1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Aktas, Mehmet Cıhad"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 7 of 7
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Covıd-19 Pandemi Korkusu ile Hemşirelerin Bakım Verici Rolüne İlişkin Tutumları Arasındaki İlişki
    (2021) Aktas, Mehmet Cıhad; Kaya, Hatice; Kaplan, Ebubekır
    Giriş: Yeni ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklarla ilişkili korku ve endişe, hemşirelerin mesleki sorumlulukları ile kişisel güvenlik algıları arasında çatışmaya neden olabilmekte, bu durum hemşirelerin bakım verici rolünü etkileyebilmektedir. Nitekim hemşirelerin salgınlarda çalışma koşullarının kötüleşmesi, hasta bakım kalitesinin olumsuz yönde etkilenmesine yol açmaktadır. Amaç: Araştırmada hemşirelerin COVID-19 pandemi korku düzeyleri ile bakım verici rolüne ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlandı. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki araştırmanın örneklemini, Ekim 2020 - Mart 2021 tarihleri arasında Van ilinde COVID-19 pandemi hastanesinde aktif çalışan 310 hemşire oluşturdu. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, COVID-19 Korkusu Ölçeği, Hemşirelerin Bakım Verici Rollerine İlişkin Tutum Ölçeği kullanılarak toplandı. Veriler tanımlayıcı, karşılaştırıcı ve ilişki arayıcı istatistikler kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Araştırmada, kadın hemşirelerde COVID-19 Korkusu Ölçeği puan ortalamaları arasında; çocuğu olmayan, lisansüstü eğitim düzeyine sahip ve yalnız yaşayan hemşirelerde Hemşirelerin Bakım Verici Rollerine İlişkin Tutum Ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğu belirlendi (p < 0,05). COVID-19 Korkusu Ölçeği puanları ile Hemşirelerin Bakım Verici Rollerine İlişkin Tutum Ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmadı (p > 0,05). Sonuç: COVID-19 hastalarına bakım veren hemşirelerin pandemiden psikolojik açıdan olumsuz etkilendiği, bakım verici rollerine ilişkin tutumlarının olumlu yönde olduğu saptandı.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    The Examination of The Relationship Between 5- Factor Personality Traits and Social Anxiety Among Individuals With Alcohol and Substance Use Disorders
    (Yuzuncu Yil Universitesi Tip Fakultesi, 2025) Ayhan, Cemile Hurrem; Aktaş, Sakine; Aktas, Mehmet Cıhad; Azad,
    The five-factor personality, which includes the dimensions of neuroticism, extraversion, openness, agreeableness and conscientiousness, serves as a comprehensive framework for understanding how personality influences behavior and emotional regulation. The present study aims to determine the correlation between 5 -factor personality traits and social anxiety in individuals diagnosed with alcohol and substance use disorder in Eastern Turkey, a non -Western, Islamic society, using a descriptive cross-sectional design. This study was conducted with 172 individuals with substance use disorders who were treated at the SBU Van Training and Research Hospital Alcohol and Substance Addiction Treatment Centre between July and September 2023. Participants completed the Big Five Inventory -Short Form and the Liebowitz Social Anxiety Scale. A linear regression model is used to test a predictive effect of the five-factor personality on social anxiety. Most participants were male, of adolescent age and all participants exhib ited social anxiety. There was a weak negative correlation between the five-factor personality traits such as extraversion (r:-.205, p=.007), agreeableness (r: -.162, p=.034), conscientiousness (r: -164, p=.031) and the Liebowitz Social Anxiety Scale anxiety subscale. In addition, there was a weak negative correlation between the the Liebowitz Social Anxiety Scale total score and extraversion (r: -179, p=.019), while there was a weak positive correlation between neuroticism and the Liebowitz Social Anxiety Scale total score (r:.289, p<.001). The multiple regression model revealed that neuroticism was a significant predictor of social anxiety. These results suggest that personality traits, particularly neuroticism, may play an important role in social anxiety in individuals with substance use disorders.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Microaggression Towards Mental Illness and Related Factors
    (2025) Sukut, Özge; Bilgin, Hülya; Tanhan, Fuat; Ayhan, Cemile Hurrem; Aktas, Mehmet Cıhad; Arslan, Kadriye
