Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Browse GCRIS
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Erdemci, Cemalettin"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 5 of 5
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Kelamî Açıdan Dünya Hayatının Degeri
    (2013) Ercik, Hamdullah; Erdemci, Cemalettin
    Allah-âlem ilişkisi kapsamında yapılan araştırmada, dünyanın şahid âlem denilen duyular âlemini ifade ettiği ve eşyanın hakikatlerine ilişkin bilgileri sunduğu kanısına varılmaktadır. Burada dünya, bir taraftan eşyanın genel geçer prensiplerini verirken diğer taraftan aşkın bir alana ilintilenmiş olarak işaretler âlemine dönüşmektedir. Allah?ın varlığının tasavvur ve tasdik edildiği zemini ifade etmesinin yanında Âhiret hayatının yaşanılan ana yakın kısmı olarak hayatın diğer bileşeni olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak eşyanın ibahasına aykırı olarak ?arzu? ve ?kaygı?ların, düşünen insanın karakteri üzerinde etkiler yaptığı, böylece doğrusal zamanın kısmi bölünmelere uğradığı ve bunun neticesinde varlık, değer ve bilgi alanında bir parçalanma yaşandığı tespit edilmektedir. Bu parçalanmanın görünen âleme indirgenen yüzü olarak sekülerleşme ve onun aşkın alana yansıması olarak ruhçuluğun insanın dünyevi hayatıyla ilgili sorunlarını çözemediği sonucu olgusal yönleriyle tespit edilmektedir. Böylece her iki uç dünyevileşme eğilimi arasında dengeli bir yolu bulma arayışları, ekseninde insan olan İslam?ın dünyevileşme projesini önemli kılmaktadır. Kur?ân?ın, inanç ve vahiy karakterleri etrafında dünyevileşme sahaları keşfedilmeye çalışıldığında dünya hayatının Âhiret'in kazanılmasında bir zaman kesiti olduğu ancak bunun dünyanın değersizliğine yorumlanmayacağı sonucuna varılmaktadır. Cezalandırmanın bireysel ve sosyal yönlerinin olması dünya hayatının, insanın ahlak ve riyazetteki gelişmesine paralel olarak değiştiğini göstermektedir. Burada, İslam?ın dünyaya bakışının proaktif olduğu görülmektedir. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışırken yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışmayı salık vermektedir. Dünya hayatında çalışmayı tavsiye ederken öncelemeyi; Âhiret hayatı için çalışmayı tavsiye ederken de önemsemeyi vurgulamaktadır. Bu ilahi denge, dünya hayatını, ahretin sorgusu altında yaşamayı zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda Âhiret düşüncesinin aynı zamanda bir otokontrol sistemi olduğu, burada insanın, günü birlik olarak bu muhtevayı yakalaması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    The Epistemologic Value of Report (Khabar) in Kalam
    (Dinbilimleri Akad Arastirma Merkezi, 2006) Erdemci, Cemalettin
    Being a means of acquiring knowledge, report (khabar) has been the subject of various disciplines such as history, logic and hadith. Kalam also regarded report as a means of knowledge and criticized such sects as Berahima and Sumania, which do not count with report as the source of knowledge. Mutakallimun used report in proving the truth of earlier prophets and their miracles and the Prophet Muhammad's. They also disputed with Jewish and Christian theologians over this issue. The present-day studies tend to ignore the roles played by role in demonstrating the earlier prophets and their miracles and take it in a quite limited sense. This study intends to elaborate on the epistemologic value of report in demonstrating the earlier prophets and their miracles.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    İbn Sellam El-ibadi ve İtikadi Görüşleri
    (1996) Erdemci, Cemalettin; Macit, Nadim
    This study deals with the Khâridjî scholar and historian İbn Sallâm b. Amr al-İbâdî lived in İbâdî founded Rustamid State in Nort Afrika in 3 ri centry of hicrah and his the olagical views. İbn Sallâm's book entitled 'Kitâb fih Bad al-islâm wa Şharâi 'al-Din' which is one of the earliest works written by İbâdians that arrived us, makes him important for us. His book not only covers history of early islamic age, but also give us İbadian point of view The study aims to find views of İbâdiyyah by examining its falower's work written at very age. This is important in two aspects. First, the views of İbâdiyyah can be clerified by applying an earlier study. Second, by this study, the information about İbâdiyyah in the sources of history of islamic sects can be verified. Ruming in such a context, this study consists of an introduction chapter and three major chapter. In the introduction chapter the sources of study is analysed. In the first chapter a short reviw of history and origins of sects to gether with their reasons is given and specifically the Khârijîs and their subsects are examined. In the first part of second chapter, information about İbn Sallâm's life and personality is given, where as in the second part of this chapter, to understand the environment in which İbn sâllam lived, political, economical and idealogical aspects of Rustamid State is analysed. Finally, in the third chapter while İbn Sallâm 's theological views are being studied, they are also compared whit the opinions of the othersects and that of subsects of Khârijîtes.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Zamakhshari's Views of Kalam in the Context of His Work Al-Minhaj Fi Usul Al-Din
    (2012) Kaplan, M. Ragıp; Erdemci, Cemalettin
    Hicri II. Asrın başlarında ortaya çıkan, inanca ilişkin yaklaşımlarında aklî tefekkürü ön planda tutan Mutezile, `İslam inanç esaslarını tespit etme ve İslam inancına yöneltilen eleştiri ve itirazları kesin delillerle ortadan kaldırma' misyonunu üstlenen Kelam ilminin ilk temsilcileridir. Mihne sürecine kadar oluşumunu ve sisitemleşmesini tamamlayan Mutezile Mihne olayından sonra Mütevekkil'in kendilerine tavır almasıyla gerilemiş ve eskisi kadar güçlü âlimler yetiştirememiştir.Zemahşeri, Mutezilenin mihne olayından sonra yetiştirdiği en güçlü âlimlerden biridir. O, müfessir ve dilci kimliğinin yanında güçlü bir kelâm âlimidir. Zemahşeri hayatı boyunca Mutezilenin dâisi ve savunucusu olmuş, i'tizal düşüncesine yöneltilen eleştirilere cevap vermiştir.Zemahşeri, kelâmi görüşlerini başta meşhur tefsiri el-Keşşaf olmak üzere birçok farklı eserinde yeri geldikçe dile getirmiştir. Fakat onun kelâma ilişkin görüşlerini bir bütün olarak ele aldığı eseri el-Minhac fi usuli'd-Din'dir.Zemahşeri, bu eserinde imamet meselesi hariç kelâmın tüm konularını ele almış; son derece veciz bir üslupla elli küsur farklı konuyu işlemiştir. Eserinde Mutezilî âkideyi güçlü bir şekilde savunan Zemahşeri, bu savunmayı hem İslâm düşüncesi içerisinde yer alan farklı mezheplere, hem de İslam inancına yönelik eleştirilerde bulunan İslam dışı dini inanç ve fikirlere karşı yapmıştır. Zemahşeri bu eserinde kelâmi meseleleri işlerken hem âkli hem de sem'i delilleri kullanmıştır. O, kelâmi konular ile ilgili görüşlerini ifade ederken yeri geldikçe kendinden önceki mutezili imamların görüşlerine de müracaat etmektedir. Ağırlıklı olarak Basra mutezile ekolünün etkisinde kaldığı anlaşılan Zemahşerinin, yeri geldikçe Bağdat mutezilesi imamlarının da görüşlerine başvurduğu görülmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Imâm Al Harameyn Ebu Al Meali Juwayni's Changing Concepts of Kalam Utterance
    (2014) Sancar, Muhammed Mustafa; Erdemci, Cemalettin
    İmamu'l Haremeyn Cüveynî, Müslüman zihninin inşasında önemli bir yere sahip olan kelâm ilmine, ortaya koyduğu değerli eserlerle çok büyük katkılar sağlamıştır. İmam Cüveynî, ilmi kişiliği, özgün düşünce yapısı ve meselelere farklı perspektiflerden bakabilme yeteneğiyle adından sıkça söz ettirmiştir. Çalışmada ilmi otoritesini kabul ettirmiş ve İmamu'l Haremeyn ünvanına layık görülmüş, büyük İslam âlimi İmamu'l Haremeyn Ebu'l Me'ali Cüveynî'nin değişim geçirdiği kelâmî görüşleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde İmam Cüveynî'nin hayatı, eserleri, kelâm ilmindeki yeri, eserlerinin kronolojik sıralaması ve metodu'nun belli başlı özellikleri izah edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde ise, İmam Cüveynî'nin değişim geçirdiği kelâmî görüşleri olan; akli istidlal yöntemleri, haberî sıfatların te'vili, Ahval teorisi, insan fiilleri, teklif-i ma la yutak, akıl, Kur'an'ın i'cazı, istirsal konuları ve fikirsel dönüşüm yaşamasına sebep olan faktörler ortaya konulmaya çalışılmıştır. İmamu'l Harameyn Cüveynî, ilk görüşlerini serdettiği ''eş-Şâmil'' ve ''el-İrşâd'' adlı eserlerinde ulûhiyet, sıfatlar ve ru'yetullah'ın ispatı gibi konularda akli istidlal yöntemlerini kullanmıştır. Ancak daha sonra yazdığı ''Burhân'' adlı eserinde ise akli istidlal yöntemlerinin sağlıklı olmadığını öne sürerek bu yöntemleri eleştiriye tabi tutmuş ve reddetmiştir. Cüveynî, eş-Şâmil, el-İrşâd ve Luma' adlı eserlerinde haberi sıfatların te'vilinin gerekliliğini savunurken daha sonra kaleme aldığı Akîdetu'n-Nizâmiyye adlı eserinde ateşli savunucusu olduğu haberi sıfatların te'vilinin gerekliliği görüşünden vazgeçerek selef'in metodunu benimsemiştir. Cüveynî, eş-Şâmil ve el-İrşâd adlı eserlerinde zat-sıfat ilişkisinden doğan birtakım problemleri Ahval teorsiyle çözmeye çalışmış, ancak daha sonra kaleme aldığı Burhân adlı eserinde Ahval teorisini üzerine bina ettiği nedensellik ilkesi ve el-istidlal bi'ş-şâhid ale'l ğâib yöntemini reddederek Ahval teorisi görüşünden vazgeçmiştir. İmam Cüveynî, insan fiilleri meselesinde ilk görüşlerinde geleneksel Eş'ârî çizgisinden ayrılmayarak insan iradesinin fiillerine etkide bulunmadığını, insanın etkin bir kudretinin olmadığını savunmuştur. Ancak daha sonra kaleme aldığı eserlerinde İnsan iradesinin fiillerine etkide bulunduğunu ve etkin kudret anlayışını savunarak önceki görüşlerinden vazgeçmiş ve geleneksel Eş'ârî çizgisinden ayrılmıştır. İlk eserlerinde teklifî ma la yutâk'ın caiz olduğunu dile getiren Cüveynî, daha sonra kaleme aldığı Burhân adlı eserinde teklifî ma la yutâk'ın şeriata aykırı düşeceğinden caiz olmadığını ifade etmiştir. el-İrşâd adlı eserinde Bakıllanî'nin akıl tarifini uygun bulan Cüveynî, daha sonra yazdığı Burhan adlı eserinde Bakıllanî'nin akıl tarifini yanlışlayıp Haris el-Muhasibinin akıl tarifinin en uygun akıl tarifi olduğunu vurgulamıştır. Kur'an'ın belagat, nazım ve üslup bakımından mu'ciz olduğunu savunan Cüveynî, daha sonra kaleme aldığı Akidetu'n-Nizamiyye adlı eserinde bu görüşünden vazgeçerek sarfe görüşüne meyletmiştir. Allah'ın ezeli ilminin taalluku ile ilgili görüşler sarfeden Cüveynî, önceki eserlerinde Allahın ezeli ilminin ğayrî mutenahilere tafsili bir şekilde taalluk edeceğini öne sürmüş, ancak daha sonra yazdığı Burhan adlı eserinde Allah'ın ezeli ilminin ğayrî mutenahilere tafsili değil de İstirsalî yani bil-cümle taalluk edeceğini savunarak önceki görüşünü değiştirmiştir. Çalışma neticesinde İmam Cüveynî'nin fikirsel dönüşüm yaşamasının iki temel sebebi olduğu kanaatine varılmıştır. Bunlardan birincisi onun belli bir dönem siyasi ve psikolojik baskı altında kalması sebebiyle muhaliflerinin görüşlerine tepki olarak cebri bir tutum sergilemesi ve daha sonra fikirlerini etkileyen siyasi ve psikolojik baskıların azalması neticesinde fikirlerini rahat bir ortamda tekrar ele almasıdır. İkincisi ise eserlerinde de görüldüğü üzere uzun bir süre Bakıllanî'nin etkisinde kalarak geleneksel Eş'ârî çizgisine bağlı kalması ve daha sonra Bakıllanî'nin etkisinden kurtularak farklı perspektiften meseleleri ele almasıdır.
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback