Usûl İlminde El-hâkim Meseleleri ve Siyâset-i Şeriyyeye Etkisi: İmâm El-cüveyni Örneği
Abstract
El-Hâkim (şer‘î hükmün kaynağı) meseleleri, İslâmî epistemolojide birçok açıdan önemli bir yere ve öneme sahiptir. el-Hâkim meseleleri kelâmî, usulî, fıkhî açıdan aynı zamanda hayatın çeşitli düzeylerinde ve alanlarında derin etkiler bırakması bakımından önemlidir. Ayrıca, çağdaş Müslüman aklının el-Hâkim meselelerini ele alışına bakıldığında, tartışmaların çoğunlukla İslam düşüncesi bağlamında ele alındığı ve bu konudaki tartışmaların odak noktasının anayasal hukuktaki egemenlik fikri açısından incelendiği görülmektedir. Bu araştırma, kelâmî kökleri ile fıkıh usûlü yönteminin, el-hâkim meselelerini anlamak için en iyi yöntem olduğu iddiasını taşımaktadır. Ayrıca, siyâset-i şeriyye mirasının, el-hâkim meselelerinin etkileri üzerinde durma ve yöntemsel olarak bu etkileri test etme açısından en iyi laboratuvar olduğu iddiasını taşımaktadır. İmamu’l-Haremeyn el-Cüveynî, farklı ilimlerde uzman olan bir alımdır. Kelâm, fıkıh usûlü, fıkıh ve siyaset-i şeriyyeyi ilimlerini mezceden birçok eser yazmıştır. Bununla beraber derin siyasi uzmanlığı ve Selçuklu veziri Nizamülmülk'ün nezdindeki konumu sayesinde Nizâmülmülk, kendisine ve öğrencilerine Selçuklu devletinin her yerinde imkanlar sağlamıştır. Bu gerçeklerden ve önceki varsayımlardan hareketle, bu araştırmanın önemli olduğunu söylemek gerekir. Mısırlı düşünür Seyyid Kutub'un savunduğu modernite iddiası ile el-hâkimin karşı karşıya kaldığı epistemolojik meydan okumalara ve şer‘i meselelerde sem‘e karşı aklın hakimiyetini iddia eden Mutezilî bazı alimlerin görüşleri dikkate alındığında araştırmanın önemi artmaktadır. Araştırmanın genel amacı, el-hâkim mefhumu ve boyutlarını fıkıh usûlü açısından ortaya çıkarılması ve bu kavramın siyaset-i şer‘iyye alanındaki etkisinin ortaya konmasıdır. Konu ele alınırken Eşârî kelâmımın, mütekellimin yöntemini fıkıh usûlü yazımının bir öncüsü olan; siyasî hakikatleri ve hükümleri tespitinde fıkıh usûlü ilmini kullanan siyaset-i şeriyye uzmanı Cüveynî‘nin el-hâkime yönelik yaklaşımını merkeze alınacaktır. Araştırmacı betimleme, analiz ve tümevarım yöntemlerini kullanmıştır. Hüsün ve Kubuha inanan Mutezile de dahil olmak üzere tüm Müslümanlar arasında, hakikat olarak mutlak hâkimin Yüce Allah olduğu konusunda hiçbir ihtilafın olmadığı, aralarındaki ihtilafın, dini hükümlerin nüzulünden önceki dönem için söz konusu olduğu ve Cenab-ı Hakk'ın hükmünü bilmenin gerekli olduğu ve çağdaş Batı siyaset felsefeleri ve teorilerinin benimsediğinin aksine onun hükmünden kopmanın mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Description
Keywords
WoS Q
N/A
Scopus Q
N/A
Source
Dergiabant
Volume
12
Issue
2
Start Page
711
End Page
731