    Ruhsal hastalığı olan bireylere yönelik mikro saldırılar, bireylerin ruh sağlığını ve iyilik halini olumsuz etkileyen yaygın bir ayrımcılık biçimini temsil eder. Kısa ve sıradan sözlü, davranışsal veya çevresel aşağılamalar olarak tanımlanan bu mikro saldırılar, ruh sağlığı sorunları olan bireyler de dahil olmak üzere marjinal gruplara genellikle aşağılayıcı mesajlar iletir. Bu etkileşimlerin incelikli ancak zarar verici doğası, artan kaygı, depresyon ve sosyal izolasyon gibi derin psikolojik sonuçlara yol açabilir. Bu deneyimleri şekillendiren toplumsal ve kültürel bağlamları anlamak, ruhsal hastalığı olan bireylerin benzersiz ihtiyaçlarını ele alan etkili müdahaleler geliştirmek için esastır. Bu bağlamda tanımlayıcı ve kesitsel bir araştırma deseni olarak planlanan bu çalışma, genel toplumda ruhsal hastalığı olan bireylere yönelik mikro saldırganlık düzeylerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tipteki bu çalışma, çevrimiçi anket yoluyla ulaşılan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 18 yaş üstü 312 bireyle amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Veriler sosyodemografik veri formu, Dini Dünya Görüşü Ölçeği, Etno kültürel Empati Ölçeği, Ruhsal Hastalıklara Yönelik Mikro Saldırganlık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda kadın cinsiyet, yüksek ekonomik durum ve dini inançların ruhsal hastalıklara yönelik mikroagresyonun önemli birer yordayıcısı olduğu bulunmuştur.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Psychosocial Intervention Programs for Family Members of Individuals with Bipolar Disorder: A Systematic Review
    (2025) Ozdemir, Pinar Guzel; Ayhan, Cemile Hurrem; Aktas, Mehmet Cıhad; Aydar, Ramazan
    Bipolar bozukluk, sadece bireyin yaşamını değil, aynı zamanda bütün aileyi karmaşık bir şekilde etkileyen bir dinamik yaratabilmektedir. Araştırmalar, bilişsel davranışçı terapiden psikoeğitim programlarına kadar geniş bir yelpazede müdahale stratejilerini içerir. Bu derlemede, bipolar bozukluk tanısı almış bireylerin aile üyelerine yönelik geliştirilen psikososyal müdahale programlarının sonuçlarının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Pubmed ve Scopus veri tabanları kullanılarak Türkiye ve dünyada konu ile ilgili yapılan ve tam metinlerine ulaşılan çalışmalar gözden geçirilmiş ve sonuçlar, çalışma amaçları dikkate alınarak derlenmiştir. Literatür incelemesi sonucu 14 makale derlemeye dahil edilmişti. 4 çalışmada Aile Odaklı Terapi uygulandığı, 10 çalışmada ise ailelere yönelik psikoeğitim uygulandığı görülmüştür. Uygulanan Psikoeğitim programlarının 6 tanesi ailelere yönelik hastalık bilgisi ve bakım yükü hakkında verilen eğitimlerden oluşmaktadır. Bir çalışmada ise eşinde bipolar bozukluk olan ve istismara uğrayan kişilere problem çözme becerilerini arttırmaya yönelik psikoeğitim verilmişti. Çalışma sonuçlarında uygulanan müdahalelerin ailelerin bakım yükü, hastalık hakkında bilgi düzeyleri, benlik saygısı, yaşam kalitesi, içselleştirilmiş damgalama ve bipolar bozukluk tanılı bireyler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamına alınan çalışmalar bipolar bozukluk tanılı bireylerin ailelerine yönelik aile temelli psikososyal müdahalelerin olumlu etkilerini ortaya koyan olumlu sonuçlar içermektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    The Relation Between Typed Personality Features and Social Anxiety Among Individuals with Alcohol and Substance Use Didorders
    (Yuzuncu Yil Universitesi Tip Fakultesi, 2024) Ayhan, Cemile Hurrem; Aktaş, Sakine; Aktas, Mehmet Cıhad; Tarakcı, Azad Salman Ali
    Abstract Introduction: Type D personality is characterised by the presence of social inhibition (SI) and negative affectivity (NA). Individuals high in social inhibition (SI) often experience feelings of discomfort, anxiety, stress, and lack of confidence. In con trast, individuals high in negative affectivity (NA) tend to experience unpleasant feelings. The aim of the present study was to determine the relations hip between type D personality traits and social anxiety in individuals with alcohol and drug use disord ers. Materials and Methods: A cross-sectional was conducted with 140 individuals who were admitted to the XXX Health Sciences University Training and Research Hospital at the unit of Alcohol and Drug Addiction Treatment and Research Center between Jul y and September in 2023. The Type D personality (DS-14) and Liebowitz Social Anxiety Scale (LSAS) were applied to participants. A linear regression model is used to test the predictive effect of D Type Personality on social anxiety. Results: It was seen that there was a positive and significant relationship between social anxiety and social inhibition among participants. Similarly, a positive and significant relationship was seen between social anxiety and NA. The linear regression model was re vealed that SI was seen significant predictors in social anxiety, but NA was not seen as a predictor in this relation. Conclusion: In conclusion, the relationship between Type D personality features and social anxiety among individuals with substance use disorders is a complex and multifaceted issue influenced by various psychological, emotional, and personality factors.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Şizofreni Tanılı Bireylere Bakım Verenlerin Pandemi Deneyimleri
    (2024) Ayhan, Cemile Hurrem; Aktas, Mehmet Cıhad
    Giriş: Şizofreni tanılı bireylere bakım verenler, Alzheimer, kanser veya felç gibi diğer kronik hastaları olan bireylerin bakım verenlerine kıyasla sıklıkla daha kötü yaşam kalitesine, daha yüksek düzeyde bakım yüküne ve daha yüksek maliyetlere maruz kalır. COVID-19 salgını, şizofreni tanılı bireylere bakım verenlerin karşılaştığı zorlukları daha da kötüleştirerek bakım zorluklarının, bakım yükünün ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerin artmasına yol açmıştır. Pandemi, şizofreni hastalarının sağlık hizmetlerine ve reçeteli tedavilere sürekli erişimini sağlamak için entegre işbirlikçi bakım modellerinin gerekliliğini göstermiştir. Amaç: Bu çalışma, niteliksel bir yaklaşım kullanarak Covid-19 salgını sırasında şizofreni tanılı bireylerin bakımında görev alan aile üyelerinin deneyimlerini belirlemek amacıyla planlandı. Yöntem: Şizofreni tanısı alan bir bireye bakım verenlerden derinlemesine bireysel görüşme ile elde edilen verilerin değerlendirilmesinde nitel tematik analiz yöntemi kullanıldı. Veriler Mayıs ve Haziran 2023 arasında toplandı. Bulgular: Bakım veren aile üyelerinin deneyimleri dört tema altında toplanmış ve bu temalar ayrıca alt kategorilere ayrılmıştır: “Hastadan kaynaklanan zorlayıcı durumlar”, “Kurumsal kaynaklı zorlayıcı durumlar”, “Kolaylaştırıcı durumlar”, “Bakım verenin yaşadığı zorluklar”. Sonuç: Pandemi gibi kısıtlayıcı önlemler gerektiren durumlarda bakım yükü ağır olan bakım verenlerin ruh sağlığının korunması için şizofreni hastalarına yönelik sağlıklı popülasyona göre ek müdahale adımları ve kolaylaştırıcı politikaların geliştirilmesinin önemli olacağı düşünülmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Üniversite Öğrencilerinde Kronotip Depresyon, Anksiyete, Stres, İnternet Bağımlılığı ve Akademik Başarı Arasındaki İlişki
    (2024) Ayhan, Cemile Hurrem; Tanhan, Fuat; Aktas, Mehmet Cıhad; Aktaş, Sakine
    Bu çalışmanın amacı; üniversite öğrencilerinde kronotip, depresyon, stres, anksiyete, internet bağımlılığı ve akademik başarı arasındaki ilişkiyi tanımlayıcı kesitsel araştırma deseni ile değerlendirmektir. Çalışma 645 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirildi. Veriler Bilgi Formu, Depresyon, Anksiyete, Stres-21 Ölçeği (DASÖ21), Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği Kısa Formu (YİBÖ) ve Sabahçıl-Akşamcıl Anketi (SAKCA) kullanılarak toplandı. Veriler ortalama, sayı, yüzdelik ve bağımsız gruplarda t testi ve korelasyon ile analiz edildi. Öğrencilerin depresyon düzeylerinin orta, stres düzeylerinin hafif orta ve anksiyete düzeylerinin hafif orta olduğu belirlendi. Öğrencilerin Young İnternet Bağımlılık Ölçeği toplam puan ortalamalarına göre ortalama internet kullanıcısı oldukları belirlendi. Katılımcıların kronotiplerinin ara tip olarak değerlendirilebilecekleri saptandı. Kadın öğrencilerin stres ve anksiyete puanlarının erkek öğrencilere kıyasla istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). YİBÖ toplam puan ortalaması ile depresyon, stres, anksiyete düzeyleri arasında pozitif yönde, zayıf ve anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,001). Ayrıca YİBÖ toplam puan ortalaması ile Sabahçıl-Akşamcıl anketi puanı arasında zayıf düzeyde negatif yönde bir ilişki saptandı. Yapılan çalışma kronotiplerin öğrencilerin ruh sağlığı ve internet bağımlılığına yatkınlığı ile yakından ilişkili olduğunu ve internet bağımlılığının akademik başarı üzerinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir.