Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Browse GCRIS
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Eriçok, Ayşegül Keleş"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 8 of 8
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Examination of Cultural Routes as a Tool for the Protection of Natural and Cultural Heritage in the Example of Lake Van Basin
    (2023) Turan, Berivan; Eriçok, Ayşegül Keleş
    Eski çağlardan beri insanlar yaşayış tarzıyla, gelenek-görenekleriyle, ürettikleri sanat ürünleriyle kendilerine özgü kültürel değerler meydana getirir. Doğal ve kültürel değerler korunup geleceğe taşınması gereken varlıklardır. Bu çalışmada hem coğrafi konumuyla önemli bir yere sahip olan hem de tarihte pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış Van Gölü Havzası'ndaki doğal ve kültürel değerlerin korunmasında kültürel rota önerisi veya önerileri getirilmesi amaçlanmaktadır. Kültürel rotalar belli bir aks üzerindeki somut ve somut olmayan kültürel ve doğal mirasın korunmasını sağlarken kültürel turizme de destek olmaktadır. Çalışma kapsamında Van Gölü Havzası'ndaki doğal ve kültürel değerlerin korunmasını sağlayarak bu değerleri sürdürülebilir kültür turizmine katmak, yöre halkı için turizm kaynaklı ekonomik gelir sağlamak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek hedeflenmektedir. Bu çalışmada öncelikle kültürel rotalar ile ilgili temel kavramlar, ulusal ve uluslararası kuruluşlar ve anlaşmalar, kültürel rota kavramının gelişim süreci, rota tipleri ve örnekleri gibi kuramsal çerçeve detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ardından çalışma alanının tarihi, kültürel, doğal dokusu ve alanın fiziki şartları ele alınmıştır. Sonuç olarakVan Gölü Havzası'nda yaşamış ve önemli eserler bırakmış Büyük Selçuklu Medeniyeti ve Havza'da yer alan diğer medeniyetlere ait kültürel miras değerlerinin doğal değerlerle ilişkilendirildiği ana ve alt kültür rotası önerileri yapılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    The Evaluation of Archaeological Protected Areas in Terms of Sustainable Tourism Potential: Hoşap Castle and Its Surrounding Archeological Protected Areas
    (2022) Bozdoğan, Gamze Biçek; Eriçok, Ayşegül Keleş
    Arkeolojik sit alanları sahip oldukları doğal, tarihi ve kültürel değerleri ile geleceğe aktarılması gereken yerlerdendir. Bu alanlar bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı yerel halk planlama süreçlerine dâhil edilmeli, Hoşap Kalesi ve Çevresi yaşatılarak sürdürülebilirliği sağlanmalıdır yerleşiminde planlanması hedeflenmektedir. Çalışmanın ana materyalini; Van Gürpınar ilçesi, Hoşap (Güzelsu) Mahallesi'nde bulunan Hoşap Kalesi I. ve III. derece arkeolojik sit alanları içinde kalan bölge ve çevresi oluşturmaktadır. Çalışmada Hoşap Kalesi ve çevresinin doğal, fiziki, kültürel ve yerleşim dokusunun özellikleri irdelenmiştir. Alan içinde yerinde gözlemler ve arazi analizleri yapılarak yerleşimin fiziksel özellikleri ile mimari ve yerleşim dokusu incelenmiştir. Alanın sahip olduğu doğal ve kültürel değerler çerçevesinde GZFT analizi yapılmıştır. Söz konusu analizle çalışma alanının güçlü ve zayıf yönleri saptanmış fırsatlar ve tehditler belirlenmiştir. Yerinde yapılan gözlemler, alan hakkındaki yazılı ve görsel taramalar, yöre halkı ile yapılan görüşmeler ve akademisyenlerin katkılarıyla alanın ihtiyaçları belirlenerek, arkeolojik sit alanı içinde bulunan çalışma alanına yönelik olarak, yöre halkını kalkındıracak ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte sürdürülebilir bir kullanım ve bütüncül bir koruma anlayışını kapsayacak şekilde sürdürülebilir turizm faaliyetlerinin artırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Van Gölü Havzası’nda Kültür Rotası Önerisi
    (2019) Eriçok, Ayşegül Keleş
