Browsing by Author "Ekinci, Leyla"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Bir Masal Anası: Muhsine Ekinci (Biyografi ve İcra)(2025) Ekinci, Leyla; Eren, MetinBu çalışma, Siirt'in kırsal sözlü kültür ortamında anlatıcılığı biçimlenen Muhsine Ekinci'nin yaşam öyküsü, masal repertuarı ve anlatı pratiğini; kültürel bellek, performans, aile folkloru ve anlatı aktarımı bağlamında çok katmanlı biçimde ele almaktadır. Siirt'in bir köyünde dünyaya gelen Muhsine Ekinci, erken yaşta çalışmaya başlamış ve yoksunluklarla örülü yaşamında güçlü bir anlatı belleği geliştirmiştir. Kadınlar ve çocuklarla birlikte geçirilen uzun kış gecelerinde şekillenen anlatıcılığı, hem toplumsal dayanışmayı pekiştiren hem de kültürel aktarımı sürdüren bir sözlü gelenek olarak ortaya çıkmıştır. Doğaüstü unsurlar, yerel motifler, kadın kahramanlar ve gündelik yaşam öğeleriyle örülü masalları, eğlendirici olduğu kadar öğretici nitelikler de taşır. Masal anlatımı Muhsine Ekinci için yalnızca kültürel bir aktarım değil; aynı zamanda, yaşamın zorluklarına karşı bir hafıza pratiğidir. Performansında öne çıkan mimik, ses tonu ve tekrarlar, dinleyiciyle kurduğu güçlü ilişkiyi görünür kılar. Siirt'ten Mersin'e göç sonrası daralan anlatı çevresine rağmen, geçmişe duyulan özlem ve kültürel direnç anlatılarında yaşamaya devam etmiş; oğulları Necmettin ve Cemal'in destekleyici konumları sayesinde bu anlatılar canlı tutulmuştur. Kızı Leyla'nın çevirmenlik süreciyle yazıya aktarılan masallar, aile içindeki kolektif hafıza üretiminin bir parçası hâline gelmiştir. Muhsine Ekinci'nin anlatıcılığı, bireysel hafıza ile toplumsal bellek arasında bir köprü kurarken, kadınlık deneyimini söz aracılığıyla görünür kılmış ve kuşaklar arası sürekliliği mümkün kılan bir kültürel üretim alanı yaratmıştır. Bir 'masal anası' olarak yalnızca anlatmamış; aynı zamanda aile içi hafızayı biçimlendirmiş, kadınların söz hakkını ve anlatı mekânını var etmiştir. Bu yönüyle anlatıcılığı, bireysel bir ifade değil; kolektif belleğin, kültürel direncin ve sözlü geleneğin yaşayan bir tanıklığı olarak değerlendirilmektedir.

