Master Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14720/11
Browse
Browsing Master Tezleri by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 5408
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 10-14 Age Group of Male Volleyball Players on the Effect of Bosu Exercises on Balance.(2019) Yıldızbaş, Erdi; Coşkun, FundaYıldızbaş E, 10-14 Yaş Grubu Erkek Voleybolcularda Bosu Egzersizlerinin Denge Üzerine Etkisinin Araştırılması. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Van, 2019. Voleybola özgü denge antrenmanlarını destekleyecek bosu egzersizlerinin sporcularda kuvvetli bir kor bölgesinin yanı sıra denge performanslarında artışına neden olacağı gerekçesinden hareketle bu çalışmada amacımız 10-14 yaş grubu erkek voleybolcularda bosu egzersizlerinin denge üzerine etkisini araştırmaktır. Yapmış olduğumuz bu çalışmada, düzenli olarak hafta üç gün voleybol antrenmanı yapan toplam 20 voleybolcunun 10'u kontrol grubu olarak yalnızca voleybol antrenmanlarına, 10'u ise düzenli olarak yapmış oldukları voleybol antrenmanlarına ek olarak bosu egzersizlerine 12 hafta boyunca katılmışlardır. 12 hafta öncesi ve sonrası uygulanan dinamik denge ve dinamik ve statik core kuvveti ölçüm sonuçları grup içinde ve gruplar arasında karşılaştırılmıştır. Araştırmada ölçümü yapılan tüm parametreler ortalama ve standart sapma olarak sunulmuştur. Normallik dağılımı Shapiro-Wilk Testi ile incelenmiştir. Veriler normal dağılım göstermediği için deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi antrenman öncesi ve sonrası değişimin belirlenmesinde Wilcoxon testi uygulanmıştır. İstatistiksel önem düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, on iki hafta süresince uygulanan voleybol egzersizlerine ek olarak uygulanan bossu egzersizleri sonrasında deney grubunun dinamik denge ATE ölçümlerinde sağ bacak ATE ortalama değerlerinde 46.5±11.1'den 38.6±9.4'e ve çift bacak ATE ortalama değerleri 40.1±6.2'den 32.8±7.6'ya istatistiksel açıdan anlamlılık bir düşüş tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol grubunda ise egzersiz programı sonrası istatistiksel açıdan anlamlı bir değişiklik tespit edilmemiştir (p>0.05). Dinamik ve statik core kuvvet ölçümlerinin ortalama değerlerinde plank süresi 33.7±10.1 sn'den 54.0±9.2 sn'ye ve sağ bacak plank süresi 10.9±2.5 sn'den 25.2±6.7 sn'ye yükselerek istatistiksel açıdan anlamlılık elde edilirken sol bacak plank süresinde bir değişim görülmemiştir (p<0.05). Elde ettiğimiz araştırma sonuçları ile literatür taraması göz önüne alındığında dinamik dengede meydana gelen bu gelişimin bosu ile yapılan denge egzersizlerinin sonucu olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda bosu ile yapılan denge egzersizlerinin alt ekstremite kaslarında kuvvet artışına neden olabileceği düşüncesine ulaşılmıştır. Dinamik ve statik core kuvvet testlerinin değerlendirilmesi neticesinde voleybolcuların sol bacak plank süresi hariç plank ve sağ bacak plank süreleri ortalama değerlerinde kor kuvveti kapsamında uygulanan bosu egzersizlerinin kor bölgesi kas kuvvet üzerine yaratmış olduğu olumlu etkiler kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Antropometrik Ölçümler, Voleybol, Core Kuvveti, Denge Dinamik Denge.Master Thesis 10. Niğde Şer`iyye Registersicili H.1318-1324 M. 1900-1906(2006) Gündal, Azmi; Oflaz, Mustafa227ÖZETNi de, tarihû aç dan önemli bir ilimizdir. Osmanl Devleti nin hâkimiyetinegirdikten sonra, Ni de nin ehir hayat nda h zl bir canlanma meydana gelmi tir. te,bu canlanmayla birlikte Ni de de er iyye sicil defterleri tutulmaya ba lanm r.er iyye sicil defterleri, Osmanl Tarihi ara rmac lar için birinci derecedenöneme sahip kaynaklard r. Bunlar, kaydedildi i dönemdeki halk n sosyal, idarû,hukukû, iktisadû ve kültürel yap hakk nda bilgi verir. Ni de er iyye Sicil Defterlerisayesinde de, Ni de nin toplumsal hayat , kültürel ve ekonomik yap tespit etmeimkân buluyoruz.