    Anadolu, coğrafi kunumu ve iklimsel özellikleri nedeniyle tarih ön-cesi dönemlerden itibaren kıtalararası geçiş bölgesi olmuştur. Anadolu’da nehirlerin açmış olduğu vadileri takip eden, tarih öncesi çağlardan itiba-ren egemen olan uygarlıkların merkezleri ile ilişkili yollar yer almaktadır. Zamanla, dini, ticari, askeri, politik, sosyal ve benzeri amaçlarla şekillenen doğal yollar, farklı medeniyetlerin oluşturduğu yerleşimleri birbirine bağ-ladı. Turizm olgusuna yaklaşımın değişmesi, sürdürülebilir turizmin ortaya çıkmasıyla birlikte yollar önem kazanmıştır. Geçmişin izlerini taşıyan tari-hi yollar sahip oldukları doğal, tarihi, kültürel ve işlevsel özellikleri nede-niyle kültür rotası olarak yeniden değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu araş-tırma, önemli coğrafi konuma sahip olması nedeniyle birçok uygarlığın izlerini taşıyan, tarihi ve kültürel değere sahip olan Van Gölü Havzası’nda bir kültür rotası oluşturulup oluşturulamayacağı sorusuyla başlamıştır. Kültür rotası ile ilgili yazını inceleyerek Van Gölü Havzası’nda bir kültür rotası oluşturmayı amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle, kültür rotasına kuramsal yaklaşım irdelenmiş, sonra da çalışma alanının tarihi ve kültürel dokusu ele alınmıştır. Sonuç olarak da Van Gölü Havzası’nda ağırlıklı olarak yer alan Urartu Uygarlığına ait kültürel değerlerin birbirleriyle ilişkilendirildiği bir kültür rotası önerilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Bitlis Kent Merkezinde Kültür Varlıklarına Yönelik Tehlikelerin Değerlendirilmesi ve Koruma Önerileri
    (2022) Eriçok, Ayşegül Keleş
    Kültür varlıkları üzerinde küresel iklim değişikliğine bağlı olarak artan doğa kaynaklı; insan kaynaklı ve kentsel gelişme baskıları kaynaklı tehlikelerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Söz konusu tehlikeler kültür varlıklarının zarar görmesine neden olmaktadır. Kültür varlıklarının periyodik olarak bakım ve onarımlarının yapılmaması ya da yapıya uygun olmayan işlev verilmesi nedenleriyle yıpranmış kültür varlıklarının afet tehlikelerinden yıkıcı hasar görme olasılığı daha fazladır. Kültür varlıkları yeniden üretilmesi mümkün olmayan eserlerdir ve onların korunarak gelecek nesillere aktarılabilmesi için tehlike altındaki kültür varlıkları tespit edilmelidir. Bu çalışmanın amacı Bitlis kent merkezinde tehlike altında olan kültür varlıklarının tespit edilmesi ve koruma önerilerinin geliştirilmesidir. Kent merkezinde yer alan dört adet kültür varlığı taşkın riski altındadır. Geleneksel konut dokusu başta olmak üzere tüm kültür varlıklarının bozulmasına neden olan insan kaynaklı tehlikeler; bakımsızlık, terk edilme ve hatalı müdahalelerdir. Bitlis kent merkezindeki kültür varlıklarının deprem, su baskını, ağır kış koşulları ve benzeri risklere karşı düzenli olarak bakımının yapılması, sürekli izlenerek gerektiğinde sağlamlaştırmanın yapılması, hasarlar büyümeden giderilmesi gerekmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Geleneksel Kent Dokularının Korunmasında, Koruma Amaçlı İmar Planlarının Öneminin Bitlis Örneğinde İrdelenmesi
    (2021) Özdemir, Ömer Faruk; Eriçok, Ayşegül Keleş; Küçükatalay, Ece
    Bitlis kenti doğu ile batıyı birbirine bağlayan eski ticaret yolları üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle geçmişte ticaret ve konaklama merkezi işlevine sahip olmuştur. Tarihsel süreçte farklı uygarlıkların egemenliği altında gelişen kentte farklı dönemlere ait kültürel ve mimari izler yer almaktadır. Bitlis’in kent dokusunun oluşumunda etkili olan doğal eşikler aynı zamanda planlamayı da yönlendiren en önemli unsurdur. Kent, doğal eşikler nedeniyle vadi ve ulaşım aksları boyunca doğrusal gelişim göstermiştir. Bitlis’in geleneksel dokusu tarihi cami, medrese, han ve hamam gibi yapıların yanı sıra çok sayıda sivil mimarlık örneği evlerden oluşmaktadır. Düz damlı yapıların oluşturduğu doku bölgeye özgü bir yapılaşma ortaya çıkarmaktadır. Kent geleneksel dokunun izlerini günümüzde de taşımaktadır. Bu çalışmada koruma amaçlı imar planlarının geleneksel kent dokularının korunmasındaki rolü, Bitlis kenti özelinde irdelenmiştir. Bu süreçte her ne kadar 1998 yılında onaylanmış koruma amaçlı imar planı olsa da çoğu sivil mimarlık örneklerinden oluşan geleneksel doku korunamamıştır. Geleneksel dokunun korunamama nedenleri ise üç temel başlık altında karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, yönetimlerin planları uygulamaktaki isteksizlikleri, ikincisi ekonomik yetersizlikler, üçüncüsü ise mülkiyet sahiplerinin koruma konusundaki bilinçsizliği ve farkında olmayışıdır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Bitlis Kent Merkezinde Geleneksel Konut Dokusunun Korunma Sorunları
    (2022) Eriçok, Ayşegül Keleş
    Bitlis ili Doğu Anadolu Bölgesinde, Bitlis Deresi’nin oluşturduğu doğal bir geçit üzerinde yer almak tadır. Eski çağlardan itibaren ticaret yollarını kontrol etmesi nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Düzgün kesme taştan ve üstü düz toprak damlı inşa edilen Bitlis evleri, özgün bir mimari anla yışa sahiptir. Kentin dokusu topografik yapının etkisiyle organik şekilde gelişmiştir. Evler birbirle rinin manzarasını kapatmayacak şekilde yapılmışlardır. Süreç içerisinde geleneksel dokuya uygun olmayan müdahaleler kent dokusunun bozulmasına neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı Bitlis kent merkezinde geleneksel dokuyu oluşturan sivil mimarlık örneği yapıların korunma sorunlarını tespit etmek, koruma ve yeniden kullanım önerileri geliştirmektir. Çalışmada 1998 yılında Bitlis kent merkezinin geleneksel dokusunun korunması amacıyla yapılan koruma amaçlı imar planı analizleriyle tespit edilen durum ile günümüzdeki durum karşılaştırılmış, geleneksel dokunun koruma sorunları tespit edilmiştir. Koruma sorunlarının temelinde kullanıcıların çeşitli nedenlerle yapılara olumsuz müdahalelerinin olması, ekonomik yetersizlikler, bilinçsizlik ve karar vericilerin zamanında önlem almaması olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, geleneksel dokunun korunmasına yönelik koruma ve yeniden kullanım önerileri geliştirilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Doctoral Thesis
    Urartu Settlement Archeology in Eastern Anatolia Region
    (2024) Demirtaş, Dilara; Çavuşoğlu, Rafet; Eriçok, Ayşegül Keleş
    Ünlü coğrafyacı Yi-Fu Tuan'ın da belirttiği gibi 'Coğrafya, insanın evrenle olan ilişkisini anlamasının anahtarıdır'. Türkiye'nin 7 bölgesi arasında en zorlu coğrafyaya sahip olan Doğu Anadolu topraklarında ilk politik güç olan Urartular varlıklarını MÖ 9-7. yy arasında sürdürmüştür. Birbirinden yüksek dağ silsileleri ile ayrılan bu engebeli coğrafyada kalıcı olabilmenin anahtarı coğrafyaya hükmedebilmekten geçmektedir. Bunu oldukça iyi başaran Urartu Krallığı, gerisinde ünik mimari eserlerin yanı sıra kendilerine özgü çok sayıda materyal, kültür kalıntısı bırakmıştır. Bölgenin coğrafyasının getirisi olarak özellikle taşların mimaride akılcı sistemlerle kullanılması sonucu depreme dayanıklı yapılan kaleler, kentler ve yerleşim birimleri bizlere Urartu Krallığı'nın doğaya bakış açısı ile ilgili de ipuçları vermektedir. Şimdiye kadar Urartu Krallığı ile ilgili yapılan çalışmaların pek çoğu bu önemli mimari eserlerin gerek hammadde kullanımı gerekse inşa teknikleri açısından değerlendirilmesinin yapılması ile ilgili olmuştur. Bu mimari kalıntılar genellikle büyüklükleri, kullanım amaçları ve konumlarına göre eyalet merkezleri, yerel yönetim merkezleri, garnizonlar ve/veya geçici kalıcı konutlar olarak değerlendirilmiştir. Az sayıda çalışma ise bu kalıntıların coğrafya ile ilişkisini irdeleyerek aktarmıştır. Hâlbuki Urartu Krallığı bölgenin ilk politik gücü olarak tarih sahnesine çıkışından itibaren bir devlet politikası olarak geliştirdiği iskân uygulamalarında coğrafyayı