Browsing by Author "Yürektürk, Şehriban"
Now showing 1 - 7 of 7
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis Investigation of the Presence of Giardia Intestinalis, Cryptosporidium Spp., Encephalitozoon Intestinalis and Enterocytozoon Bieneusi in Hemodialysis, Diabetes and Oncology Patients and Immunosuppressed Patients(2024) Yürektürk, Şehriban; Yılmaz, HasanBu çalışma, 01.06.2022- 01.08.2023 tarihleri arasında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Araştırma Laboratuvarında yürütüldü. Çalışmada, Cryptosporidium spp, G. intestinalis, E.intestinalis ve E. bieneusi'nin hemodiyaliz, onkoloji, diyabet ve diğer immunsuprese hastaların klinik bulguları ve laboratuvar bulguları ile paraziter etkenler arasındaki ilişki incelendi. Çalışmada, 35 hemodiyaliz, 37 onkoloji, 23 diyabet ve 55 diğer immunsuprese hastası ile kontrol grubundan 50 kişi olmak üzere toplam 200 kişiye ait dışkı örnekleri incelendi. Dışkı örnekleri önce mikroskobik olarak, daha sonra moleküler yöntemler aracılığıyla incelendi. Nativ-Lugol yöntemi sonucunda, hastaların 14'ünde (%9.3), kontrol grubunu oluşturan kişilerin ise 1'inde (%2) G. intestinalis saptandı. Nested PCR yöntemi ile hasta grubundan 14 hastaya ilave olarak iki pozitiflik daha saptanarak toplam 16 hastada (%10.6) G.intestinalis saptandı. Modifiye asit fast yöntemi ile 14 hastada (%9.3), Nested PCR yöntemiyle 18 hastada (%12) Cryptosporidium spp. saptandı. Kontrol grubunda (n=50) ise hem mikroskobik hem de Nested PCR yöntemi ile bu parazit saptanmadı. Modifiye trichrome boyama yöntemiyle incelenen 200 kişiye ait dışkı örneklerinin 65'inde (%32.5) microsporidia'ya rastlandı. Real Time PCR yöntemiyle 200 kişiye ait dışkı örneklerinin 30'unda (%15) E. intestinalis, 20'sinde (%10) E. bieneusi ve 16'sında (%8) diğer Microsporidia türleri saptandı. Sonuç olarak, G. intestinalis, Cryptosporidium spp., E. bieneusi ve E. intestinalis, diyabetli, kronik böbrek yetmezliği olan hastalar ile onkoloji hastalarında ve immun sistemi baskılanmış hastalarda daha yüksek oranda görüldüğü ve hastalığın prognozunu olumsuz yönde etkiledikleri sonucuna varıldı.Article Kuaför Salonlarında Çalışan ve Hizmet Alan Bireylerde Demodex Spp’nin Görülme Sıklığı(2022) Yürektürk, Şehriban; Yıldız, Halime; Demir, Canan; Gürbüz, Esra; Ekici, AbdurrahmanBu çalışma ile kuaför salonu çalışanlarında ve hizmet alan bireylerde Demodex spp’nin görülme sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaya Van ili merkez ilçelerinde hizmet veren 55 kuaför salonu çalışanı ve kuaför hizmeti alan 55 kişi dâhil edildi. Örnekler standart yüzeysel deri biyopsisi yöntemi ile burun, çene ve alın bölgelerinden alındı. Bu örneklerin üzerine birer damla Hoyer eriyiği damlatıldıktan sonra mikroskopta, 10’luk ve 20’lik objektif ile akarların erişkin, larva, nimf ve yumurta formları araştırıldı. Çalışmaya dahil edilen 55 kuaför çalışanının %29.8’inde, kuaför hizmeti alan 55 bireyin %70.2’sinde Demodex spp saptandı. Demodex spp görülme sıklığı açısından kuaför çalışanları ile hizmet alanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon bulundu. Parazit saptanan 47 olgudan 44’ünün kadın, 3’ünün erkek olduğu belirlendi. Cinsiyet ile parazitin görülme sıklığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu. Kişisel bakım ve hijyen merkezlerinde hizmet alan insanlara, bu parazit hakkında bilgilendirici el broşürlerinin dağıtılmasının Demodex spp görülme sıklığını düşürebileceği kanaatine varıldı.Article Molecular Detection of Intestinal Protozoa and Microsporidia in HIV/AIDS Patients(Elsevier Inc., 2026) Yürektürk, Şehriban; Damar-Cakirca, Tuba; Gürbüz, Esra; Aydemi̇r, Selahattin; Ekici, AbdurrahmanIntroduction: This study investigate opportunistic pathogens Cryptosporidium spp, Giardia intestinalis, Blastocystis, and microsporidia species in patients with human immunodeficiency virus (HIV) infection using molecular methods, and to identify associated risk factors. Methods: The study included 100 randomly selected HIV-seropositive patients, along with 50 healthy individuals as the control group. Participants who reported receiving antiparasitic treatment during the study period were excluded. Conventional polymerase chain reaction (PCR) was used to detect Blastocystis and microsporidia, while nested PCR was employed to identify Cryptosporidium spp. and G. intestinalis. Results: Blastocystis was found in 22% of the of HIV/acquired immunodeficiency syndrome (AIDS) patients, as was microsporidia in 17%, Cryptosporidium spp. in 12%, and G. intestinalis in 11%. In the control group, Blastocystis was detected in 8%, microsporidia in 6% and Cryptosporidium spp. in 2%, while G. intestinalis was not detected. The differences in the prevalence of G. intestinalis (p = 0.001), Cryptosporidium spp. (p = 0.009), microsporidia (p = 0.013), and Blastocystis (p = 0.029) between the patient and control groups were statistically significant. Multiple parasitic infections were identified in 12% of HIV/AIDS patients, whereas no cases of multiple parasitism were observed in the control group. Conclusion: HIV/AIDS patients were found to be at increased risk for G. intestinalis, Cryptosporidium spp., microsporidia, and Blastocystis. Given the presence of multiple parasitism, stool samples from HIV/AIDS patients should be routinely screened using comprehensive diagnostic methods targeting all major intestinal parasites. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Paraziter Hastalıklar Hakkındaki Bilgi Düzeyleri(2022) Yürektürk, Şehriban; Halidi, Ahmed Galip; Elasan, Sadi; Yılmaz, Hasan; Aydemır, Selahattın; Karakuş, Sinan; Şahin, MaksutBu çalışmada, geleceğin sağlık personeli olarak hizmet verecek olan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin paraziter hastalıklar, bu hastalıklardan korunma ve kontrol önlemleri hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda okuyan 418’i (%71.2) kız, 169’u (%28.8) erkek, toplam 587 öğrenci çalışamaya dâhil edildi. Anketteki sorular, paraziter hastalıklar, bu hastalıkların bulaş yolları, koruma ve tedavi hakkında olmak üzere üç grup olarak ayarlandı. Anket sorularının güvenirlik (reliability) analizi kapsamında Cronbach’s Alpha katsayıları hesaplandı. “Paraziter Hastalıklara İlişkin Bilgi Düzeyi”, “Paraziter Hastalıkların Bulaş Yollarına İlişkin Bilgi Düzeyi” ve “Paraziter Hastalıklardan Korunma ve Tedaviye İlişkin Bilgi Düzeyi” sorularına ait Cronbach’s Alpha değerleri sırasıyla 0.647 (%64.7), 0.707 (%70.7), 0.566 (%56.6) olarak saptandı. Çalışmaya dâhil edilen bölümler arasında, paraziter hastalıklara ilişkin bilgi düzeyi yönünden, istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p<0.05). Paraziter hastalıklardan korunma ve tedaviye ilişkin bilgi düzeyi ile öğrencilerin kişisel özellikleri arasında yapılan değerlendirmede bölümler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p<0.05). Sonuç olarak çalışmaya katılan öğrencilerin, paraziter hastalıklar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları gözlemlendi.Article Ülseratif Kolit Hastalarında İhmal Edilmemesi Gereken Bir Parazit: Entamoeba Histolytica(Galenos Publishing House, 2024) Akkaş, Önder; Yürektürk, Şehriban; Ekici, Abdurrahman; Aydemır, Selahattın; Soylu, MuratAmaç: Bu çalışma, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre son yıllarda ihmal edilen amoebiasisin, ülseratif kolit hastalarındaki yaygınlığını belirlemek ve amoebiasis ile ülseratif kolit arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla yapıldı. Yöntemler: Çalışmaya ülseratif kolit tanısı konmuş 100 hasta ve gastrointestinal şikayeti olmayan 50 sağlıklı birey