Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Browse GCRIS
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Elmustafa, Muhammed"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 1 of 1
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Tevhid ve Şirk Açısından Kelâmcılara Göre Tevessül (tawassul, Between Tawheed And Shirk As Seen By Scholars Of Kalam)
    (2020) Elmustafa, Muhammed; Yıldız, Metin
    Bu tezin konusu 'tevessül' gerçeği ile ilgili kelamcı ve akaitçilerlerin görüşleriyle birlikte ibnı Teymiye ve ona bağlı vahabilerin görüşlerini içermektedir. Tevessül denilen şey, Ehli sünnet olan kelamcı ve fukahanın düşündükleri gibi tevhid konusuna dahil olan bir anlayış mı, yoksa İbnı Teymiye ve ona tabi olanların düşündükleri gibi şirk içinde mülahaza edilen bir anlayış mı? İster diri, ister ölü olsun peygamber ve salih kimselere tevessül yapan ya da onlardan yardım dileyen veya onlarla kutlanmak isteyen kimse müşrik midir, yoksa müvahit midir? Ehli sünnet cumhuru ve kelamcıların nezdinde fıkıh ilminin bir alt dalı olan ama İbni Teymiye ve ona bağlı olanların nazarında İslam akidesinin bel kemiğini oluşturan 'tevessül' konusu son asırlarda tamamlanmış olan bir mevzudur. Bu araştırma tezi, iki bölüm olup bir önsöz, giriş, sonuç, ek ve başvurulan önemli kaynakların fihristinden oluşmaktadır. Nitekim bu araştırmayı yazmaya başlarken; genel hatlarıyla tevessül kavramını, bu konudaki geçmiş araştırmaları ve yaptığımı araştırmanın geçmiş araştırmalardan ayırt edici özelliklerini ve niçin bu konuyu seçtiğimi anlatan bir önsöz ile başlandı. Tezin giriş kısmında; araştırmanın konusu ve gayesini, araştırma boyunca karşılaştığımı zorluklarla beraber başvurduğumu modern ve önemli temel kaynakları anlattım. Tezin birinci bölüm tevhid ve şirkin açıklamasına ayrındı. Birinci babın birinci faslında kelamcıların nezdindeki tevhid anlayışını açıklandı. Birinci faslın birinci kısmında ise İbnı Teymiye ve ona bağlı olan vahabilerin tevhid anlayışlarını açıklamaya ayrındı.'rububiyet ve uluhiyet'diye iki kısıma ayırdıkları hakikatını açıklamağa ayırdık. Ikinci fasil ibni Teymiye ve ona bağlı olanlarin tevhid ile ilgili yaptiklari taksimin beyanıdır. Bu fasıldaki açıklama Rububiyyet ve Uluhiyyet kavramlarının manalarının izahına dairdir. Bu fasıldaki açıklamada kurani kerim ve nebevi süünet ibni Teymiyeyi Tevhid kısmında eliştirmistir. İkinci faslın birinci bölümünde ise; İbnı Teymiye ve ona bağlı olanların bakışıyla şirkin ne manaya geldiğinin gerçeğini açıklandı. Tezin İkinci bölüm ise tevessülün manasına ve içinde tevessül manasını barındıran kavramların sözcük ve kavramsal anlamlarını ve tevessülü caiz gören alimlerin tevessülden ne kastedildiğine dair değindikleri bazı hakikatleri açıklamaya tahsis edildi. Tezin birinci babının birinci faslını tevessülün ihtilaflı kısmı ile birlikte söz konusu olan üç kısmını izah etmeye ayrındı. Birinci babın ikinci faslında ise; ölü ya da diri olsun peygamber ve salih kimselere tevessül edilir mi diye ihtilaflı olan tevessülün üçüncü kısmını açıklamaya ayrındı. İkinci faslın birinci bölümünde tevessülü rededenlere göre ölü ya da diri olan peygamber ve salih kimselere yapılan tevessülün hükmü anlatıldı. İkinci faslın ikinci bölümünde; tevessülü reddedenlerin öne sürdükleri delillerin ve bu delillere yapılan reddiyelere ve yapılan ilmi münakaşaların sunumuna yer verildi. Üçüncü fasılda ise; ister diri ister ölü olsun peygamber ve salih kimselere yapılan tevessülün caiz olduğunu söyleyen alimlerin görüşlerine yer verildi. Üçüncü faslın birinci bölümünde; ölü veya diri olsun peygamber ve salih kimselere yapılan tevessülün caizliğini kabul eden alimlerin öne sürdükleri deliller ve bu delleri nasıl kullandıklarıyla beraber sunulmuş olan delillerden edinilen istifadenin vurgusu yapıldı. Dördüncü fasıl, söz konusu olan tevessülün anlamlarından birinci anlam kabul edilen 'istiğase ve istiane' kavramlarının manalarını açıklamaya yöneliktir. Tezin dördüncü faslın birinci bölümü, tevessülü ret ve kabul edenlerin nezdindeki istiğase ve istianenin hükmü ile alakalı tartışma ve düşüncelerin yanısıra tercih edilen görüşü içermektedir. Dördüncü faslın ikinci bölümü, istiğase ile ilgili Kur'anın bir kısım nasları ve bu konuda akaidin bazı kaidelerini içeren araştırmaya yöneliktir. Beşinci fasıl, tevessülün ikinci manası olan teberrük ve teberrükün sözcük ve kavramsal manasını açıklamaya dairdir. O teberrük ki, iki kısma ayırmıştım. Birinci kısım, peygamberler, salih kimseler ve onlardan sonra gelenler ile teberrükün caiz olduğunu kabul edenler ve delillerine de yer vererek teberrükün caiz olmadığını kabul edenlerin görüşlerini içeriyordu. İkinci kısımda ise; peygamberler, salih kimseler ve hatta bütün müminlerle teberrükün yapılmasının caizliği ile ilgili delilleri ortaya konulmuştu. Tezin sonuç bölümünde ise bu araştırmanın en önemli neticeleri anlatıldı. Mesela Rububiyet ile uluhiyet kavramları her ne kadar farklı da olsalar aslında birbirinden ayırt edilemeyeceği, birinin inkarı diğerinin de inkarı manasına geldiği örneği verilirken; bir amelin ancak ibadet niyetiyle ibadet sayılabileceğidir. Oysa tevessül ve tüm manaları her hangi bir ibadet kastı ile yapılmamaktadır. Hem de tevessül eden kişi bizzat tevessül edilenden herhangi bir fayda ya da zararın gelebileceğine inanmıyor. Ayriyeten tevessül, Allah'ın duaya cevap vermesinin şartı değildir. O sadece duanın adabından bir edeptir. İsiğase ve istianeye gelince delillerle sabit ve caiz olan bir durumdur. Çünkü bu iki durum da sebeplere tutunma kapsamında düşünülür. Tevessülü rededenlerin sandığı gibi bir kimse tevessül yaparken zarar ve menfaatın bizzat vesile edinenin şahsından gelemeyeceği, sadece onun bir destek olabileceği ve Allah'ın da o vesile edinenin değerine binaen takdirini icra edebileceğine inanan kimse müşrik değildir Teberrük, hem Kur'anın nassı ile hem nebevi sünnet ile hem de selef topluluğunun ve ulemasının yaptıklarıyla meşru olan bir şeydir. Teberrükü rededenlerin teberrükün meşru olmadığına dair Kur'an nassına, Sünnete ve Ehli Sünnet cumhurunun savunmalarına muaraza edebilecek güçlü bir delilleri yoktur. Teberrük Allah'a olan tevessülün manalarından başka bir manası olmayan ve ilahi iyiliğin icrası için gerçekleştirilen bir şeydir. Son olarak bu araştırmamda başvurduğum en önemli kaynakları daha sonra araştırmamın özet ekini Arapça, Türkçe ve İngilizce dilleriyle anlattım. Anahtar Kelimeler: Tevessül, Tevhid, Şirk
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback