Browsing by Author "Öztürk, Şahabettin"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Van-ahlat ve Adilcevaz`daki Tarihi Camilerin Rölöve Proje Çalışmaları(1996) Öztürk, Şahabettin; Uluçam, AbdüsselamDie in dieser Arbeit behandelten Moscheen in Van, Ahlat und Adilcevaz wurden ungefâhr zwischen XII und XIX Jahrhundert gebaut. Sie gehören zu der seldschukischen und osmanischen Zeit. Die wichtigste Feststellung dieser Arbeit ist es, dap man bis heute die Skizze vieler historischen Werken auf ausfuhrliche und ordentliche Weise nicht in die Hand genommen hat. Das ist eine Mangelhaft an der Übertragung der geschichtlichen Technik-und Ansehenform zur Zukunft. Die Restaurationsarbeit mancher Bauten, die in dieser These erwahnt sind, hat sich schon verwirklicht. Aber viele davon sind in Ruinen, nicht brauchbar, und sie müssen unbedingt restauriert zu werden. Kaya Çelebi Moschee in Van, Kadı Mahmut Moschee, İskender Paşa Moschee und Bayındır Moschee in Ahlat; Zal Paşa Moschee und Ulu Moschee in Adilcevaz sind in vorigen Jahren teilweise restauriert Worden. Die alle anderen sind so zerstört, da0 sie ihre eigene Eigenschaften nicht bewahren konnten. Ulu Moschee und Kızıl Moschee in Van sind sehr wichtig fur die seldschukische Architektur hinsichtlich der Minarettenform und des Baumaterials. Die zu dem XV. Jahrhundert gehörende Bayındır Moschee in Ahlat ist im ÜbergangsprozefJ zu der osmanischen Zeit auf unterschiedlichere Weise als die anderen gebaut worden, und sie trâgt nicht die osmanische Bauform sondern die aserbaidschanische. Das Dach der Ulu Moschee in Adilcevaz, die zu dem XV. Jahrhundert gehört, wurde mit dem Gewolbe gedeckt. Das XVI. Jahrhundert ist die Zeit, wo die osmanische Architektur ihren Höhepunkt erreicht in dieser Zeit wurden wie im architektonischen Bereich sowohl in politischen als auch in wirtschaftlichen und kulturellen Bereichen grope Fortschritte gemacht. Die osmanischen Moscheen spiegeln das prachtvolle Reichtum seiner Zeit. Kaya Çelebi Moschee, Köse Hüsrev Paşa Moschee und Süleyman Han Moschee in Van; und Kadı Mahmut Moschee und İskender Paşa Moschee in Ahlat sind viereckig und mit einem Kupel gedeckt. Zal Paşa Moschee in Adilcevaz dagegen ist mit mehreren Kuppeln ausser der osmanischen Bauform dieses Jahrhunderts gedeckt. Horhor Moschee und Abbas Ağa Moschee in Van, die zu den XVIII, und XIX. Jahrhunderten gehören, zeigen unterschiedliche Eigenschaften hinsichtlich des Gewolbes und Baumaterials. Man schâtz, dap die Oberflâche dieser Bauten mit58 ebenem Dach öder Gewolbe gedeckt wurden. Diese feststellung gibt uns einen Anhaltspunkt über die politischen, wirtschaftlichen und kültürelleri Situationen des Osmanen. Manche Aufstellungsplâne dieser Bauten sind bis heute nicht gezeichnet; nur fur die Plane gearbeitet. Mit dieser Arbeit haben wir festgestellt, daP es Unterschiede und Gegensâtze zwischen den Bauten und Planen gibt.Master Thesis The Structural Change of Van İskele Mansions Between 1990-2018 and the Investigation of Disaster Houses(2020) Gümüş, Esmer; Öztürk, ŞahabettinKentler, modern çağlarda insanoğlunun yer edindiği en büyük alanlar halini almaktadır. Bundan dolayıdır ki gün geçtikçe nüfus yoğunluğu artmaktadır. Bunun sonucunda yerleşime açılan alanlar dışında da yapılaşmalar ve direnci zayıf olarak tanımlanan bölgeler doğal bir oluşumla hızla artmaktadır. Çalışma alanı olan Van'nın Tuşba ilçesinde bulunan İskele Mahallesi'nde araştırmalara göre, elde edilen kayıtlarda Van Gölü su seviyesinin taşmasından dolayı bölgede bulunan yapılar ve binlerce m2 lik tarım arazisini hasar görmüştür. Bölgede yaşayan insanlar afetlerden olumsuz etkilenmiştir. Buna rağmen söz konusu alanlarda Van Gölü su seviyesinin taşmasına karşı kesin çözümler alınamamıştır. Dönemin yasal yönetimlerinin desteği ile taşkından etkilenen bölgelerin iyileştirilmesi sağlanmıştır. Van Gölü'nde 1995 yılında meydana gelen büyük taşkından sonra, Bakanlar Kurulu 95/6925 karar sayılı Resmi Gazete'de yayınladığı kararnamede göl çevresinde bulunan riskli alanların 1650-1655 metreleri arasındaki alanı afet bölgesi ilan etmiştir. Bu alanlar içerisine yapılacak tüm yerleşim eylemlerine yasaklama getirilerek mevcut yapılar tahliye edilmiştir. Bu kapsamda 1994-95 yıllarında meydana gelen afetten etkilenen afetzedeler için Tuşba ilçesinin Şemsibey Mahallesine afet konutları yapılmıştır. Konutların yapımı incelenip, afet bölgesinde yapılan uygulamalar dönemin yasal, yerel ve yönetimsel uygulamaları çerçevesinde araştırılıp bölge halkının sosyo-psikolojik durumlarıda araştırmaya dahil edilmiştir. Yapılan uygulamalar mimari ve teknik açıdan ele alınıp değerlendirmeler yapılmıştır.Master Thesis Functioning of Bitlis El-Aman Hanı(2022) Demirhan, Nazdar Deniz; Öztürk, ŞahabettinAnadolu'da tarihi dokusunu kaybetmeyen ender şehirlerinden biri olan Bitlis, coğrafi konumu itibariyle ilk çağlardan günümüze kadar sürekli ilgi görmüştür. Birçok devletin idaresi altında kalan ve son bin yıl içinde İslâm ve kısmen farklı inanış kültürünün hâkim olduğu ilde, çeşitli dönemlere ait çok sayıda mimari eser bulunmaktadır. Bu dönemlere ait zengin tarihi ve kültürel mirası ile eşsiz doğal güzellikleri sebebiyle Bitlis ili büyük bir kültür ve turizm potansiyeline sahiptir. Bunlar; kaleler, anıt mezarlar, kümbetler, camiler, hanlar, hamamlar, medreseler, kiliseler ve köprüler vb. mimari yapılardır. Çalışma alanı olan El-Aman Hanı, Bitlis-Tatvan devlet karayolunun 13.km'sinde, Rahvan Geçidi üzerinde yer almaktadır. Anadolu'nun kapladığı kapalı alan yönünde en büyük hanların biri olan El-Aman Hanı, Tarihi Kervan Yolu, Hac Yolu ve İpek Yolu güzergâhlarının kesişme noktasında bulunmakta, bu stratejik konumundan dolayı yüzyıllar boyunca kervanların güvenliklerini ve ihtiyaçlarını sağlamak konusunda ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur. Günümüze kadar gelen bu tarihi yapı halen aynı görkemini ve değerini korumaktadır. Yapılan iyileştirme ve işlevlendirme çalışmaları ile farklı bakış açılarıyla kullanıma açılması istense de kısa sürede tekrar kapanmış ve ziyaretçiler için bir güvenlik oluşturulmuştur. Ayrıca El Aman Hanı'nın onarımı ilgili kurum tarafından yapıldıktan sonra kullanımına ve işlevlendirilmesine yönelik, günün ve bölgenin koşullarına uygun bir çalışma yapılması önem arz etmektedir. Bu kapsamda yapının tarihi dokusunu ikincil bir duruma getirmeksizin kullanıma yönelik bazı işlevlerin araştırması ve çeşitli kurum ve kuruluşlarca yapılan ve yapılacak olan çalışmalar bu kapsamda incelemesi yapılmıştır. Bu incelemeler ışığında daha sağlıklı ve işlevsel sonuçlar elde etmek kent halkının beleğinde yeniden canlandırılması ve turizme yeniden kazandırılması ayrıca yeni bir kaynak oluşturulması da istenmektedir.Doctoral Thesis The Water Architecture of Van Lake Domain in the Middle Ages and After the Middle Ages(2002) Öztürk, Şahabettin; Uluçam, AbdüsselamMaster Thesis Traditional Erciş civil architecture(2022) Çakır, Ali Basri; Öztürk, ŞahabettinGeleneksel sivil mimari, çevresel etkiler, yapı malzemesi ve yapı tekniği gibi etkenler