Browsing by Author "İlkay, Yasemin"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Intergenerational Differences in the Perception of Public Space: the Case of Bitlis-Tatvan(2022) Yılmaz, Gözde; İlkay, YaseminKamusal mekân en yalın haliyle insanların dinlenebildiği, eğlenebildiği, iletişim kurabildiği, aktivitelerini gerçekleştirebildiği kısaca özgür hissedebildiği alanlardır. Bu alanların oluşturulmasının amacı kente dair fiziksel bütünlüğü göstermek, bir kentli insanların mekânı algısını yönetmek ve mekânı daha iyi okumasını sağlanmaktadır. Kamusal mekânların oluşumunda, farklı dönemlerde yaşayan insanların hissettiği, algıladığı, mekânsal etkenler farklıdır. Kuşak kavramı, 20-25 yıllık dönemleri kapsayıp aynı dönem içerisinde yaşayan ortak özelliklere sahip, bireylerin oluşturduğu gruplar olarak tanımlanmaktadır. Bu sebeple çalışma alanı olarak seçilen Bitlis İli Tatvan İlçesi'nde aynı kuşağa mensup insanlar ayrı ayrı ele alınarak kamusal mekânların okunabilirliği ve bu dönemlerde yaşayan halkta oluşturduğu kamusal mekân algısının irdelenmesi hedeflenmiştir. Tarihte kamusal mekân değişimi, halkın hangi mekânlara ihtiyaç duyduğunu, hangi mekânlarda zaman geçirdiği hedeflenmiştir. Bu amaçla niteliksel ve niceliksel karma araştırma metodu kullanılarak çeşitli görüşmeler, röportajlar ve zihin haritalarıyla birlikte anketler yapılmıştır.Master Thesis Kent Kimliği Bağlamında Zihinsel Haritalama Yöntemi İle Mekânsal Kendileme Analizi: Van Edremit İlçesi Örneği(2025) Dedeoğlu, İrem; İlkay, YaseminBu araştırma, Van'ın köklü yerleşim alanlarından Edremit ilçesinde son yıllarda hızla değişen konut tipolojilerinin, mekân üretim biçimleri, kullanıcı deneyimleri ve kent kimliği üzerindeki etkilerini incelemektedir. Geleneksel, düşük yoğunluklu ve geçirgen konut dokusunun, giderek yüksek sınırlarla çevrili, izole ve tek tip kapalı yerleşimlere dönüşmesi; yalnızca fiziksel çevrede değil, aynı zamanda yaşam tarzlarında, sosyal ilişkilerde ve kültürel temsillerde de köklü değişimlere yol açmaktadır. Çalışma, bireyin yaşadığı çevreyi sahiplenme, dönüştürme ve kişiselleştirme biçimlerini ifade eden 'mekânsal kendileme' kavramı çerçevesinde, kullanıcıların çevreleriyle kurdukları bağları ve sınır inşa etme pratiklerini irdelemektedir. Özellikle yeni yerleşim alanlarında gözlenen sınır yapıları, mekânı yalnızca fiziksel bir düzenleme olmaktan çıkararak, ideolojik ve ayrıştırıcı bir unsur hâline getirmekte; bu durum kentsel kimliği zayıflatmaktadır. Araştırmanın temel sorusu şu şekilde ifade edilmiştir: 'Van'ın Edremit ilçesinde değişen konut tipolojileri, bireylerin mekânsal kendileme pratiklerini ve kent kimliği algılarını nasıl dönüştürmektedir?' Yöntem olarak zihinsel haritalama, derinlemesine görüşme ve yerinde gözlem teknikleri birlikte kullanılmış; geleneksel ve yeni konut alanlarından toplam 20 katılımcıdan elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Zihinsel haritalama yöntemi, katılımcıların çevre algılarını ve kentle kurdukları ilişkileri ortaya koymak amacıyla tercih edilmiş ve Lynch'in kent imgeleri kuramı çerçevesinde yorumlanmıştır. Bulgular, mekânsal kendileme pratiklerinin yalnızca konutun fiziksel özelliklerinden değil; toplumsal statü, kültürel geçmiş ve çevresel etkileşim gibi unsurlardan da etkilendiğini göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, Edremit'teki kentsel dönüşüm sürecinin, bireylerin mekânsal aidiyetlerini ve kentle kurdukları ilişkileri dönüştürdüğünü ortaya koymaktadır. Geleneksel yerleşimlerde geçirgen sınırlar ve kamusal karşılaşma alanları aidiyeti güçlendirirken; kapalı yerleşkelerdeki yüksek ve geçirimsiz sınırlar, sosyal etkileşimi sınırlamakta ve ortak kentsel hafızayı zayıflatmaktadır. Bu bağlamda, kent planlama süreçlerinde kullanıcı odaklı ve aidiyeti destekleyen yaklaşımların geliştirilmesi, kentsel kimliğin korunması açısından önem taşımaktadır.Article ‘Kentsel Yeşil Alan’ın Ne’liği Üzerine: Ankara’da Yeşil Alanın Temsil Mekânları Olarak (Yeniden) Üretilme Durakları(2017) İlkay, YaseminPark, bahçe, mesire yeri, kentsel orman ve korular doğanın kente girdiği yeşil alanlar olarak yapılı çevreyi sınırlar ve kentteki dolu-boş mekân dengesini de kurgulamaya yardım ederler. Kentsel yeşil alanlar bir yanıyla doğa(l), diğer yanıyla açık kentsel mekânlardır. Ancak kentler evrildikçe, yeşil alanların kökenindeki 'doğal' ve 'açık' olma niteliğinin yanına bir de 'kamusal' mekân olma boyutu eklenmiş; insanların bir araya gelerek sosyalleştikleri, doğayla ve birbirleriyle temas ettikleri odaklar olarak 'kentsel yeşil', sosyal ve sembolik yeni içeriklerle donanmıştır. Kamusal mekân olarak yeşil alanlar iki türlü sahiplenmeye işaret eder: kamu malı oldukları için herkese açıktırlar; halk tarafından algılanıp deneyimlenirler. Bunun yanında, yetkili devlet kurumlarının yasal kararları ve uygulamalarıyla devlet eliyle yönetilirler. Bu çelişki temelinde kentsel yeşil alanlar, algılanan, kurgulanan ve yaşanan mekânlar olarak inşa edilir, (yeniden) üretilir ve analiz edilebilirler.Bu makale, 'kurgulanan mekân' kavramı odağında, son dönemde Ankara'da yeşil alan üretimini şekillendiren teknik ve siyasi güdüleri problematize etmekte; yeşil alanın son kertede nasıl bir temsil mekânı haline geldiğini tartışmayı hedeflemektedir. Çalışmanın yanıtlamaya giriştiği ana soru: Ankara'daki yeşil alanların, kentsel yeşil üretme sürecinde, ortaya çıkışındaki doğal kökenden ne kadar uzaklaştığı ve günümüz Ankara'sında kentle ilişki içinde ne olduğu, neyi temsil ettiği, hangi amaçlara hizmet ettiğidir. Saptanan üç temsili durak: (1) 'siyasa aracı' olarak yeşil alanlar; (2) 'siyasa bağlamı' olarak yeşil alanlar; (3) 'siyasa alanı' olarak yeşil alanlar. Bu çerçeve, kentsel yeşil alanların doğal bir olguyken, politik, ekonomik, teknik olgulara bağlanan bir kamusal girdiye dönüşümüne işaret etmektedir.