olmak üzere toplam 150 kişi dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen örnekler önce makroskobik olarak, sonrasında nativ-Lugol, trikrom boyama ve enzime bağlı immünosorbent deneyi (ELISA) yöntemleri kullanılarak incelendi. Bulgular: Mikroskobik bakı ile ülseratif kolitli hastaların %22’sinde, kontrol grubunun %2’sinde Entamoeba spp. kisti saptandı. ELISA yöntemi ile ülseratif kolitli hastaların %31’inde, kontrol grubunun ise %4’ünde Entamoeba histolytica (E. histolytica) adezin antijeni saptandı. E. histolytica görülme sıklığı ile ülseratif kolit arasında yapılan istatistiksel değerlendirmede anlamlı bir ilişki saptandı. Sonuç: Ülseratif kolit hastalarında E. histolytica’nın ihmal edilmemesi ve hastalarda ishal, kanlı ishal ve karın ağrısı varlığında mutlaka E. histolytica’nın ayırıcı tanı ile araştırılması gerektiği kanaatine varıldı.Article Van İlinin Merkez İlçelerinde Kuaför Çalışanlarında Bazı Antioksidan Enzim Düzeylerinin Belirlenmesi(2022) Yıldız, Halime; Demir, Canan; Gür, Tuğba; Yürektürk, Şehriban; Tekeli, Arzu EsenKuaförlük tehlikeli bir meslek olmasa da kuaförlerin alerjenler, kanserojenler veya organik solventler olarak bilinen kimyasal kombinasyonlara maruz kaldıkları bilinmektedir. Bu çalışmada, Van'daki kuaför çalışanlarında bazı önemli antioksidanlar olarak bilinen süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon (GSH) ile lipid peroksidasyonunun son ürünü ve oksidatif stres düzeyinin göstergesi olan malondialdehit (MDA) düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamına Van ili merkez ilçelerinde (Edremit, Tusba ve İpekyolu) çalışan 33 kadın kuaför çalışanı denek olarak, kuaför hizmetlerinden faydalanan gönüllü katılımcılar kontrol grubu olarak dahil edildi. Çalışmayı kabul edenlerden venöz kan alındı, laboratuvarda incelendi ve sonuçları istatistiksel olarak analiz edildi. MDA, CAT, SOD ve GSH için grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05). Sonuç olarak mesleki yaşamları uzun yıllar sürecek olan kuaförlerin, sürekli fiziksel ve kimyasal etkenlere maruz kaldıkları için egzama, astım, kalp-damar hastalıkları, kanser gibi reaktif oksijen türevlerinin de bulunduğu hastalıkların oluşumunda potansiyel risk grubunda olduğu söylenebilir.Article Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Bulaşıcı Hastalıklar İle İlgili Bilgi Durumları(2020) Demir, Canan; Yıldız, Halime; Yürektürk, ŞehribanAmaç: Sağlık Hizmetleri Meslek yüksekokulu öğrencilerinin bulaşıcı hastalıklarla ilgili bilgi düzeylerinin saptanması, bu bilgi düzeyine üniversite eğitiminin ne ölçüde katkı sağladığı ve bu bilgilerin nasıl artırılabileceğinin ortaya konması amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipte olan bu çalışma Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan toplam 13 programda yürütülmüştür. Araştırma, 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz dönemi içinde uygulanmıştır. Araştırmanın yapıldığı gün okulda bulunan ve araştırmaya katılmayı kabul eden toplam 834 gönüllü öğrenci çalışma kapsamına alınmıştır. Üzerinde durulan özellikler için tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır.Bulgular: Araştırmaya katılanların %67.4’ü kız, %32.6’sını erkek öğrenciler oluşturmakta olup, yaş ortalamaları 21±2.149’dur. Grip, katılımcılar arasında en fazla bilenen bulaşıcı hastalık olurken, en az bilineni ise klamidya enfeksiyonudur. Öğrencilerin çoğu bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi kaynağını okuldaki dersler olarak bildirirken aynı zamanda bu derslerin yetersiz olduğunu belirtmiştir.Sonuç: Bu çalışmada okulumuzda öğrenim gören öğrencilerin daha fazla bilgiye sahip olmaları gerektiği düşünülerek her programın müfredatı gözden geçirilmelidir. Bulaşıcı hastalıklar dersi olmayan bölümlere seçmeli ders olarak eklenmesi önerilmektedir.