etkisiyle inĢa edilirken, uzun süreli gözlemlerin sonucunda mimari eserlerde karakteristik özellik kazandırmaktadır. Geleneksel sivil mimarinin karakteristik özelliğini oluĢtururken önemli fonksiyonel çözümlerde oluĢturmaktadır. Geleneksel sivil mimari yapıları küreselleĢmenin etkisiyle, yapılarda birçok olumsuz geliĢmelere sebep vermektedir. Söz konusu bu değiĢimin önüne geçilemediği ve her geçen gün artmaktadır. Ayrıca küreselleĢmenin yanında, göçlerden ve mevcut nüfus artıĢının olması sebebiyle de olumsuz etkilemektedir. Ġklim, doğal afet gibi durumların etkisiyle geleneksel sivil mimari yapıları ciddi tahriplere sebep vermekte hatta yok etmektedir. Van ilin ErciĢ ilçesi hakkında birçok bilimsel araĢtırmalar yapılmasına rağmen geleneksel sivil mimari hakkında çok fazla bilimsel araĢtırmaya rastlanılmamıĢtır. Bu doğrultuda geleneksel ErciĢ sivil mimarisi değerlendirilmeye alınarak, kullanılan yapı malzemesi, yapı elemanın, birbirleriyle birlikte kulanım durumu ele alınarak, sivil mimari özelliği ortaya konulmaya çalıĢılmıĢtır. Bu çalıĢmada, geleneksel ErciĢ sivil mimari dokusu olan, 12 adet sivil mimari örneği üzerinden, inceleme yapılarak, mimari özelliği ve tipoloji durumu araĢtırılmıĢtır.Master Thesis Traditional Muş Housing Architecture(2024) Subaşı, Abdurrahman; Öztürk, ŞahabettinGeleneksel konut mimarisi olarak değerlendirilen yapılar iklim, yapı malzemesi, topoğrafya, inanç ve kültürel değerlerin farklılıklarından dolayı karakteristik özelliklere ve yapım tekniklerine sahiptir. Saf ve tüm haliyle bulunduğu yörenin özelliklerini gösteren bu yapılar modern çağa geçişle birlikte yeni yaşam koşulları ve değişimlerle yerini, mimarisi ve yapım malzemeleri bölgelere göre değişmeyen tek tip modern yapılara bırakmıştır. Özellikle ülkemizde yapılan betonarme yapıların yoğunluğu, bu geleneksel yapıların korunması için gerekli kanunların geç düzenlenmesi ve yapılara olan ilgisizliğimiz, geçmişimizden bize miras olan bu önemli yapıları yok olmakla yüz yüze bırakmıştır. Kültürel benliğimizi yansıtan bu geleneksel konutların tescil çalışmaları yapılmalı ve bununla da kalınmayıp koruma ve onarım çalışmalarından sonra bu yapılar kullanıma açık olmalıdır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat–Van Bölümü'nde yer alan Muş kenti tarih boyunca önemli medeniyetlerin yaşadığı bir yerleşim alanı olmuştur. Kentin geleneksel sivil mimari yapısı topoğrafyaya, iklime, örf ve adetlere göre gelişim göstermiştir. Geleneksel Muş evleri genel olarak ele alındığında yığma yapı tekniğiyle taş ve kerpiç malzemesi kullanılarak iç sofalı; tek, iki ve nadiren üç katlı ve düz toprak damlı bir şekilde bina edilmiştir. Geleneksel Türk konut mimarisi'nde sosyal ve kültürel anlamda düşünüldüğünde önemli bir yeri olan avlu birimi, ev ile sokak arasında geçişi sağlayan mekânlardır ve Muş kentinde avlu birimi 'Havuş' olarak adlandırılır. Geleneksel konutların maalesef tahrip olduğu bir kentimizde Muş kentidir. Muş kentinde yaşanan depremler, 1963 ve sonrasında yaşanan heyelanlar ve özellikle 2013 yılında eski Muş kentinin dokusunu oluşturan bölgede TOKİ kentsel dönüşümü nedeniyle konutların büyük kısmı yıkılmıştır. Bu tez çalışmasıyla Muş kentinde ve ilçelerinde bulunan bazı tescilli ve tescilsiz kültürel tarihi konutların bilimsel metot ve yöntemle tespit çalışmaları yapılmış, çizimleri yapılarak yapı plan tipolojileri, yapım tekniği, cephe, süsleme ve sistem detayları incelenmiştir. Bu çalışmada geleneksel konutların yapım teknikleri, malzeme ve mimari öğeleri değerlendirilmiştir.