Çal mam n konusunu olu turan 10 Numaral Ni de er iyye Sicil Defteri nin80 sayfas , H.1318 1324/ M.1900 1906 y llar aras ndaki belgeleri kapsamaktad r.Tezimize, konu hakk nda genel bir bilgi vermek amac yla, giri mahiyetindekibölümümüzle ba lad k. Daha sonra Ni de nin tarihi ve er iyye sicilleri hakk nda bilgiverdik. Bunun devam nda ise 10 Numaral Ni de er iyye Sicili nin özelliklerini,fihristini ve transkripsiyonunu verdik. Tezimizin sonuç k sm nda ise, 10 NumaralNi de er iyye Sicili nin genel bir de erlendirmesi yap lm r. Buna göre, bu çal maile Ni de nin H.1318 1324/ M.1900 1906 y llar aras ndaki sosyal, idarû, hukukû,iktisadû, kültürel, adlû yap ile müslüman-gayr müslim ili kileri tespit edilmeyeçal lm r.Master Thesis 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları Çalışanlarının Tıbbi Atık Yönetimine İlişkin Farkındalık ve Tutumlarının İncelenmesi: Van İli Örneği(2025) Esen, Yusuf; Öztürk, Dilara; Özgüven, AyşeBu çalışmada Van'da bulunan 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları çalışanlarının tıbbi atık yönetimine karşı farkındalık ve tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Anket formunda sağlık çalışanlarına görev yaptığı 112 acil sağlık hizmetler istasyonlarında tıbbi atık yönetim uygulamalarını düşünerek yargılara katılım düzeyini belirtmesi istenmiştir. Araştırmanın evreni Van ili ve ilçelerindeki toplam 48 adet 112 acil sağlık hizmetler istasyonlarında görev yapmakta olan 446 adet fiili sağlık çalışanları oluştururken örneklemini ise ankete katılan 302 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Demografik bilgi formunda 14 adet soru yer almakta olup bu sorularda yaş, cinsiyet, meslek, görevde çalışma süreleri, eğitim durumları gibi bilgiler yer almakla birlikte tıbbi atık yönetiminin işleyiş prosedürüne yönelik sorular yer almaktadır. Ayrıca 5'li likert tipte 24 maddelik tıbbi Atık tutum davranış ölçeği kullanılmış olup sağlık personelinin farkındalık, davranış, bilişsel ve dikkat boyutu değerlendirilmiştir. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Ölçeğin iç tutarlılığına ilişkin olarak, Cronbach's Alfa katsayıları dikkat boyutu dışında tüm alt boyutlarda 0.85 ve üzerindedir. Farkındalık boyutunda iç tutarlık kat sayısı 0.97, davranışsal alt boyutunda 0.88, bilişsel alt boyutunda 0.85, dikkat alt boyutunda 0.80 olarak tüm ölçek için ise 0.97 olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre 112 acil sağlık hizmetler istasyonlarındaki sağlık çalışanlarının tıbbi atık farkındalık düzeyi genelde yüksek olmakla birlikte, davranış ve dikkat düzeylerinde gelişim ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre tıbbi atık yönetim sürecine ve tıbbi atık bilgi, farkındalık ve tutumlarının artmasına katkı sağlayacağı düşünülen belirli aralıklarla kurumsal denetimlerin yapılması gerektiği, hizmet içi eğitimlerin ise sadece tıbbi atıkların toplanmasından sorumlu personele değil tüm sağlık çalışanlarına verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Master Thesis 1540 Tarihli Tapu Tahrir Defterine Göre Erzurum Kazası(1997) Karta, Nurullah; Oflaz, MustafaMaster