Browsing by Author "Mete, Abdulvehap"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis K. R. Popper'ın Marx Eleştirisi(2009) Mete, Abdulvehap; Çiçek, HasanSiyaset felsefesi, var olan siyaset üzerine bir sorgulama ve akıl yürütme etkinliğidir. Siyaset felsefesi ideolojiler üstü bir tutumla olması gerekeni araştırır. Siyaset felsefesi ile ilgili sistematik ilk çalışmaları Antik Çağ Yunanistan'da görüyoruz. Özellikle Platon'un devlet adlı eseri bu anlamda önemli kabul edilir. Bunun dışında Aristoteles, Farabi, Aziz Augustinus, Machiavelli, Spinoza, Locke, Rousseau, Mill, Bentham, Saint Simon, Marx, Engels gibi düşünürler, siyaset felsefesine önemli katkı sunmuş düşünürler olarak kabul edilebilir. K. R. Popper, siyaset felsefesi konusunda bu kadar ses getirir mi bilinmez ancak bu alana yeni bir soluk getirdiği muhakkaktır.`Açık Toplum Ve Düşmanları' adlı iki ciltlik eserinde, Platon, Hegel ve Marx'ı ele almış ve ayrıntılı bir eleştiri denemesine girişmiştir. Üç düşünürü de kapalı toplum taraftarı ilan etmiş ve bunların demokrasi ve eleştiri kültürüne verdikleri tahribatları ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışmamıza konu olan Marx eleştirisinin diğerlerine kıyasla farklılık arz ettiğini belirtmek gerekir. Marx'ı eleştirdiği noktalar özenle seçilmiş ve kuramının tümden hedef alınmadığı özellikle belirtilmiştir.Marx'a yönelik eleştirilere tahammül etmeyen Marxçılara ise tepkilerini üst perdeden seslendirmiş ve bu konuda hiç taviz vermemiştir. O, Marxçılığı yanlışlanamaz bir kuram haline dönüştürmek bizzat Marxçılığa ihanettir demektedir. Onun için de özellikle `tarihsicilik' ve şiddete dayanan `proleter diktatorya'yı kendisine hedef seçmiş bu konuda hiç taviz vermemiştir. Çünkü ona göre böyle bir devrim insanlık üzerinde geri dönülmez yaralar açabilir. Çünkü Marxçılık kısmi değişiklikleri reddedip kökten ve hızlı değişiklikleri ana ilke olarak kabul ediyordu. Bu çok büyük bir riskti ve önlenmesi gerekiyordu.Eleştiri kültürünü zayıflatıcı her tür sistemin karşısında olan Popper, bu kültürün kazanılmasında sürecin çok uzun işlediğini ve tarihin belirli zamanlarında sekteye uğradığını; bu durumda düşünüş kültürünün de zayıfladığını, bu kültüre sımsıkı sarılmamız gerektiğini savunmuştur. Çağdaş batı kültürünün geldiği noktadan geri dönülmez bir ilerleme yolunda olduğunu, tekrar kapalı toplum yapısına geri dönmemesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştır. Aksi halde tekrar kabile tipi toplumların yaşayış ve düşünüş tarzına dönme riski ile karşı karşıya kalınacağını vurgulamıştır. Marx ve Marxçılığın iyi niyet ve iyi yanlarına rağmen yanlış anlaşılmaması gerektiğini, tarihsici/kehanetçi, ve her türlü gelişmenin özellikle de eleştiri kültürünün önünde büyük bir engel olduğunu belirten Popper, bu sistemin insanlık için yıkımlara sebep olabileceğini belirtmiştir.