dikkate almıştır. Kalelerin konumlarını, bu kaleler ile birlikte planlanan aşağı kentleri, tarım ve hayvancılık için uygun ortamları ve bu uygun ortamı sağlayacak sulama sistemlerini bir bütün olarak coğrafyanın imkanlarına göre planlamış, eksik yönlerinin ıslahını sağlamıştır. Krallık; varlık gösterdiği 250 yıllık süreçte Doğu Anadolu topraklarında şimdiye kadar yapılan kazılar, yüzey araştırmaları ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulları tarafından tescillenen üç yüzü aşkın kale, iki yüze yakın höyük, yüz kadar da düz yerleşim alanı bırakmıştır. Bu yerleşim birimleri ile ilişkili olarak seksen dokuz sulama sistemi ve çok sayıda maden-taş ocakları ile bütüncül bir iskân sistemi oluşturdukları görülmektedir. Bizi bu çalışmanın gerçekleştirilmesine iten de bu bütüncül iskân politikasının coğrafya ile olan ilişkini tüme varım yöntemi ile irdelemek olmuştur. Çalışmada amaç, Urartu Krallığı'nın yaşadığı coğrafyayla olan ilişkisi ve bu ilişkinin yerleşim birimlerine olan yansımalarının yeniden canlandırılmasını gerçekleştirebilmektedir. Bu ilişkinin ortaya koyulabilmesi için Coğrafi Bilgi Sistemleri alt yapısından destek alınmıştır. Çalışma, Coğrafi Bilgi Sistemleri yardımı ile gerçekleştirilen çeşitli analizler sayesinde coğrafya ile yerleşim birimleri arasındaki bağlantıyı ortaya koymaya yardımcı olmuştur. Bu sayede Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Urartu yerleşimleri kuruldukları coğrafyanın jeolojik, iklimsel özellikleri; su kaynakları ve yol ağlarına yakınlık; hammadde kaynaklarına erişilebilirlik gibi kriterlere göre irdelenmiştir. ArcGIS programında hazırlanan haritalar ile desteklenen çalışmada Urartu Krallığı'na ait şimdiye kadar tespiti sağlanan tüm yerleşim birimleri bir bütün halinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda ise yerleşimlerin kullanım amaçları, gerekçeleri ile bilim dünyasına aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Urartu Krallığı, Yerleşim Arkeolojisi, Kentsel Arkeoloji, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Urartu mimarisi. Sayfa Sayısı: xxiv+500 Tez Danışmanı: Prof. Dr. Rafet ÇAVUŞOĞLU, 2. Danışman: Doç. Dr. Ayşegül KELEŞ ERİÇOK
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Küreselleşme Bağlamında Van’ın Kent Turizmi Olanaklarının Değerlendirilmesi
    (2019) Eriçok, Ayşegül Keleş
    Tarihsel süreçte kentler sürekli bir değişim ve dönüşüm geçirmiştir. Tarihöncesi çağlardan günümüze kadar insanların yaşam biçimleri, üretim ve tüketimilişkileri kentlerin değişimini etkilemiştir. 18. yüzyılda sanayi devrimi sonrasındakentler ticaret merkezleri olmuştur. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiylebirlikte Dünyada üretim-tüketim biçimleri ve uluslararası sermaye akışı değişmiştir. Bunun sonucunda da kentler daha çok önem kazanmıştır. Küreselleşme ilebirlikte çeşitli alanlarda ortaya çıkan değişimler turizm sektörüne de etki etmiştir.Deniz-kum-güneş temalı klasik turizm anlayışının dışında; kent turizmi, kültürturizmi, kırsal turizm, eko turizm, dağ turizmi, gastronomi turizmi gibi alternatif turizm biçimlerine ilgi artmıştır. Kent turizmi Van’ın ekonomisini geliştirmekiçin oldukça önemli bir fırsattır. Bu çalışma, küreselleşme sürecinde Van’ın kentturizmi olanaklarını ortaya koymayı, bunun için de sahip olduğu doğal ve tarihideğerlerin korunması gerektiğine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bunu yapabilmek için öncelikle kentlerin değişen rolü küreselleşme bağlamında irdelendiktensonra kent ve turizm ilişkisi değerlendirilmiştir. Son olarak da Van’ın kentsel gelişimi irdelenmiş ve kent turizmi olanakları tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında,Van’ın günümüze kadar gelen tarihsel gelişim sürecinin irdelenmesi, yerele özgüdeğerlerin tespit edilmesi açısından önemli ve gereklidir.
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback