Sevgili Arsız Ölüm Romanında Gerçeklik, Gelenek ve Yenilik

Loading...
Publication Logo

Date

2008

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Abstract

Latife Tekin, Sevgili Arsız Ölüm romanı ile köy-kent ikilemini yeniden, ama farklı bir bakış açısıyla ele alan, bundan dolayı Türk edebiyatında 1980’li yıllara damgasını vuran bir ilk roman yazmış ve bu sorunu sonraki iki romanında da ele almıştır. Otobiyograşk dürtü ile bezeli olan eser, Aktaş ailesinin köyden göçünü, çarpık kent ilişkileri içinde tepetaklak olmasını ve kent ilişkisizlikleri içinde yabancılaşmasını konu alır. Yazarın ben’ine birçok açıdan denk bir temsil yetisiyle donatılan Dirmit’in büyüme ve yazar olma öyküsü bu süreçte gerçekleşir. Kişilerin her biri kendine özgü olağan dışılıklar barındıran dünyaya sahiptir. Romanda, kökü Orta Asya Türk inanışlarına dayanan halk kültürünün anlatı m olanaklarından yararlanılması, yapı öğesine dönüşen bir dil oluşumuna da kaynaklık eder. Sürekli kayıplara karışan babanın, ‘medenî dünya’nın aygıtları- nı, akıldışı bir yaşam süren köye taşımasının yankıları, ölümün eşiğinde Azrail’le defalarca pazarlık yapan anne, kendine canlı-cansız varlıklardan oluşan bir dünya kuran kız ve ortak bir hissiyatla davranan köy halkı; romanı, gerçeklik açısından Latin Amerika edebiyatına, üçüncü dünyalılık bağıyla bağlar. Eser, şiirsel bir iç sesle örülmüş, zengin bir gözlemden ve halk anlatılarının ritminden güç almıştır. Sevgili Arsız Ölüm’de göç, mekân değiştirmeyle sınırlı değil, ölümyaşam zıtlığı, yoksulluk ve farklı bireysel temalara bağlanan içsel yolculuklar üzerinden de açımlanır. Bu yazıda, anılan eserin, Türk roman geleneğine ve bunun gerçeklik anlayışına getirdiği yenilik ele alınmaktadır.

Description

Keywords

Edebiyat, Edebi Teori Ve Eleştiri

WoS Q

N/A

Scopus Q

Q4

Source

Milli Eğitim

Volume

37

Issue

178

Start Page

166

End Page

176