Browsing by Author "Onur, Ali"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Bertolt Brecht and Epic Theater(2005) Onur, Ali; Ünal, ArifBrecht, klasik dramın karşısına kendi ifadesiyle 'epik tiyatro'yu oturtur. Klasik dramı mazide kalmış olarak değerlendirir. O yüzden eski şartlara yaraşan yeni bir şeyler yaratmak ister. 'Mann ist Mann' adlı eseriyle, kendi yeni tiyatro taslağının temel taşlarını dizer. Bundan böyle epik tiyatrosunu asla terk etmez. Özellikle de sürgün yıllarında (Exiljahre) kaleme aldığı 'Leben des Galilei', 'Der gute Mensch von Sezuan' ve 'Mutter Courage unci ihre Kinder' gibi eserlerinde onun tiyatrosunun yeni biçiminin tipik özelliklerine rastlanır. Epik-Diyalektik tiyatrosunun oluşumu, onu, yeni dramatik ifade biçimlerine yöneltir. Dramatik taşanlarım Schiffbauerdamm tiyatrosunda sergiler. Brecht sadece, şimdiye kadar alışılagelen 'zevkten dört köşe olup alkış tutan seyirci' değil, 'aktif olarak beraber düşünen seyirc i' yaratmak ister. Sahne eserinin seyircide bir faaliyet, harekete geçiş hissini uyandırması gerekirdi. Böylece olayları salt izleyip gülen değil, aynı zamanda yorumlayıp eleştiren seyirci yaratılacaktı. Klasik tiyatronun amacı, korku ve merhamet aracılığıyla insanların tinsel (ahlâki) iyileşmesiydi. Buna karşın Brecht, Marksist düşüncedeki toplumsal değişimi ister. Onun tiyatrosu, eğlendirici öğreti sürecini hazırlar. Bu tiyatro teorisini Brecht epik olarak adlandırır, çünkü drama, bir roman gibi zaman ve mekan üzerine uzanır. Epik tiyatronun tipik özelliklerinden biri, sahnedeki bir olayın yabancılaştırılmış temsilidir. Brecht, kendisinin yabancılaşma tekniği aracılığıyla tiyatro konuklarını şaşırtmayı, hatta ürkütmeyi amaçlar. Yabancılaşma efekti, anlaşılır olanın ve alışılanın, seyircinin beklentilerinin dışında, alışılmayan bir şeye dönüşmesinden ibarettir.117 Bir tiyatro gecesi başlangıcında oturma salonunu bir bayram havası kaplar. Brecht, 'Trommeln in der Nacht' adlı eserini sahnelerken 'Romantik bir şekilde dik bakmayın'1'' (Glotz nicht so romantisch) diye yazan tabelaları sahnenin her yerine asarak salondaki seyircilerin şaşkınlık ve hayret içerisinde kalmasına neden olur. İşte burada Brecht, Y-Efektini kullanmıştır. Y-Efektleri, seyircinin, sahnede gerçekleşen olayın içerisine girmesini engellemelidir. Gerçeklik görüntüsü kesintiye uğrayarak görünmeyen olayların görünür kılınması hedeflenir. Buna örnek olarak izdüşümler (projeksiyon), saydamlıklar, perdede gösterilen yazılar, oyunun içine sıvıştırılan ve oyunla şu veya bu şekilde iliştirilen şarkılar, pankartlar ve olayların, olayların dışında kalan bir anlatıcı -ki bu anlatıcı kişi sahnede olup bitenler ile seyirci arasında bir arabulucu rolünü üslenip seyirciyi bir sonraki olaya hazır olması için motive eder- tarafından yorumlanması verilebilir. Her bölümün başlangıcında bir anlamıyla gelecek olaya bir bakış niteliğini taşıyan 'içindekiler' kısmı bulunur. Tiyatronun epik biçiminde olayların akışı zikzak şeklindeyken dramatik biçimde düz, yani monotondur. Seyirci, çalışmanın nesnesi konumundadır ve nelerin olacağı hususunda bilgilendirilir. Brecht' in epik-dram teorileri daha birçok unsuru kapsamaktadır. Örneğin, toplumsal varoluşun düşünceyi belirlemesi. Bu aynı zamanda Karl Marx felsefesinin çekirdek tezidir. Buna karşın dramatik biçimde varoluşu belirleyen düşüncedir. Bertolt Brecht, epik tiyatrosuyla, varolan mevcut kötülüğün görünür kılınması için kendisine uygun gelen oyun biçimini geliştirmiştir. Brecht'in dramatik eserleri ve epik tiyatro sahne bilgisi (Dramaturgie) global bir etkiyi amaçlamıştır. Alman dili kapsamının içinde ve dışında kalan pek çok dramcı, onun etkisi altında kalarak eserlerine yön vermişler ve onun teorileri aracılığıyla modern drama ve modern tiyatro saflarında yer edinmişlerdir.

