Browsing by Author "Büberkökü, Önder"
Now showing 1 - 20 of 25
- Results Per Page
- Sort Options
Article Bazı Gelişen Piyasa Ekonomilerinde\rgarantisiz (Uncovered) Faiz Oranı\rparitesinin Geçerliliğinin İncelenmesi(2019) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada Türkiye, Güney Afrika, Meksika, Kolombiya ve\rEndonezya’dan oluşan beş adet gelişen piyasa ekonomisinde garantisiz faiz\roranı paritesinin geçerliliği incelenmiştir. Çalışmada, bu amaçla geleneksel\rmodelle ülke risk primlerinin durağanlık analizlerine yer verilmiştir.\rGeleneksel model sonuçları garantisiz faiz oranı paritesinin inceleme\rkapsamındaki ülkelerin hiçbirinde geçerli olmadığı sonucuna işaret\retmektedir. Ülke risk primlerinin durağanlık analizine dayalı sonuçları ise\rgarantisiz faiz oranı paritesinin inceleme kapsamındaki ülkelerin tamamı\riçin geçerli olabileceğini göstermektedir. Bu bulgu da garantisiz faiz oranı\rparitesinin geçerliliğinin incelenmesinde alternatif modellerin önemli\rolabileceği anlamına gelmektedir.Article Küresel Finans Krizinin Mevduat Bankalarının Sistematik Risk Düzeyi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: AR(P)-DCCFIGARCH (P,d, Q) ve Asimetrik AR(P)-DBEKK-GARCH (P,q) Modellerine Dayalı Bir Analiz(2018) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada çoklu student t dağılım varsayımı altında AR(p)-DCC-FIGARCH (p,d,q)ve asimetrik AR(p)-DBEKK-GARCH (p,q) modelleri kullanılarak 2007-2008 küreselfinans krizinin 9 mevduat bankasının zamanla değişen sistematik risk düzeyi üzerindekietkisi incelenmiştir. Bulgular, özellikle büyük ölçekli bankalardan 2 tanesinin sistematikrisk düzeyinin küresel kriz dönemi ile birlikte belirgin bir şeklide arttığına işaretetmektedir. İki küçük ve orta ölçekli bankanın da sistematik risk düzeyinin kriz dönemindebelirgin bir şekilde arttığı belirlenmiştir. Ayrıca, tüm bankaların sistematik risk düzeylerineuygulanan tek yapısal kırılmalı birim kök testi sonuçları bankaların sistematik riskdüzeylerinin düzey değerlerinde durağan olduğuna işaret etmektedir.Article Ekstrem Değerler Teorisi ve Monte Carlo Simülasyonu: Gelişen Ülke Döviz Kurları Üzerine Bir Uygulama(2018) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada Brezilya, Meksika, G. Kore, Tayvan, Hindistan, Tayland, Türkiye ve G. Afrika’dan oluşan 8 gelişenülkenin para birimlerinin ekstrem finansal koşulların söz konusu olması durumunda maruz kalabileceği maksimumkayıp tutarları hesaplanmıştır. Hesaplamalarda ekstrem değerler teorisinden (Extreme value theory) yararlanılmış vefarklı döviz pozisyonlarını dikkate almak amacıyla hem aşağı hem de yukarı yönlü piyasa riski (downside and upsidemarket risk) üzerinde durulmuştur. Çalışmada finansal risk yönetimi açısından bir diğer önemli gösterge olanbeklenen kayıp tutarları (Expected Shortfall, ES) da hesaplanmıştır. Çalışma bulguları ilgili ülkelerin dövizpiyasalarında ekstrem durumların gerçekleşmesi durumunda hem kısa hem de uzun pozisyonlar için en yüksek kayıptutarlarının sırasıyla Brezilya Reali ve G.Afrika Randı; en düşük kayıp tutarlarının ise Yeni Tayvan Doları, TaylandBahtı ve Hindistan Rupisinde gerçekleşebileceğini göstermektedir. ES değerlerinin de benzer bulgulara işaret ettiğigörülmüştür. Çalışmada, normal piyasa koşullarındaki kayıp tutarlarını temsilen Monte Carlo simülasyonuna dayalıfinansal risk analizlerine de yer verilmiştir.Article Borsa Yatırım Fonlarına Dayalı Statik ve Dinamik Portföy Optimizasyon Analizleri(2021) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada ABD S&P500 endeksinde yer alan ve 9 farklı sektörü esas alan borsa yatırım fonları (Exchange-traded funds, ETFs) dikkate alınarak Markowitz (1952) ortalama-varyans yöntemi ile bu yönteme alternatif teşkil eden koşullu riske maruz değer yöntemi, risk paritesi yöntemi ve Kelly kriterinin portföy optimizasyon performansları statik ve dinamik optimizasyon yaklaşımları kullanılarak karşılaştırılmıştır. Analizler öncelikle incelenen dönem için tek bir optimal portföy üreten statik optimizasyon yaklaşımı ile yapılmıştır. Ardından analizler aylık bazda güncellenen veri setine bağlı olarak her ay için farklı optimal portföyler üreten dinamik optimizasyon yöntemi ile yapılmıştır. Optimal portföylerin performanslarının karşılaştırılmasında Jensen (alfa) kriterinin yanı sıra Sharpe, Calmar, Sortino, Treynor ve Bilgi rasyolarından yararlanılmıştır. Çalışma bulguları açık bir şekilde koşullu riske maruz değer yönteminin en iyi performansı sergileyen yöntem olduğu sonucuna işaret etmektedir.Article Büyük Ölçekli Mevduat Bankalarının Kısa ve Uzun Vadeli Faız Oranı Riski Duyarlılıklarının İncelenmesi: Kantıl Regresyon (QUANTILE Regressıon) Yöntemine Dayalı Bir Analiz(2018) Büberkökü, ÖnderGünümüzde FED (Federal Reserve Bank, FED) ve ECB’nin (European Central Bank, ECB) para politikalarıuygulamaları ve TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, TCMB) faiz politikasına ilişkin tartışmalar faizoranları üzerindeki belirsizliğin artması sonucu doğurmuştur. Bu çalışmada BİST’te (Borsa İstanbul, BIST) işlemgören 6 büyük mevduat bankasının kısa ve uzun vadeli faiz oranı riskine olan duyarlılıkları iki faktörlü ArbitrajFiyatlama Modeli ile incelenmiştir. Kısa vadeli faiz oranı olarak 3 ay vadeli bankalar arası para piyasası faiz oranı,uzun vadeli faiz oranı olarak ise 10 yıl vadeli devlet tahvili faiz oranları kullanılmıştır. Model tahminlerinde kantilregresyon yönteminden yararlanılmıştır. Böylece, standart EKK (En Küçük Kareler, EKK) yöntemine göre daha etkin ve tutarlı tahminciler elde edilmiştir. Bulgular, bankaların hem kısa hem de uzun vadeli faiz oranı riskine duyarlı olduklarını ve faiz oranlarındaki artışlardan negatif bir şekilde etkilendiklerini göstermektedir. Ayrıca, bankaların uzun vadeli faiz oranları riskine olan duyarlılıklarının belirgin bir şeklide fazla olduğu anlaşılmaktadır.Master Thesis The Examining Effects of the 2007-2008 Global Financial Crisis on the Level of Systematic Risk for the Companies Listed in the S&p500 Index(2021) Çiftçi, Hülya; Büberkökü, ÖnderBu çalışmada ABD S&P500 endeksinde yer alan 451 adet şirketi temsil eden 9 farklı sektörel borsa yatırım fonu dikkate alınarak 2008 küresel finans krizinin ABD merkezli döneminin bu şirketlerin zamanla değişen şartlı sistematik risk düzeyleri (beta katsayıları) üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada 2008 küresel finans krizinin ABD merkezli döneminin sistematik riskin toplam risk içerisindeki payı üzerindeki etkilerine dayalı analizlere de yer verilmiştir. Analizlerde çoklu Student t dağılım varsayımına dayalı VAR(1)-Diagonal BEKK-GARCH (1,1) modelinden yararlanılmıştır. Çalışma bulguları küresel finansal krizinin ABD merkezli döneminin temel materyaller (XLB), tüketime dönük ürünler (XLY), endüstriyel üretim (XLI) ile enerji (XLE) ve finans (XLF) sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin oluşturduğu sektörel borsa yatırım fonlarının sistematik risk düzeylerinde istatistiki olarak anlamlı artışlara yol açtığını, teknoloji (XLK), dayanıklı olmayan tüketim malları (XLP), elektrik, su ve doğal gaz gibi hizmetleri sunan sektörler (XLU) ile sağlık sektöründe (XLV) faaliyet gösteren şirketlerin oluşturduğu sektörel borsa yatırım fonlarının sistematik risk düzeylerinde ise istatistiki olarak anlamlı bir azalışa yol açtığını göstermektedir. Ayrıca toplam riskin ayrıştırılmasına dayalı analizler inceleme kapsamındaki tüm sektörler için küresel finansal kriz döneminde sistematik riskin toplam risk içerisindeki payının sistematik olmayan riskin toplam risk içerisindeki payından daha fazla olduğu sonucuna işaret etmektedir. Bulguların proje değerleme, firma değerleme, portföy yönetimi, risk-getiri ilişkisi ve hedging işlemleri gibi çeşitli finansal analizler açısından uygulamaya dönük önemli bilgiler içerdiği düşünülmektedir.Article Uluslararası Sermaye Hareketliliğinin İncelenmesi: Yükselen Piyasa Ekonomileri Üzerine Bir Uygulama(2016) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada yükselen piyasa ekonomileri için Feldstein-Horioka (1980) yaklaşımı çerçevesinde sermaye hareketliliğinin derecesi incelenmiştir. Bu amaçla da yatay kesit bağımlılığını dikkate alan ve rejim değişimine izin veren Westerlund ve Edgerton (2008) panel koentegrasyon testinden yararlanılmıştır. Modelde bir rejim değişiminin olup olmadığı ise Bai ve Perron (1999, 2003) testi ile incelenmiştir. Bu alandaki literatürün temel tartışma konusunu uzun dönem parametresinin büyüklüğü oluşturduğundan çalışmada uzun dönem parametre tahmininde öncelikle Pesaran (2008) tarafından geliştirilen CCEMG (Common Correlated Effects Mean Group, CCEMG) ile Eberhart ve Teal (2010) tarafından geliştirilen AUG (Augmented Mean Group, AUG) yöntemlerinden yararlanılmıştır. Çalışmada ayrıca, Pesaran ve Smith (1995) tarafından geliştirilen MG (Mean Group, MG) ile Pesaran, Shin ve Smith (1997, 1999) tarafından geliştirilen PMG ( Pooled Mean Group, PMG) tahmincilerine de yer verilmiştir. Panel sonuçları uzun dönem katsayısının yaklaşık 0.62 olduğunu göstermektedir. Bu da bu ülke sermayelerinin küresel bazdaki hareketliliğinin orta düzeyde olduğu anlamına gelmektedir. Bu bulgular ayrıca, yükselen piyasa ekonomilerinin küresel finansal sisteme orta derecede entegre oldukları anlamına da gelmektedirArticle Genelleştirilmiş Hiperbolik Çarpık Student T Dağılım Varsayımına Dayalı Asimetrik Stokastik Volatilite Modelinin Türk Döviz Piyasasına Uygulanması(2021) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada genelleştirilmiş hiperbolik çarpık student t dağılım varsayımına dayalı asimetrik stokastik volatilite modeli Bayesyen yaklaşımına dayalı MCMC (Markov Chain Monte Carlo, MCMC) algoritması kullanılarak Dolar-TL ve Euro-TL kurlarınauygulanmıştır. Çalışma bulguları bu güncelmodelinin Türk döviz piyasalarına etkin bir şekilde uygulanabileceğine işaret etmektedir. Bulgular, yüksek volatilite kalıcılığının ve asimetrik tepkinin her iki döviz kuru için de geçerli olduğu ve Dolar-TL volatilitesinin öngörülebilirliğinin Euro-TLvolatilitesine göre daha zor olduğunu göstermektedir. Modelin sunduğu stokastik volatilite değerlerine bağlı olarak hesaplanan VaR (Value-at-Risk) ve beklenen kayıp (Expected shortfall, ES) değerleri de Dolar-TLkurununpiyasariskinin Euro-TL kuruna göre daha yüksek olduğuna işaret etmektedir.Article Portföy Risk Analizleri: Uluslararası Hisse Senedi Piyasalarından Kanıtlar(2019) Büberkökü, Önder; Akar, Akın; Şahmaroğlu, Simge TüzünPortföy teorisinde yatırımcıların genelinin riskten kaçınma eğilimi gösterdikleri kabul edilir. Bu nedenle doğru portföy kararlarının verilebil-mesinde yatırım yapılacak piyasaların risk düzeyinin doğru bir şekilde ölçülmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada beş gelişmiş ve sekiz gelişen ülke gösterge hisse senedi endeksinin finansal risk düzeyleri Filtrelenmiş