'Altamāsukü'n-Naṣṣiyyu Fī Almacmūʿāti'l-Qaṣṣiyyati Lisanaʾi'ş-Şaʿlān'

dc.contributor.advisor Çınar, Mehmet Şirin
dc.contributor.author Aljumaılı, Nabaa Hasan Ali
dc.date.accessioned 2026-03-01T13:39:52Z
dc.date.available 2026-03-01T13:39:52Z
dc.date.issued 2025
dc.description.abstract Metinsel ittisak/tutarlılık olgusu, metinlere ilişkin bilimsel yaklaşımları, metin yapısına dair tutumları ve metni biçimsel olarak tutarlı kılan unsurları farklı biçimlerde ele alan bir kavramdır. Çünkü metinler, yazarın yaratıcı satırlar aracılığıyla dile getirmek istediği amaca hizmet eden, dilsel ve anlamsal unsurların birbirine bağlı ağından oluşur. Yazar, bu unsurları belirli bir düşünsel bakış açısıyla örer; ancak bu bakış açısının gerçekleşemesi, dilbilimciler tarafından sınıflandırılan ve ayrıntılı biçimde incelenen metinsel ittisak/tutarlılık olgusunun ölçütlerine bağlıdır. Bu ölçütler, metnin anlam düzlemini ve yaratıcı hayal gücünün ortaya koyduğu sanatsal bütünlüğü belirlemede temel hareket noktasını teşkil eder. Dolayısıyla da hem klasik hem de modern dönemde araştırmacıların ilgisini çeken bir konu olmuştur. Her ne kadar metin dilbilimi günümüzde modern dilbilimin alt disiplinlerinden biri olarak kabul edilse de bu alanın kökleri aslında on beş asır öncesine, özellikle Arap dil bilginlerine ve bu çerçevede el-Câhız'a (ö. 255/868) kadar uzanmaktadır. el-Câhız'ın eserleri, modern birçok bilim dalının temellerine işaret eden ansiklopedik bir mahiyet taşımaktadır. Bununla birlikte, klasik dönem belagat âlimleri, eleştirmenler ve müfessirler tarafından gerçekleştirilen metin incelemelerine ilişkin çalışmalar, pek çok metin çözümleme ve metinsel analiz kavramının işlevsel bir çerçeveye kavuşmasına zemin hazırlamıştır. Zira belagatçilerin ve edebî eleştirmenlerin analiz ettiği metinler ile tefsir ve Kur'an ilimleri alanında çalışan âlimlerin yorumladığı Kur'ânî metinler, hem klasik dönem araştırmalarının hem de erken söylem çözümlemelerinin temel malzemesini teşkil etmiştir. Bu durum, metinlerin biçimsel bağdaşıklığına ilişkin araştırmaların, bizi eski eleştiri geleneğinde sıkça tartışılan anlam ve yapı (meʿnâ ve mebnâ) ilişkisine götürdüğünü göstermektedir. Ayrıca modern Arap dilbiliminin ortaya koyduğu yapısal ve metinsel çözümlemeler de bu köklü gelenek üzerine inşa edilmiştir. Zira metin, sözdizimsel, biçimbilimsel, sesbilimsel, sözcüksel ve anlamsal düzeylerin bütüncül şekilde etkileşimiyle oluşan dilsel bir yapı arz etmektedir. 'Metin' terimi, özellikle metin bilimi, metin dilbilimi ve metin dilbilgisi gibi alanların ortaya çıkışıyla birlikte modern dilbilim çalışmalarında özel bir önem kazanmıştır. Metinsellik alanında çalışan araştırmacılar arasında kavramın tanımına ilişkin belirgin görüş ayrılıkları meydana gelmiş ve farklı yönelimler ve kuramsal yaklaşımlar neticesinde terim, çeşitli anlam boyutlarıyla ele alınmıştır. Bununla birlikte, metin genel anlamıyla çözümleme süreçlerine ve bağdaşıklık ile tutarlılık ilişkilerinin ortaya konulmasına imkân sağlayan düzenli bir yapı olarak değerlendirilebilir. Bu yaklaşım, dilsel çözümlemelerde parçacı bakış açısından bütüncül bakış açısına geçişin; başka bir ifadeyle, tümce merkezli analizden metin merkezli inceleme anlayışına yönelişin temelini teşkil etmiştir. Uzun süre boyunca dilbilimcilerin ve nahivcilerin ilgisi, çözümlemeye elverişli en büyük birim olarak görülen tümce üzerinde yoğunlaşmıştır. Ancak dilbilimsel düşünce, 1960'lı yılların sonlarına doğru bu anlayıştan uzaklaşmaya başlamış; dilsel incelemelerin tümceyi aşan daha geniş ve işlevsel bir düzlemde yürütülmesi gerektiğine yönelik çağrıların artmasıyla birlikte metin dilbilimi yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Bu yeni yaklaşım, farklı yönelimleri ve kuramsal temelleriyle birlikte, metinleri ve söylemleri belirli kurallar, ilkeler ve yöntemler doğrultusunda betimleme ve çözümleme amacını taşımaktadır. Salah Fadl'a göre metin dilbilgisi, metnin yapısını ve onun birimleri arasındaki iç düzeni ifade eden bir kavramdır. Bu yapı, küçük ölçekli unsurlardan daha geniş yapılara kadar farklı düzlemlerde gözlemlenebilen soyut bir örgütlenme biçimini temsil eder ve nihayetinde metni, kendi başına varlık kazanan bütüncül bir yapı olarak ele alır. Batı'da metinsel tutarlılık ve ittisak kuramları açısından en önemli katkılardan biri, Salah Fadl'ın Belâgatü'l-Hitâb ve ʿİlmü'n-Nass adlı eserinde de vurguladığı üzere, Robert de Beaugrande'ın ortaya koyduğu yaklaşımdır. De Beaugrande, metinsel bağdaşıklığı ve tutarlılığı belirleyen yedi temel ölçüt ortaya koymuştur: bağlama, bütünleşme, niyetlilik, kabul edilebilirlik, durumsallık, bilgilendiricilik ve metinlerarasılık. Mezkûr bu ölçütler, bu tezde Senâ Şaʿlân'ın öykü metinlerinde biçimsel tutarlılık ölçütlerinin incelenmesine odaklanan araştırmamızın kuramsal temelini oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, söz konusu metinlerde metinsel bağdaşıklığın hangi yöntemlerle kurulduğunu ve bu bağdaşıklığın metnin iletisi ve sanatsal işleviyle nasıl bütünleştiğini ortaya koymaktır. Metin dilbiliminin temel konusu, dilsel metni betimleyici ve çözümleyici bir bakış açısıyla inceleyerek onun ittisak/tutarlılık ve düzenlilik çerçevesinde yapı kazanmasını sağlamaya dayanır. Bu yaklaşım, aynı zamanda araştırmacının çalışmasında izlediği yöntemin zeminini oluşturmaktadır. Dilsel bir metnin dilbilimsel açıdan incelenebilmesi, metni kendi içinde tutarlı, bütüncül ve bağımsız bir yapı hâline getiren birtakım dilsel araçların varlığını da zorunlu kılar. Söz konusu araçlar metin içi ittisak/tutarlılık, bütünleşme ve edimsel boyut biçiminde somutlaşmakta; her biri metnin örgüsünü belirleyen ve bütünlüğünü tesis eden çeşitli mekanizmaları içermektedir. Bu doğrultuda metin dilbilimi, metinlerin yapısını ve oluşum süreçlerini inceleyerek onların iletişimsel, toplumsal ve psikolojik ilişkilerini kuşatmayı amaçlayan kapsamlı bir bilim alanı addedilir. Bu metinsel mekanizmalar aracılığıyla Senâ Şaʿlân'ın öykülerine, metin dilbilimi çerçevesinde bir yaklaşım ortaya konulmaktadır. Söz konusu öykülerdeki dilbilimsel üslup özellikleri, metni bağımsız bir eksen haline getiren sözdizimsel ve sözvarlıksal ittisak/tutarlılık unsurlarıyla birlikte ele alınmakta ve bu bağlamda değerlendirilmektedir. İttisak/tutarlılık, metin parçaları arasındaki ilişkiyi güçlendiren ve anlamın alıcıya doğru ve eksiksiz biçimde iletilmesini sağlayan temel bir unsurdur. Bu kavram ve ona ilişkin araçlar, Halliday ve Ruqaiya Hasan tarafından 1976 yılında yayımlanan yayımlanan 'El-ittisak/tutarlılık fi el-luğati el-İnklîziyye' adlı eserde sistematik bir çerçevede ele alınmıştır. Ayrıca Van Dijk, De Beaugrande ve diğer araştırmacıların çalışmaları da bu alana önemli katkılar sunmuştur. İttisak/tutarlılık, anlam ile biçim arasındaki uyumu sağlayarak dilsel iletişimin amaçlarına uygun biçimde işleyen bütüncül yapıyı tesis eder. Her metin, kendi içinde bağımsız bir bütün olup yazarın düşüncelerini dilin kuralları, ilkeleri ve bağlamsal imkânları çerçevesinde ifade ettiği bir yapıdır. Bu kurallardan sapmalar, anlamın zedelenmesine veya düşünsel yönelimin bozulmasına sebebiyet verebilmektedir. Dolayısıyla metin, tüm unsurları arasında uyum ve bütünlük gerektiren bir yapı olarak değerlendirilmelidir.
dc.description.abstract After contemporary textual and linguistic studies focused for a period on the sentence in terms of its structure, syntax, and other levels, which they considered the largest linguistic unit, researchers discovered that the sentence was no longer sufficient for all matters of linguistic description. It was necessary to adopt a broader level of analysis, namely, 'the text.' Then the topic of 'textual cohesion' emerged, which has received considerable attention in textual studies and among text scholars, especially since it is based on linguistic and non-linguistic links. It achieves strong cohesion between textual parts through a set of tools, including formal consistency, which includes grammatical, lexical, and phonological issues, and semantic cohesion, which includes semantic contextual issues. Our study is titled 'Textual Cohesion in Sanaa Al-Shaalan's Short Story Collections.' This study explores the aesthetics of prose texts through short story collections, determining the extent of cohesion of these prose texts, and demonstrating the impact of both consistency and cohesion in shaping the writer's prose vision. The most important aspect of this study is revealing the aesthetics of prose narrative texts through Study and analyze them grammatically and semantically to arrive at the overall coherence of the short story collections by analyzing selected examples from them. Keywords: Coherence, consistency, harmony, Sanaa Al-Shaalan Number of pages: 243 Supervisor: Prof. Dr. Mehmet Şirin ÇINAR en_US
dc.identifier.uri https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=CtwiQkYvArAb95Ufpfs_vgQdjs1xL05iPzGpvrTIshXsJLZ9lNwn5ZaOwIBo_MwI
dc.identifier.uri https://hdl.handle.net/20.500.14720/30010
dc.language.iso ar
dc.subject Din
dc.subject Religion en_US
dc.title 'Altamāsukü'n-Naṣṣiyyu Fī Almacmūʿāti'l-Qaṣṣiyyati Lisanaʾi'ş-Şaʿlān'
dc.title Senâ Şa'lan'ın Öykülerine Metindilbilimsel Açıdan Bir Yaklaşım en_US
dc.type Doctoral Thesis en_US
dspace.entity.type Publication
gdc.description.department Sosyal Bilimler Enstitüsü / Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
gdc.description.endpage 237
gdc.identifier.yoktezid 989769

Files

Collections