Browsing by Author "Akgün, Funda"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Çivril Doğusu’nda (Denizli) Yüzlek Veren Rupeliyen–erken Şattiyen (Oligosen) Yaşlı Tokça Formasyonu’nun Paleoekolojisi: Sayısal İklimsel Karşılaştırmalar(2010) Akgün, Funda; Akkiraz, Mehmet Serkan; Örçen, SeferBu çalışmada, Çardak–Tokça havzasında yüzlek veren Tokça Formasyonu’nun palinolojik ve foraminifer içeriklerine dayalı paleoiklimsel, paleoortamsal ve paleoekolojik yorumlamalar yapılmıştır. Tokça Formasyonu içerisinde resifal karakterdeki kireçtaşları Üçtepeler resif üyesi olarak bilinir. Tokça Formasyonu resmi olmayacak şekilde, resifin altı, resif ve resifin üstü olmak üzere üç bölüme ayrılabilir. Resifin altındaki istif genellikle çakıltaşı, kumtaşı, çamurtaşı ardalanmasından oluşmaktadır. İçerisinde yer yer bitki kırıntıları ve hematitli düzeyler bulunmaktadır. Resifin üzerindeki istif, genellikle kumtaşı ve çamurtaşı ardalanmasından oluşmaktadır, hiç bir düzeyinde çakıltaşı bulunmamaktadır ve çok sayıda ince kömür damarı içerir. Ayrcıa alt bölümlerinde de işletilen kömür damarı mevcuttur. Palinolojik topluluk, hem resifin altındak, hem de üzerindeki istiflerden elde edilmiştir. Toplulukta, Laevigatosporites haardti, Pityosporites microalatus, Momipites punctatus, Caryapollenites simplex, Tricolpopollenites liblarensis ssp. fallax, Tricolpopollenites retiformis ve Tricolporopollenites cingulum ssp. oviformis formları baskındır. Ayrıca, sığ denizel ortamı simgeleyen dinoflagellatlar da ayırtlanmıştır. Üçtepeler resif üyesinden ise zengin bir foraminifer topluluğu tanımlanmıştır. Lepidocyclina (Eulepidina) dilatata d’Archiac, Miogypsinoides sp. (İlkel formlar), Austrotrillina sp. ve Cycloclypeus sp. formlarına göre, tortulaşma Üst Oligosen’in alt bölümlerinde gerçekleşmiştir. Palinoloijk ve foraminifer verileri birlikte değerlendirildiğinde, Tokça Formasyonu’nun çökelimi denizel etki altında gerçekleşmiştir. Resifal kireçtaşlarının çökelimi süresince deniz düzeyi en yüksek seviyesine ulaşmıştır. İstatiksel paleoiklimsel sonuçlar ise, Tokça Formasyonu’nun çökeliminin subtropikal iklim şartları altında, yoğun yağış aldığını göstermektedir. Rupeliyen–alt Şattiyen Tokça Formasyonu’nundan elde edilen sayısal iklimsel sonuçlar, Avrupa’dan yaşıt havzalarla karşılaştırıldığında, o dönemdeki ısı değerlerinin Anadolu’da daha yüksek ısılara ulaştığını ortaya koymaktadır.Master Thesis Palynostratigraphy and Paleoclimatology of the Deposits in the Yüzüncü Yıl Campus Area(2005) Kamar, Güldem; Akgün, Funda; Örçen, Sefer; Karabıyıkoğlu, Y. MustafaÖZETYÜZÜNCÜ YIL ÜN VERS TES KAMPÜS ALANINDAK ÇÖKELLER NPAL NOSTRAT GRAF S VE PALEOKL MATOLOJ SKAMAR, GüldemYüksek Lisans Tezi, Jeoloji Mühendisliği Anabilim DalıTez Danışmanı: Prof.Dr. Sefer ÖRÇENAğustos 2005, 37 sayfaBu çalışma, Van Gölü'nün doğu kıyısında yer alan Yüzüncü YılÜniversitesi Zeve Kampüsü'nde yapılan Sk-8 sondajından derlenen 30 adet örneğinpalinolojik özelliklerinin incelenmesi ve bu incelemeler sonucunda elde edilenverilerle, Kuvaterner'de gerçekleşen paleoiklimsel ve paleovejetasyoneldeğişimlerin belirlenmesini kapsamaktadır. Tanımlamalar sonucunda ayırtlananpolen ve spor formlar, ağaçsıl-çalılık (AP) ve otsul (NAP) olarak gruplandırılmıştır.Çalışılan sondaj, bitki çeşitliliği ve bolluğu göz önüne alınarak ve Van Gölü'nünbatı güneybatı kesiminde daha önceden yapılan çalışmalarla korele edilerek,derinden yüzeye doğru, 26.50 m ile 23.80 m arası, 23.80 m ile 2.90 m arası ve 2.90m ile 0.40 m arasına karşılık geldiği varsayılan üç döneme ayrılmıştır. Bu dönemleryaşlıdan gence doğru sırasıyla, 1. dönem, 2. dönem ve 3. dönem olarakayırtlanmıştır. Dönemlerin palinolojik özellikleri göz önünde bulundurularak veönceki çalışmalarla korele edilerek, yaş ve paleoiklimsel yaklaşımda bulunulmuştur.Buna göre; 1. dönemin Pleyistosen sonlarına karşılık geldiği ve 23.80m derinliğesahip seviyenin yaklaşık olarak Pleyistosen-Holosen geçişi olduğu düşünülmektedir.Bu düzeyde Chenopodiaceae ve Compositae polenlerinin varlığı bu dönemdekuraklığa işaret etmektedir. 2. dönemin, 1. döneme göre daha nemli bir iklime sahipolduğu ve kendi içinde iklimsel ve bitkisel bazı geçişler içerdiği gözlenmektedir.Nemdeki artışın göstergesi olarak Quercus polen yüzdesindeki artıştanbahsedilebilir. Hem Quercus polenlerinin hem de bitki çeşitliliği ve bolluğununazalması 2. dönemden 3. döneme geçişte nemde bir azalmanın olduğunu ve insanetkisinin yoğunlaştığını göstermektedir. Bu büyük değişikliğe insan etkisininyanısıra doğa olaylarının (yangın, sel, volkanik faaliyetler, vb.) neden olduğu dadüşünülmektedir. 3. dönemin başında gözlenen bu değişim, önceki çalışmalardakiyaş verileri ile korele edildiğinde yaklaşık olarak 3000 yılına karşılık gelmektedir.Tüm bu etkiler sonucunda, günümüzde çalışma alanında sınırlı oranda bitki örtüsükalmıştır.Anahtar kelimeler : Palinoloji, Paleoiklim, Paleovejetasyon, Kuvaterner,Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kampüsüi

