Tasavvufun Teşekkül Döneminde Nîşâbur’dan Mekke’ye Bir Sûfînin Mânevî Seyri: Nasrâbâdî’nin Hayatı Ve Tasavvufî Portresi

Loading...
Publication Logo

Date

2025

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Abstract

Tasavvufun bireysel subjektif bir ilim olduğu düşünüldüğünde şahıs bazlı çalışmaların önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Özellikle tasavvufun teşekkül döneminde bazı muhitlerde yine bazı kavramlar çerçevesinde gelişen tasavvuf anlayışlarından söz edilmektedir. Tam da buradan hareketle tasavvufun teşekkül döneminin üzerine söz söylenmesi ve müstakil çalışmaların yapılması gereken merkezlerinden biri de Nîşâbur’dur. Bu muhit tasavvufun teşekkülünde genellikle melâmet ve fütüvvetle anılmış; günümüze kadar adları ulaşan ve çevresini etkileyen mühim sûfîler yetiştirmiştir. Bu sûfîlerden biri de Ebü’l-Kâsım en-Nasrâbâdî’dir. Onunla ilgili hem tasavvuf literatüründe hem de tarih, ensâb ve buldân kitaplarında bilgilere tesadüf edilmektedir. Nasrâbâdî melâmetiliğin üçüncü tabakasında zikredilmiştir. Öte yandan o hadis, siyer, tarih gibi ilimlerle ilgilenmiş ve özellikle hadis ilminde eser veren talebeler yetiştirmiştir. Çok fazla ilmî seyahatlerde bulunan Nasrâbâdî, dönemin önemli ilim merkezlerine gitmiş ve bu merkezlerdeki ileri gelen ilim erbâbıyla görüşmüştür. Nasrâbâdî tasavvufî olarak kendisinde hem Nîşâbur hem de Bağdat tasavvuf anlayışını birleştirmiştir. Onun tasavvuftaki şeyhi Ebû Bekir eş-Şiblî’dir. Bununla birlikte o Hallâc-ı Mansûr’un etkisinde kalmıştır. Bu etkinin tezâhürü olarak Nasrâbâdî halk tarafından yanlış anlaşılmış, darp edilmiş, hapsedilmiş ve yaşamış olduğu şehri terk etmek zorunda kalmıştır. Ayrıca onun mânevî terbiyesi altında yetiştiği üstadları arasında Cüneydiyye mektebinin önemli simalarının olduğu görülmektedir. Buna ilaveten tasavvufun teşekkülüyle tedvîni arasında köprü bir şahsiyet olan Nasrâbâdî mühim mürîdler yetiştirmiştir. Onun mürîdleri arasında Sülemî ve Ebû Ali ed-Dekkâk vardır. Sülemî’nin eserlerine bakıldığında Nasrâbâdî’nin tarihçi, muhaddis ve müfessir kimliğinin doğrudan etkisi açıkça görülmektedir. Bununla birlikte Nasrâbâdî Dekkâk aracılığıyla Kuşeyrî’ye de dolaylı olarak etki etmiştir. Horasan çevresinde yetişen ve tasavvufa dair eser veren müelliflerin eserlerinde Nasrâbâdî’den fazlaca nakilde bulunulması onun o muhitte ne denli ehemmiyetli bir sûfî olduğuna işarettir. Tanımladığı tasavvufî kavramlara bakıldığında onun üzerinde hallerin baskın olduğu görülür. Ayrıca semâya hususi olarak değer vermesi onda klasik bir melâmî eğilimin olmadığını ve şeyhi Şiblî’nin ve Bağdat tasavvuf anlayışının etkisini göstermektedir. Nasrâbâdî’nin tasavvuf anlayışının temelinde Kur’ân ve sünnet vardır. Öte yandan onun tasavvuf tanımında doğduğu şehrin tasavvufî etkisi görülmektedir. Bu yönüyle o tasavvufu tanımlarken aynı zamanda fütüvveti de tanımlamaktadır. Dolayısıyla Nasrâbâdî de keskin bir tasavvuf-fütüvvet ayrımı göze çarpmamakta; hatta bu iki kavramın birbirinin yerine kullanılabileceği izlenimi uyanmaktadır. Nasrâbâdî’nin tasavvuf anlayışında cezbe ve şathiye merkezî konumdadır. Ona göre cezbe sûfîyi mânevî olarak terakkî ettirmeye vesiledir. Bunun yanında onun şathiyeleri Baklî’nin Şerh-i Şathiyyat’ında müstakil bir başlıkla, Attâr’ın Tezkiretü’l-Evliyâ’sında onun hayatının anlatıldığı bölümde ele alınmıştır. Onun setr-tecellî, sahv-sekr, cem’-tefrika, mahv-isbat gibi hâllerle ilgili tanımlamaları bulunmaktadır. Bununla birlikte onun takvâ, zühd, şükür, zikir, ibadet, havf-recâ, firâset, şevk, tevekkül, rızâ, muhabbet, mârifet gibi makamlarla alakalı tanımlamalarının eserlerde yer alması bu yönüyle tasavvufun kitâbî bir ilim haline gelmesine dolaylı olarak katkıda bulunmuştur.

Description

Keywords

Tarih, Din Bilimi

WoS Q

N/A

Scopus Q

N/A

Source

Yakın Doğu Üniversitesi İslam Tetkikleri Merkezi Dergisi (Online)

Volume

11

Issue

2

Start Page

434

End Page

465