tarihi simülasyon ve Monte Carlo simülasyon yöntemleri ile ölçülmüş-tür. Çalışma bulguları BIST100, BOVESPA, SSE Composite ve DAX30 endekslerinin en riskli; S&P TSX, TSEC Weighted ve Jakarta Composi-te endekslerinin ise en az riskli endeksler olduğuna işaret etmektedir. Bulgular ayrıca, portföy riskinin ölçümünde hisse senedi endekslerinin karakteristik özelliklerinin dikkate alınmasının daha doğru sonuçlara ula-şılabilmesi açısından önemli olduğuna işaret etmektedir.Article Black-lıtterman Yöntemine Dayalı Portföy Optimizasyon Analizleri(2021) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada S&P 500 endeksinde yer alan 24 farklı hisse senedi dikkate alınarak alternatif varsayımlar altında Black-Litterman (1992) yöntemi ile oluşturulan 12 farklı optimal portföyün performansı analiz edilmiştir. Çalışma bulguları Black-Litterman (1992) yönteminin iyi çeşitlendirilmiş portföyler oluşturabildiğini göstermektedir. Çalışma bulguları ayrıca referans (benchmark) portföyü oluşturan hisse senetlerinin ağırlıklarının belirlenmesinde risk paritesi yaklaşımının kullanılmasının ve referans portföyden beklenen getiri oranının artmasının Black-Litterman (1992) yönteminin performansını belirgin bir şekilde arttırdığı sonucuna işaret etmektedir. Son olarak da bulgular Black-Litterman (1992) yöntemi ile oluşturulan optimal portföylerin piyasa portföyünden daha iyi performans sergilediklerine işaret etmektedir.Article Carry-trade İşlemlerinin Getiri Potansiyelinin Analizi(2021) Büberkökü, ÖnderAmaç: Bu çalışmada Çekya, Rusya, Polonya veGüney Korefinansal piyasalarınıncarry-trade işlemleri açısından karlı yatırım fırsatları sunup sunmadıkları literatürdeki güncel metodolojik bir yaklaşım dikkate alınarak incelenmiştir. Yöntem: Çalışmada değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki analizinde standart Engle-Granger (1987) koentegrasyon testi ile yapısal kırılmaları dikkate alabilen Gregory ve Hansen (1996) koentegrasyon testlerinden yararlanılmıştır. Yapısal kırılmaların tespitinde CUSUM (cumulative sum of recursive residuals) CUSUM SQ (cumulative sum of squares of recursive residuals) testsleri ile Quandt-Andrews ve Bai ve Perrorn (1998, 2003) testleri kullanılmıştır. Yapısal kırılma sayılarının tespitinde Sequential F istatistiğinden yararlanılmıştır.Uzun dönem parametreleri ise FMOLS (Fully modified ordinary least squares, FMOLS) ve CCR (Canonical Cointegrating Regression, CCR)yöntemleriile tahmin edilmiştir. Bulgular: Çalışma bulguları, Çekya ve Polonya ekonomilerinin karlı carry-trade işlemlerine imkan vermediğine; Rusya ve G.Kore ekonomilerinin ise carry-trade işlemlerine imkan vermekle birlikte, oldukça düşük kazanç olanakları sunduklarına işaret etmektedir. Bu sonucun elde edilmesinin temel nedeninin bu ülkelerin sunduğueknominal faizoranı imkanının yatırım dönemi sonunda bu ülkelerin para birimlerinde meydana gelen ters yönlü hareketler ile tamamen veyayüksek oranda dengelenmesiolduğu anlaşılmaktadır. Özgünlük: Öncelikle, konunun uluslararası yazında oldukça ilgi görmesine rağmen, ulusal yazında bu konuda henüzoldukça sınırlı sayıda çalışma olduğu görülmektedir.İkincisi olarak bu çalışmada tek bir ülke ekonomisinin incelenmesi yerine 4 farklı gelişen piyasa ekonomisi birlikte incelenmiş ve analizlerde olası yapısal kırılmalar da dikkate alınmıştır. Son olarak da bu çalışmada carry-trade işlemleri analiz edilirken literatürde yer alangüncel bir metodolojik yaklaşım benimsenmiştir.Article Asimetrik Stokastik Volatilite Modelinin Bıst100 Endeksine Uygulanması(2019) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada asimetrik stokastik volatilite (ASV) modelilognormal dağılım varsayımları altında 2007-2008 küresel finans krizi dikkate alınarak BIST100 endeksine uygulanmıştır.ASV modelinin parametrelerinin tahmininde Bayesyen yaklaşımına dayalı MCMC (Markov Chain Monte Carlo, MCMC)algoritmasından yararlanılmıştır. Çalışma bulguları BIST100endeksi için asimetrik tepkinin ve yüksek volatilite kalıcılığınınsöz konusu olduğuna işaret etmektedir. 2007-2008 küresel finans krizinin daha çok asimetri parametresi üzerinde etkili olduğu bu nedenle küresel finans krizi döneminde BIST100 endeksi getirisindeki değişimlerin BIST100 endeksi volatilitesiüzerinde daha fazla etkili olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmabulgularının BIST100 endeksinin volatilite dinamiklerinin dahaiyi anlaşılabilmesi ve ASV modellerinin Türk finans piyasalarına uygulanabilirliği açısından önemli olduğu düşünülmektedir.Article Tarihi Simülasyon ve Filtrelenmiş Tarihi Simülasyon Modellerinin Piyasa Riski Ölçüm Performanslarının İncelenmesi: Küresel Finans Krizi Dönemine Dayalı Bir Analiz(2020) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada Tarihi Simülasyon ve Filtrelenmiş Tarihi Simülasyon modellerinin 2007-2008küresel finans krizinin ABD merkezli döneminde, Türk finans piyasalarında oluşan piyasa riskiniöngörme performansları incelenmiştir. Hisse senedi piyasalarını temsilen BIST100 endeksi, dövizpiyasasını temsilen Dolar-TL ve Euro-TL kurları, faiz piyasasını temsilen ise gösterge tahvil faizikullanılmıştır. FHS ve HS modellerinin örneklem-dışı öngörü performanslarının analizinde Kupiec(1995) ve Christoffersen (1999) geriye dönük test istatistiklerinden yararlanılmıştır. Çalışmada hemaşağı hem de yukarı yönlü piyasa riski dikkate alınmış ve risk yönetimi açısından güncel gelişmelerkapsamında önemi artan Beklenen kayıp değerleri (Expected Shortfall, ES) de hesaplanmıştır.Çalışma bulguları FHS modelinin küresel finans krizi döneminde, ilgili finansal varlıklar için oldukçabaşarılı bir performans sergilediğine işaret etmektedir. HS modelinin ise çoğu durumda piyasa riskiniolduğundan yüksek veya düşük ölçmesi nedeniyle performansının oldukça yetersiz kaldığıanlaşılmaktadır.Article Stokastik Faiz Oranı Modelleri (CIR / Vasicek) ile Faiz Oranlarının Modellenmesi ve Getiri Eğrisi Tahmini(2021) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada stokastik diferansiyel denklemlerine dayanan Vasicek ve CIR modelleri gösterge faiz oranına uygulanarak, modellerin faiz oranı öngörü performansları incelenmiş, getiri eğrisi ve forward verim eğrisi tahmin edilmiştir. Analizler tüm dönemin yanı sıra ICSS algoritmasına bağlı olarak belirlenen farklı volatilite dönemleri dikkate alınarak da yapılmıştır. Modellerin performanslarının analizinde RMSE, ME, MSE, MAE, MAPE ve Theil’s U kriterlerinden yararlanılmıştır. Bulgular, belirgin bir şekilde CIR modelinin performansının Vasicek modelinin performansından daha iyi olduğu sonucuna işaret etmektedir. Çalışma bulgularının para politikası uygulamaları, sabit getirili finansal varlıkların fiyatlanması ve getiri eğrilerinin tahmini gibi konular açısından oldukça önemli bilgiler sunduğu düşünülmektedir.Article Abd Dolarının Emtia Fiyatları Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi(2017) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada emtia piyasalarındaki fiyat hareketlerinin açıklanmasında ABD dolarının küresel bazdaki değeri üzerinde durulmuştur. ABD dolarını temsilen geniş tanımlı reel efektif ABD dolar endeksi (Broad dollar index) kullanılmıştır. Emtia olarak IMF tarafından yayınlanan gıda, içecek, metal, yakıt, petrol ve tarımsal