well-being were identified as significant predictors of life satisfaction. Furthermore, psychological well-being emerged as a partial mediating variable between motivation to teach and life satisfaction. Notably, motivation to teach and psychological well-being accounted for approximately 60% of the variance in life satisfaction. In conclusion, enhancing the psychological well-being of teacher candidates could strengthen the impact of motivation to teach on life satisfaction, supported by the findings.Master Thesis Analysis of Hope and Happiness Levels of High School Students According To the Personal Characteristics and Various Variables(2021) Bayırlı, Kübra; Çenesiz, Gaye Zeynepİnsanın tarih süresince başlıca uğraşı; dünyayı, diğerlerini, kendini anlaması ve mutluluğa ulaşması olmuştur. Yüzlerce yıldır mutluluğa ulaşmaya çalışan insanların; hayatta kalmasına yardım eden psikolojik yapı umuttur. Arayışta olan her bireyin kendine ait kişilik özellikleri bulunmakta; bireyin umut etme ve mutluluk düzeyini etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin umut ve mutluluk düzeylerinin kişilik özelliklerine, çeşitli demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ve mutluluğu hangi değişkenlerin yordadığını incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van Özalp ve Tuşba ilçelerinde, farklı liselerde okuyan 696 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla; Kişisel Bilgi Formu, Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği, Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; İlçe değişkenine göre küçük ve sınır ilçede yaşayan öğrencilerin umut düzeyinin; uyumluluk, sorumluluk ve deneyime açıklılık düzeylerinin merkez ilçede yaşayan öğrencilerden daha yüksek olduğu; kız öğrencilerin olumsuz değerliliklerinin erkek öğrencilerden daha düşük, sorumluluğunun ise daha yüksek olduğu bulunmuştur. Kardeş sayısı arttıkça deneyime açıklık, uyumluluk, sorumluluk, olumsuz değerlilik kişilik özelliklerinin düzeyinin arttığı ve aileleriyle yaşayan öğrencilerin yurtta yaşayan öğrencilerden olumsuz değerliliklerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Lise türlerine göre araştırma değişkenlerinde farklılıklara rastlanmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre umut ölçeği, alt ölçekleri ile mutluluk ölçeği arasında pozitif anlamlı ilişki bulunmuştur. Mutluluk ölçeği, umut ölçeği ve alt ölçekleri ile kişilik ölçeğinin alt boyutları olan olumsuz değerlilik, duygusallık arasında negatif anlamlı ilişki; dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk deneyime açıklık arasında pozitif anlamlı ilişki bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonucunda; deneyime açıklık, duygusallık, sorumluluk kişilik özelliklerinin mutluluğun anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış, önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Investigating the Relationship Between Peer Relations and Competitive Attitudes of 11-14 Years Old Secondary School Students(2019) Polat, Esma; Çenesiz, Gaye ZeynepDaha iyiye ulaşma, daha iyi sonuç elde etme yarışması olarak tanımlanan rekabet, ergenlik çağı çocuğu için beraberinde getirdiği olumlu ve olumsuz etkileriyle oldukça önemlidir. Bu dönemde bir yandan akranlarıyla ilişkilerini şekillendiren ergen, diğer taraftan onlarla rekabete girmektedir. Bu araştırmanın amacı 11-14 yaş arası ergenlerin rekabetçi tutumları ve kurulan akran ilişkilerini incelemektir. Araştırma betimsel bir çalışma olup araştırmanın katılımcıları, Bitlis'in Ahlat ilçesindeki üç ortaokuldan 6., 7. ve 8. sınıf düzeyinde, 203'u (% 48.6) kız, 215'i (% 51.4) erkek olmak üzere toplam 418 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Akbayırlı (1998) tarafından geliştirilen Rekabetçi Tutum Ölçeği, Kaner tarafından (2002) geliştirilen Akran İlişkileri Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin genel olarak normallik varsayımları Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile kontrol edilmiş; grup karşılaştırmaları için verinin normal dağılım gösterdiği durumlarda ikili kategoriden oluşan değişkenler için bağımsız gruplar t-testi, 3 ve üzeri kategoriden oluşan değişkenler için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), verinin normal dağılım göstermediği durumlarda ise değişkenler ikiden fazla kategoriye sahip olduğu için Kruskall-Wallis analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların geliştirdikleri akran ilişkilerinde kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla daha fazla kendilerini açma yönelimi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, erkek çocukların ilişkilerinde kendini açma boyutunun puan ortalamalarının kızlara göre anlamlı düzeyde düşük olduğu bulunmuştur. Genel olarak kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla daha rekabetçi oldukları görülmüştür. Araştırma sonucunda katılımcıların akran ilişkileri alt boyutlarında cinsiyet açısından farklılıklar bulunmuş ancak toplam puanlar arasındaki farkın cinsiyete göre anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların rekabetçi tutum puanlarının öğrencilerin ailelerinin ekonomik gelir düzeyine, aile içindeki kardeş sayısı ve doğum sıralarına, sınıf seviyelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Aynı zamanda katılımcıların akran ilişkileri kendini açma alt boyutu puanlarının öğrencilerin aile içindeki doğum sıralarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılarak konu ile ilgili araştırma ve uygulama alanlarına ilişkin öneriler belirtilmiştir.Master Thesis The Examination of the Relations Between Autotelic Personality Characteristics, Life Goals, Meanings of Life and Flow Tendenciens Among High School Students(2019) Zorbaz, Nurgül Acar; Çenesiz, Gaye ZeynepAkış kuramı; kişinin bir işle uğraşırken yapılan işin zorluk derecesiyle kendisinin işteki beceri algısına dayanmaktadır. İşin zorluk derecesi ve kişinin beceri düzeyi yüksekse akış yaşanmaktadır. ''Ototelik'' Yunanca iki sözcükten ortaya çıkan bir terimdir. Oto; Öz ve Telos; Hedef sözcüklerinin birleşimidir. Ototelik kişilik özelliklerine sahip olanlar o ana ve işe odaklanıp yaşamlarından zevk alır, öz farkındalığa sahiptir, psişik enerjilerini yaşayabilecekleri akış deneyimine odaklayabilme, merak, geribildirimlere odaklayıp eylem için yeni fırsatlar yaratabilirler. Yaşam amaçları varılmak istenen nokta olarak tanımlanmakta, içsel ve dışsal amaçlar olarak ayrılmaktadır. Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin ototelik kişilik özellikleri, yaşam amaçları, hayat anlamları ve akış eğilimleri arasındaki ilişkinin cinsiyet, sosyoekonomik düzey, sınıf düzeyi, okul türü, anne-baba eğitim düzeyi ve yaşamının büyük çoğunluğunu geçirdiği yer değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van Edremit, Erciş ilçelerinde bulunan farklı liselerdeki 9,10,11 ve 12.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 368 kız, 248 erkek olmak üzere toplamda 616 öğrenci katılmıştır. Veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu, Yarar (2015) tarafından geliştirilen Ototelik Kişilik Envanteri, Ullen ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirip uyarlaması Yarar (2015) tarafından yapılan İsveç Akış Eğilimi Ölçeği, Steger ve arkadaşları (2006) tarafından geliştirilen ve Yarar (2015) tarafından uyarlaması yapılan Hayatın Anlamı Ölçeği, İlhan (2009) tarafından geliştirilen Yaşam Amaçları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ototelik kişilik özelliklerinin cinsiyete göre farklılaştığı, kızların işbirliğine erkeklere göre daha açık olduğu, on ikinci sınıf öğrencilerinin hayatlarını anlamlı buldukları, imam hatip lisesi öğrencilerinin ototelik kişilik özelliklerine sahip olduğu, günlük yaşamlarında akış yaşamaya eğilimli grup olduğu ve lise öğrencilerinin boş zamanlarında daha çok akış yaşadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış ve öneriler verilmiştir. Anahtar Kelimeler Akış, ototelik, yaşam amaçları, hayat anlamı, lise öğrencileri.Article Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Sosyal Destek Algıları İle Psikolojik İyi Oluş ve Yaşam Doyumlarının İncelenmesi: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Örneği(2019) Kaya, Zohre; Aynas, Suat; Çenesiz, Gaye ZeynepBu çalışmada, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde (YYÜ) öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal destek algıları ile psikolojik iyi oluş ve yaşam doyumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Van YYÜ’nün farklı bölümlerinde öğrenim gören 14 farklı ülkeden gelen 138 yabancı uyruklu öğrenci katılımcı olarak yer almıştır. Araştırmanın verileri; Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu aracılığıyla toplanmıştır. Analizlerde frekans dağılımı, aritmetik ortalama, bağımsız örneklemeleri için t testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayıları teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal destek algısı, psikolojik iyi oluş ve yaşam doyumu düzeylerinin birbirini olumlu etkilediği; kadınların aileden algıladıkları sosyal desteğin erkeklerden yüksek olduğu saptanmıştır. Türkçe bilme düzeyi açısından bakıldığında, Türkçe’yi iyi düzeyde bildiğini belirten öğrencilerin sosyal destek algısı, psikolojik iyi oluş ve yaşam doyumu puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Türkiye’de 4 yıl ve daha fazla yaşayanların daha az yaşayanlara oranla sosyal destek algılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuçlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gerçek ya da algılanan sosyal bir desteğe sahip olmanın psikolojik iyi oluş ve yaşam doyumunu arttırmada etkili olduğu ayrıca psikolojik iyi olma durumu açısından da koruyucu bir işleve sahip olduğu söylenebilir.Other Investigation of Emotions, Brain Structures Within the Scope of “inside Out” Movie(2018) Çenesiz, Gaye ZeynepInside Out (Docter and del Carmen, 2015) is an animated film about Riley who is trying to adapt to the changing life after moving to a new city with her family and the adventures of her emotions in her brain. The film, primarily focuses on the five basic emotions in Riley's brain. With these five basic emotions (Joy, Sadness, Anger, Disgust and Fear), who are located in the headquarters of Riley’s brain, the film emphasizes the importance of each emotion and their central and unique role in an individual’s life. With the adventures of Joy and Sadness for bringing the core memories to the Headquarters, the viewers have been shown how a human brain functions. Moreover, the movie also focuses both on the problems Riley faces for adapting to her new life without the presence of Joy and Sadness, and also the natural process and changes in her personality as a result of her transition from childhood to adolescence. The present film analysis aims to explore how emotions and brain processes were explained within the context of the movie, Inside Out; and also explain how these concepts are supported by the findings of psychology. This analysis also aims to present a perspective to clinical psychologists for how to use the movie as a tool in the therapy processes.Master Thesis Investigating the Relations Between Psychological Violence in Romantic Relationship, Perceived Social Support and Self-Efficacy(2019) Utkan, Rufeyde; Çenesiz, Gaye ZeynepYakın ilişkide kadına yönelik psikolojik şiddetin etkisinin birikimli olarak ortaya çıkması ve fiziksel şiddet gibi net bir şekilde dışarıdan gözlemlenememesi nedeniyle kadınlara sağlanacak olan desteğin ve yaşadıkları durumla baş edebilmelerinde öz yeterlik inançlarının önemli bir kaynak olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; romantik ilişkide psikolojik şiddetin algılanan sosyal destek ve öz yeterlik inancıyla ilişkisini, bu değişkenlerin çeşitli demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ve fiziksel, cinsel, ekonomik şiddet kontrol altına alınarak algılanan sosyal desteğin ve öz yeterliğin psikolojik şiddeti nasıl yordadığını araştırmaktır. Araştırmanın I. çalışma grubunu, Türkiye'de yaşayan ve ilişkisi olan 396 kadın oluşturmuştur. Araştırmanın II. çalışma grubunu, Türkiye'de yaşayan ve ilişkisi olan 178 kadın oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 'Demografik Bilgi Formu', Cankardaş-Nalbantçılar (2018) tarafından geliştirilen 'Yakın İlişkilerde Psikolojik Şiddet Ölçeği', Eker ve Arkar (1995) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği' ve Yıldırım ve İlhan (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Genel Öz Yeterlik İnanç Ölçeği', Akpınar (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Öz Yeterlik Ölçeği' uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda; yakın ilişkide psikolojik şiddetin, algılanan sosyal destek ve öz yeterlik ile negatif ve anlamlı, algılanan sosyal desteğin, öz yeterlik ile pozitif ve anlamlı bir ilişkisi olduğu bulunmuştur. Yakın ilişkide psikolojik şiddet ile yaş, kadının eğitim düzeyi, partnerin bir işte çalışması, çocuk sahibi olma, ilişki durumu, ilişki süresi, aile tarafından fiziksel ve ekonomik şiddete maruz kalma ve partneri tarafından fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalma değişkenleri anlamlı bulunmuştur. Algılanan sosyal destek ile yaş, kadının eğitim düzeyi, partnerin eğitim düzeyi, partnerin bir işte çalışması, çocuk sahibi olma, ilişki durumu, ilişki süresi, aile tarafından fiziksel ve ekonomik şiddete maruz kalma ve partneri tarafından fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalma değişkenleri anlamlı bulunmuştur. Öz yeterlik ile kadının bir işte çalışması, tanışma şekli, aile tarafından fiziksel ve ekonomik şiddete maruz kalma ve partneri tarafından fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalma değişkenleri anlamlı bulunmuştur. Yakın ilişkide psikolojik şiddetin yordanmasına ilişkin yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda, 'fiziksel, ekonomik, cinsel şiddet' ve 'algılanan sosyal destek' anlamlı yordayıcılar olarak bulunmuşken, 'öz yeterlik' anlamlı yordayıcı olarak bulunmamıştır. Elde edilen bulgular alan yazında tartışılmış, şiddetin önlenmesine ve kadınların rehabilitesine yönelik önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler Şiddet, yakın/romantik ilişkide psikolojik şiddet, algılanan sosyal destek, öz yeterlik, kadın.Article The Predictor Roles of Life-Satisfaction, and Intrinsic-Extrinsic Motivation on The Psychological Well-Being of Pre-Service Teachers(2020) Kaya, Zohre; Çenesiz, Gaye ZeynepThe aim of the present study was to examine whether intrinsic and extrinsic motivations,and life satisfaction levels of pre-service teachers are significant predictors of theirpsychological well-being. The sample of the study was consisted of 230 pre-service teachers.Data were collected via Motivation to Teach Scale, Psychological Well-Being Scale and LifeSatisfaction Scale. Descriptive statistics, Pearsons’s correlations, and multiple regressionanalysis were performed. The results indicated that the intrinsic and extrinsic motivations,and life satisfaction levels were moderate, and psychological well-being levels were high.Psychological well-beings of the subjects were correlated highly with life satisfaction,moderately with intrinsic motivation, and weakly with extrinsic motivation. Moreover,intrinsic motivation and life satisfaction were found to have a predictive effect on thepsychological well-being of the pre-service teachers, but extrinsic motivation was not apredictor. The results revealed psychological well-being, motivation and life satisfaction areimportant variables supporting the success in teaching profession

