Browsing by Author "Ordu, Mustafa"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Turkish-Armenia Relationship From Lousanne Tukish Republic(2009) Ordu, Mustafa; Mercan, M. SalihOsmanlı Devleti kurulduğu tarihten başlayarak bir ?Hoşgörü? devleti oluşturmak için uğraşmış, bunu gerçekleştirecek dinamikleri de devletin temeline yerleştirmiştir. Birçok farklı ulusu bünyesinde taşımasına rağmen herhangi bir azınlık sorunu Osmanlı'nın son dönemlerine kadar yaşanmamıştır. Ermeniler daha önce bünyesinde yaşadıkları devletlerin aksine Osmanlı Devleti içerisinde son derece müreffeh bir yaşamışlardır. 1789 yılında Fransa'da başlayan ?Milliyetçilik? akımının etkisiyle ve Rusya'nın bu duyguları kullanmak için yaptığı girişimlerle Türk-Ermeni ilişkileri farklı bir mecraya sürüklenmiştir.Fatih Sultan Mehmet'in Türk-Ermeni ilişkilerini güçlendirmek için 1461 yılında İstanbul'da tesis ettiği ve başına patrik olarak atadığı ermeni Hovakim'in varisleri Osmanlı'nın zayıflamasına müteakip Avrupalı Devletlerle işbirliğine girerek Osmanlı'yı yıkmaya çalışmışlardır.I. Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin Ruslarla işbirliğine girmeleri üzerine Türkler 1915 yılında Ermeniler için ?Zorunlu Göç? kararı almışlardır. Türklerin almış oldukları bu karar Avrupalı devletler tarafından ?Soykırım? olarak adlandırılmaktadır. Avrupalı Devletlerin kendi tarihleri ile yüzleşmeden Türklere yönelik yapmış oldukları ağır ithamlar hem biz tarihçileri hem de Türk Milletini derinden yaralamaktadır. 1948 yılında Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği Soykırım tarifine hiçbir öğeyi barındırmayan ?Zorunlu Göç? kararı Avrupalıların yaptıkları insanlık suçlarına göre çok insanî bir eylemdir.Osmanlı döneminde meydana gelen Ermeni isyanları bastırılmış, Rus toprakları üzerinde Ermenistan da 1920 yılında Türk güçlerine yenilmiştir. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırlar 1921 yılında imzalanan Moskova ve Kars Antlaşmaları ile son şeklini almıştır. Böylece Ermenilerin Türk tarafından toprak istemek gibi bir durumu tamamen ortadan kalkmıştır. 1922 yılında toplanan Lozan Konferansı'nda Avrupalı Devletlerin vaat ettikleri ?Büyük Ermenistan'ı? kuramayan Ermeniler bu defa emellerine ulaşmak için terörü kullanmışlardır.II. Dünya Savaşı'ndan sonra Rusya'nın Osmanlı'dan toprak talep etmesiyle Ermenilerin duyguları yeniden kabarmış, kurdukları terör örgütleriyle Türk diplomatlarına yönelik canice girişimlerde bulunmuşlardır. Ermenilerin bu terör girişimleri henüz bütün milletlerin hafızalarında canlı iken bu defa sorunu siyasallaştırmak adına çeşitli Avrupa Parlamentolarında Ermenilere Türkler tarafından ?Soykırım? yapıldığı yönünde kararlar alınmıştır.Ermeni Sorunu tamamen Diasporanın çabaları ile gündemde tutulmaya çalışılan bir sorundur. Diaspora bu girişimlerle Ermeni kimliğinin silikleşmesini engellemeye çalışmaktadır. Avrupalı Devletler de Türkiye'den ve Ermenistan'dan taviz koparmak adına bu sorunu desteklemektedirler. Ermenistan'ın ?Büyük Ermenistan? olarak tasarladığı ve içerisinde Türk topraklarının da bulunduğu toprakları elde etmesi imkânsızdır. Ermenilerin tanınma, tanıtma, toprak ve tazminat talepleri olarak belirledikleri ?Dört T? planından birincisi olan tanınma eylemi bile henüz gerçekleşmemiştir. Ayrıca Parlamentolarda alınan kararlar mevcut hükümetlerin siyasi görüşlerini yansıtmaktadır. Liderler ve yönetimler değiştikçe alınan kararların da değişebileceği düşünülmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de Avrupalı devletleri bu sorunda yanına çekebilmek için gerekli girişimlerde bulunmalı sorunun kalıcı çözümü için çaba harcamalıdır.