emtia fiyat endeksleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki analizinde Johansen (1988) koentagrasyon testi ile Maki (2012) çoklu yapısal kırılmalı koentegrasyon testinden yararlanılmıştır. Çalışmada kullanılan serilerin ve modellerin yapısal değişimler içerip içermediği ise Bai ve Perron (1998,2003) testi ile incelenmiştir. Serilerin durağanlık özelliklerinin incelenmesinde ise Carrion-i Silvestre vd. (2009) çoklu yapısal kırılmalı birim kök testinden yararlanılmıştır. Kısa dönemli ilişki analizinde ise Hatemi-J (2012) tarafından geliştirilen asimetrik nedensellik testi kullanılmıştır. Çalışma bulguları ABD doları ile gıda, yakıt ve petrol emtiaları arasında ters yönlü uzun dönemli bir ilişki olduğuna işaret etmektedir. Uzun dönemde ABD dolarının %1 değer kazanmasının ilgili emtiaların fiyatında sırasıyla %0.44, %1 ve %1.3'lük bir azalışa yol açtığı görülmektedir. ABD doları ile metal, içecek ve tarımsal emtia endeksleri arasında ise herhangi bir uzun dönemli ilişkiye rastlanmamıştır. Kısa dönemli ilişki analizi sonuçlarına bakıldığında ise Hatemi-J (2012) asimetrik nedensellik testi sonuçlarına göre ABD dolarının değer kaybetmesi sadece yakıt, ham petrol ve tarımsal emtia fiyatlarının yükselmesine yol açarken ABD dolarının değer kazanması inceleme kapsamındaki tüm emtiaların fiyatlarının düşmesine yol açmaktadır. Dolayısıyla, kısa dönemde ABD dolarının değer kaybetmesinden ziyade değer kazanmasının emtia fiyatları üzerinde daha fazla etkili olduğu anlaşılmaktadır.Article Volatilitedeki Çoklu Yapısal Kırılmaların Finansal Risk Yönetimi Açısından Öneminin İncelenmesi(2021) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada Dolar-TL kurunun finansal riskinin yönetiminde kullanılacak modellerin performansı üzerinde volatilitedeki çoklu yapısal kırılmaların olası etkileri incelenmiştir. Finansal risk yönetim modelleri olarak volatilite öngörü (volatlity forecasting) modelleri ile piyasa riski ölçüm modelleri esas alınmıştır. Volatilitedeki çoklu yapısal kırılmaların tespitinde ICSS algoritması ile Bai ve Perron (1998, 2003) testinden yararlanılmıştır. Zamanla değişen volatilite değerleri ise FIGARCH modeli ile tahmin edilmiştir. Çalışma bulguları, Dolar-TL kurunun volatilitesinin çoklu yapısal kırılmalar içerdiği fakat bu yapısal kırılmaların dikkate alınmasının risk yönetim modellerinin performansını artırmadığı sonucuna işaret etmektedir.Master Thesis Financial Analyses Based on Maritime Companies: a Study of Maritime Companies Traded on Istanbul Stock Exchange(2024) Yıldırım, Ahmet Hulusi; Büberkökü, ÖnderBu çalışmada 25.01.2018-22.03.2024 dönemi için günlük veriler kullanılarak denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ve hisse senetleri borsada işlem gören TLMAN ve GSDDE şirketlerine dayalı finansal analizlere yer verilmiştir. Bu analizler daha sonra bankacılık sektörü ile kıyaslanmıştır. Bu tür analizlerde öncelikle korelasyon analizine yer verilmiş ve bu amaçla AR (1)-CCC-GARCH, AR (1)-DCC-GARCH, AR(p)-c.DCC-GARCH, AR(p)-A-c.DCC-GARCH modellerinden yararlanılmıştır. Ardından tarihi simülasyon yöntemi kullanılarak hesaplanan piyasa risk düzeyleri üzerinden her iki sektörü temsil eden portföylerin değişim katsayıları belirlenmiştir. Çalışma bulguları ve ilgili denizcilik firmalarını içeren portföylerin bireysel ve kurumsal yatırımcılara bankacılık sektörüne nazaran daha iyi çeşitlendirilmiş portföyler sunabildiğini göstermektedir. Bulgular ayrıca denizcilik sektörünü temsilen kurulan ilgili firmalardan oluşan portföylerin ilgili bankaları içeren portföylere göre daha iyi riske göre düzeltilmiş getiri oranları sunduğu sonucuna işaret etmektedir. Mevcut bulguların denizcilik sektöründe faaliyet gösteren firmaların sermaye piyasalarından daha fazla ve daha etkin bir şekilde fon bulabilmeleri ve böylece Türkiye Ekonomisine olan katkılarının arttırılabilmesi açısından oldukça önemlidir.Article Küresel Finans Krizi Türkiye Ekonomisine Bulaştı Mı(2018) Büberkökü, Önder; Kızıldere, CelalBu çalışmada 2007-2008 küresel finans krizinin Türk finans piyasalarına bulaşıp bulaşmadığı (contagion effect) incelenmiştir. Bulaşma kanalları olarak döviz kurları, faiz oranları ve hisse senedi piyasaları dikkate alınmıştır. Çalışmada, günlük ve haftalık frekanslar dahilinde AR(p)-DBEKK-GARCH (1,1) ve AR(p)-SBEKK-GARCH (1,1) modellerinden yararlanılmıştır. Bulgular, 2007-2008 küresel finans krizinin Türkiye ekonomisi üzerinde daha çok hisse senedi piyasaları üzerinden etkili olduğu, döviz kuru ve faiz oranı piyasaları üzerinde ise güçlü bir etkisinin olmadığına işaret etmektedir. Dolayısıyla, Türkiye ekonomisinin genel yapısı dikkate alındığında 2007-2008 küresel finans krizinin Türkiye ekonomisine kur ve faiz kanallarına göre göreceli olarak daha az zarar verecek bir kanal ile bulaştığı anlaşılmaktadır.Article Geleneksel Olmayan Para Politikası Uygulamaları Döneminde Dolar-tl’nin Volatilite Dinamiklerinin İncelenmesi: Asimetrik Stokastik Volatilite Modeline Dayalı Analizler(2020) Büberkökü, ÖnderBu çalışmada gelenekselolmayan para politikası uygulamalarının söz konusu olduğu dönemde Dolar-TLvolatilitesinin temel dinamikleri incelenmiştir. Çalışmada student t dağılımıvarsayımı altında asimetrik stokastik volatilite (ASV) modelinden yararlanılmış ve bu modelin parametrelerinin tahmininde Bayesyen yaklaşımına dayalı MCMC (Markov Chain Monte Carlo, MCMC)algoritması kullanılmıştır. Çalışma 2 Ocak 2002 ile 29 Eylül 2017 döneminikapsamakta ve günlük verilerden oluşmaktadır. Çalışma bulguları gelenekselolmayan para politikası uygulamalarınınsöz konusu olduğu döneminde hem Dolar-TLvolatilitesindeki değişkenliğin hem de Dolar-TL kaynaklı finansal riskingeleneksel para politikası uygulamalarının söz konusu olduğu göre döneme göre azaldığını göstermektedir.Master Thesis Financial Investment Analyses and Measurement of Market Risk Based on Cryptocurrencies(2024) Lavaşkan, Muhammed Ensar; Büberkökü, ÖnderBu çalışmada yatırımcıların kripto para birimlerine dayalı finansal yatırımlarının etkinliğini arttırmak ve kripto para birimlerinin piyasa riskini daha doğru bir şekilde ölçmelerine yardımcı olabilmek amacıyla 20 adet kripto para birimine dayalı analizlere yer verilmiştir. Analizlerde güncel modeller olan GAS, EGAS ve AEGAS modelleri, Student't dağılım varsayımı altında tahmin edilmiştir. Çalışma günlük verilerden oluşmakta ve 01.02.2018 – 01.06.2023 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada ilgili kripto para birimlerinin piyasa risk düzeyleri ölçülürken güncel bir yaklaşım olan BASEL IV düzenlemeleri kapsamında %97,5 güven düzeyinde ES yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma bulguları inceleme kapsamındaki 20 adet model içerisinde en öne çıkan modelin EGAS modelinin olduğuna işaret etmektedir. Bu kapsamda ilgili kripto para birimlerinin risk düzeyleri ölçüldüğünde hem kısa hem uzun pozisyonlar için en düşük piyasa riskine BTC ve ETH'nin sahip olduğu, en yüksek piyasa riskine ise FIL'in sahip olduğu gözlemlenmektedir. Çalışma bulgularının kripto para piyasalara yatırım yapmak isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcılara yatırım stratejileri hem de risk yönetimi açısından önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