Thesis 1946-1954 Bitlis Elections(2019) Aşit, Uğur; Şahin, GüneşTürkiye Cumhuriyeti'nde muhalefet mekanizmasının henüz yerleşmemiş olmasından kaynaklı demokrasinin sancılı bir dönemden geçmesi ile gerekli olan çok partili yaşam deneyimleri Demokrat Parti ile nihai sonuca ulaşmıştır. Türkiye açısından önemli bir gelişme olan ve daimi muhalefetin sağlanmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi ile Demokrat Parti arasında geçen siyasi çekişmeler, ülkede olduğu gibi Bitlis siyasi hayatına yansımıştır. Bu araştırmadaki temel amaç, siyasi tarihimizde ve çok partili yaşama geçişte büyük bir öneme sahne olan seçimlerin 1946-1954 yılları arasında Bitlis'e yansıması ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda yapılan çalışma, gerek Bitlis'te gerekse bölge açısından partilerin faaliyetlerini gün ışığına çıkarmaktadır. Bu çalışma 1946-1954 dönemlerini kapsayan Bitlis basınının önemli gazeteleri ve arşiv belgeleri taranarak gerçekleştirilmiştir. İlin önemli yazılı basın kaynaklarından Bitlis Gazetesinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Araştırma çerçevesi Bitlis ilinde yayınlanan yerel gazete, seçim süreçleri hakkında yayınlanmış haber ve basın bildirileri ve araştırmacının yorumundan oluşmaktadır. Çalışma kapsamında 1946-1954 yıllarında yayına devam eden gazeteler incelenmiş olup, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivinden yararlanılmıştır. Bu tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm '1946 Bitlis Seçimleri', ikinci bölüm '1950 Bitlis Seçimleri' ve üçüncü bölümde de '1954 Bitlis Seçimleri' başlığıyla incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bitlis, Seçim, 1946, 1954, Siyasi HayatMaster Thesis 1960 Tarihinden Günümüze Sanat Hareketlerinde Atık Nesnenin Kullanımı(2025) Gündüz, Özgür; Çakar, Nurtaçİçinde bulunduğumuz tüketim toplumunda her türlü malzeme, hızla tüketilerek işlevini yitirmekte ve atık niteliği kazanmaktadır. '1960 Tarihinden Günümüze Sanat Hareketlerinde Atık Nesnenin Kullanımı' başlıklı bu araştırmada, işlevsel değerini yitirmiş materyallerin çağdaş sanat üretiminde nasıl değerlendirildiğini irdeleyerek, sanat ile malzeme arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Araştırma kapsamında, 20. yüzyılın başlarında Kübizm Akımı'yla birlikte sanat alanında atık malzeme kullanımının ortaya çıktığı görülmektedir. Ayrıca, 1960 sonrası sanat akımları incelenmiş günümüz çağdaş sanat anlayışına kadar olan süreçler kronolojik olarak ele alınmıştır. Atık malzemelerin sanatsal üretimde kullanımı, yalnızca sanatın malzeme, nesne ve medyum anlayışını dönüştürmekle kalmamış; aynı zamanda sanatın tanımsal ve işlevsel sınırlarını da genişletmiştir. Sanat eseri olarak tasarlanmamış birçok nesne, sanatçının yaratıcı müdahalesiyle estetik bir değer kazanarak sanat eseri niteliği taşımaya başlamıştır. Bu dönüşümün izleri, çağdaş sanat pratikleri çerçevesinde incelendiğinde; atık materyallerin yaratım sürecindeki işlevi sanatın tarihsel gelişim süreciyle birlikte şekillenmiştir. Bu doğrultuda, atık malzeme kullanımı, sanat ile günlük yaşam arasındaki geleneksel sınırları ortadan kaldırdığı görülmektedir. Çalışmada ulusal ve uluslararası düzeyde güncel sanatla uğraşı gösteren sanatçılar belirlenmiş; bu sanatçıların atık malzeme kullanımı ile ilgili eserleri yazılı ve görsel kaynaklara dayalı olarak incelenmiştir. Bu bağlamda, atık nesne yalnızca fiziksel bir malzeme olmaktan çıkarılarak, sanatçıların kendilerini ifade ettiği bir araca dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. Tezde son olarak konuyla ilgili uygulamaların ele alınış süreçlerini oluşturan kişisel çalışmalara yer verilmiş ve böylelikle tezinin amacı gerçekleştirilmiştir.Master Thesis 1960-1980 Arası Türk Hikayeciliğinde Yabancılaşma(1995) Say, Ömer; Tozlu, Necmettin90 ABSTRACT The aim of this research is to show concept of alienation in Turkish story between 1960 and 1980. In this period, alienation is the main topic of our writers who were focusing on migration, industrialisation, unemployment, ideological approaches etc. In fact these are the problems of socio-cultural changes in Turkey that many changes had deep impact in our society is involved in alienation. While evaluating Turkish story between the period written above it was necessary to work about some selected writers. Therefore the writers who were worked about in this study selected against the certain problems of our socio-cultural life in the period of 1960-1980. The sample writers are Bilge Karasu, Oğuz Atay, Leyla Erbil, Rasim Özdenören, Adnan Özyalçmer, Tomris Uyar and Mustafa Kutlu. This study, at the end, is completed with summary, conclusion and bibliography.Master Thesis 1973 Petrol Krizinin Küresel Siyaseti ve Türkiye'ye Etkileri(2025) Döner, Fahrettin; Öztürk, ŞabanTarihsel açıdan bakıldığında, Arap-İsrail ilişkileri özellikle son yüzyılda, birçok krize ve savaşlara sebep olmuştur. Bu kriz ve savaşlar çoğu zaman Ortadoğu dengelerini temelden sarsmış, yeni küresel denklemlerin ortaya çıkmasına etki etmiştir. Yom Kippur Savaşı da sonuçları ve etkileri bakımından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada; 1973 Petrol Krizi'nin Arap-İsrail savaşlarıyla olan ilişkisi ve Türkiye'ye olan etkilerinin ortaya konulması hedeflenmektedir. Böylelikle Yom Kippur Savaşı'nın tetiklediği petrol krizinin küresel ekonomide meydana getirdiği büyük sarsıntıların ve Türkiye'nin enerji politikaları ile Türk-Arap ilişkilerinde ne gibi etkilerinin olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, tarihsel bir analizle, Türkiye'nin bu süreçteki rolünü ve krizin günümüze olan yansımalarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu çalışma hazırlanırken tarihsel kaynaklar, ekonomik veriler ve jeopolitik analizler bir araya getirilerek, 1973 Krizi'nin çok boyutlu etkileri incelenmiştir. Araştırma sırasında, özellikle Türk-Arap ilişkilerindeki dönüşüm ve Türkiye'nin enerji güvenliği politikaları üzerine odaklanılmıştır. Bu tez, yalnızca bir tarihsel olay analizi değil, aynı zamanda günümüz Türkiye'sinin Orta Doğu'daki stratejik rolünü anlamak için bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır. Bu tez, okuyuculara 1973 Petrol Krizi'nin Türkiye üzerindeki etkilerini anlamaları ve enerji güvenliği ile Türk-Arap ilişkilerindeki dönüşümü değerlendirmeleri için bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.Master Thesis 1990-2000 Yılları Arası Lise 2 Tarih Ders Kitaplarının Muhtevası ve Bu Ders Kitaplarında Sosyal Tarihin Yeri ve Önemi(2005) Kaya, Kamil; Tekin, Zeki134ÖZETBu çalışmada 1990-2000 yılları arası eğitim-öğretim kurumlarında okutulanlise 2 tarih ders kitaplarının muhtevası incelendi. Ancak eğitim-öğretimkurumlarında tarih öğretimi bir amaç değil belli hedeflere ulaşmak için bir araçolarak öğretilmeye çalışılmıştır. Bu nedenden dolayı ele alınan dönemin daha iyianlaşılabilmesi ve değerlendirilebilmesi için önceki dönemlerde okullardaki tarihdersi ve okutulan kitaplar hakkında bilgilendirme ihtiyacı hissedilmiş buna bağlıolarak Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarından itibaren Cumhuriyet dönemi de dâhiledilerek 1990 yılına kadar olan dönem elde edilen veriler ışığında incelenmiştir.1990-2000 yılları arasına gelindiğinde ise kredili sistem-sınıf geçme sistemikarmaşasında ders kitaplarını yenileme ihtiyacı doğmuş ve bu karmaşada bir yığınders kitabı yazılmıştır. Bu nedenden dolayı 1990-2000 yılları arasında yoğunlaşarakbu dönemde okutulan ve elde edebildiğimiz 12 adet tarih ders kitabı muhteviyat veşekil yönünden incelendi. Bu ders kitapları incelenirken ders kitaplarında düşülenhatalar ve eksiklikler genel olarak kitaplarda düşülen hata ve eksiklikler olduğundan,belirli konu başlıkları halinde incelemeye esas tutulmuştur. Bu konu başlıklarındanbirincisi tezimizin başlığına konu olan ?sosyal tarih? meselesidir. Ders kitaplarındazaten müfredatın sınırlı oranda öngördüğü miktara uyulmamakta ve büsbütünyetersiz duruma gelerek ders kitapları savaşlar, antlaşmalar, barışlar vekahramanlıklarla dolu siyasal tarih ağırlıklı ders kitapları olarak karşımızaçıkmaktadır.Ders kitabı yazımında; karşılaştırmalı bir yöntemin kullanılmaması süreklilikanlayışının metin içinde verilmeyişi, sosyal tarihe ait bilgilerin yetersizliği, metnin;siyasi tarih ve kültür tarihi ayrımı yapılarak bölünmesi ile sosyal bilimlerdenyeterince yararlanılmaması tespit ettiğimiz problemlerin kaynaklarıdır.Ders kitaplarında karşılaşılan diğer bir sorun, içerik olarak dünya tarihi ve enfazla siyasi ilişkilerin yaşandığı Avrupa tarihine ayrılan yer meselesidir. Derskitaplarımızda genel olarak Avrupa tarihine çok az yer verilmiş, yer verilenkısımlarda yine siyasi tarih olarak yer almıştır.135Şekil, üslup ve dil yönünden de incelemeye tabi tuttuğumuz tarih derskitapları işlenen konular ile ilgili harita, tablo ve resim bakımından oldukça yetersiz,mevcut resimlerin çoğu da ilk bakışta anlayamayacağımız bir renk karmaşasıiçersinde, bu sebeple haritalarda yer adları ve lejantlar okunamamaktadır. Konununişlendiği bölümlerde konumlandırılan bazı resimlerin ise konu ile ilgisinin olmadığıgörülmüştür. Kitaplar şekil yönünden birkaç örnek dışında göze hitap edememekte,dolayısı ile öğrenciler kuru, sıkıcı bir kitapla karşı karşıya kalmaktadırlar. Dilyönünden de incelen tarih ders kitaplarında öğrencinin anlamadığı veya anlamaktagüçlük çekebileceği, sözlüğe bakmayı gerektirecek yeni ve eski ağdalı sözcükler,terimler ve kavramlar kullanılmaktadır. Bu da öğrenci açısından sıkıcı bir durumolmaktadır. Üslup bakımından ise ders kitaplarımız, tarihte siyasi sorunlaryaşadığımız bazı devletlere ve milletlere karşı düşmanca bir tavır takınarak aradakihusumeti körüklemektedir.Bu çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığı tarih müfredatlarında belirtilen?Amaçlar? temelinde hazırlandığı kabul edilen ders kitaplarıyla arasındaki tutarlılıkaraştırılarak bir takım değerlendirmeler yapılmaktadır.Yapılan çalışma sonunda, 1990-2000 yılları arasındaki tarih ders kitaplarınınhazırlanmasında ?siyasal milli tarih? ağırlıklı ?evrensellik? boyutunun bukitaplardaki sunumunun oldukça eksik kaldığı, şekil, dil ve ifade olarak da birçokeksik ve yanlışlıkların olduğu tespit edilmiştir.Master Thesis 2-Normed Space and Linear Operators(2010) Beyiş, Sıddık; Bilgin, TunayDört bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde konuya hazırlayıcı nitelikteki bilgilere ve konu ile ilgili olarak daha önce yapılmış çalışmalara kısaca değinilmiş, ikinci bölümünde ise daha sonraki bölümlerde kullanılacak olan bazı temel tanım ve teoremler verilmiştir.Üçüncü bölümünde, 2-normlu uzaylar ele alınıp sınırlı lineer operatörler ve bu operatörler için Banach-Steinhaus teoremleri verilmiştir.Son bölümde ise genelleştirilmiş 2-normlu uzaylar ele alınıp sınırlı 2-lineer operatörler ve bu operatörler için Banach-Steinhaus teoremleri verilmiştir.Master Thesis 2004 ve 2022 Özel Eğitim Meslek Okulu Sosyal Hayat Dersi Öğretim Programlarının Karşılaştırılması(2025) Türe, Züleyha Baştürk; Aslan, MecitBu araştırma, Türkiye'de özel eğitim alanında uygulanan Sosyal Hayat Dersi öğretim programlarını karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada 2004 yılında yürürlüğe giren program ile 2022 yılında güncellenen ve özel eğitim meslek okullarında uygulanmakta olan güncel program, hafif düzeyde zihinsel yetersizliği ve hafif düzeyde otizm spektrum bozukluğu bulunan öğrencilerin eğitim süreçlerine katkıları ve sosyal hayata entegrasyonları açısından değerlendirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemiyle durum çalışması deseninde yürütülmüş; veriler doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenen 28 öğretmenle yapılan görüşmeler, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiş, kodlama aşamasında MAXQDA.24 programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler, 2022 Özel Eğitim Meslek Okulu Sosyal Hayat Dersi Programı'nın bağımsız yaşam, toplumsal uyum, mahremiyet ve teknoloji kullanımı gibi güncel içerikler sunduğunu ve öğrencilere sosyal yaşama katılım açısından katkı sağladığını belirtmiştir. Bununla birlikte kazanımların fazla ve soyut olması, materyal desteği ve ders kitabı eksikliği, sınıf dışı uygulamaların uygulanabilirliğinde yaşanan güçlükler ve ders saatinin yetersizliği önemli sınırlılıklar olarak ortaya çıkmıştır. 2004 Sosyal Hayat Dersi Öğretim Programı ise; içerik açısından sınırlı ve güncel ihtiyaçlara cevap verememekle birlikte, sade ve uygulanabilir yapısıyla öğretmenler tarafından daha işlevsel bulunmuştur. Sonuç olarak; 2022 Sosyal Hayat Dersi Programı vizyoner ve çağdaş bir yapıya sahip olsa da, uygulama aşamasında materyal eksikliği, kazanımların soyutluğu ve yasal–lojistik engeller nedeniyle işlevselliğini kaybetmektedir. Araştırma, özel eğitim Programlarının geliştirilmesinde öğretmen görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamakta ve gelecekte yapılacak düzenlemelere yönelik kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır.Master Thesis 2011 Van Working in Van Earthquake and Sports Physical Education Teachers on Anxiety Level and Notice of Investigation by Year Status Effect of Mess(2019) Şevli, Serkan; Atlı, MustafaBu araştırmanın amacı, 2011 Van Depremlerini yaşayan 2011-2012 ile 2014-2015 eğitim öğretim döneminde Van şehir merkezinde çalışmakta olan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin kaygı düzeylerinin ve dikkat dağınıklığı durumlarının 2012 ve 2015 yılları yapılan uygulamalara göre incelemektir. Araştırma için 92 öğretmene uygulanan anket değerlendirmeye alınmıştır. Gerekli veriler için Sürekli Kaygı Envanteri, Yetişkinler İçin Dikkat Dağınıklılığı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, katılımcıların; haftalık ders yükü durumu (dördüncü kategoride), deprem sırasında bulunulan yer durumu (1. kategoride), deprem sırasında binada çökme durumu (ikinci kategoride), depremde can kaybı durumu, SK düzeyi (1. kategoride) DD düzeyi (1.ve 2. kategoride) evin hasar durumu (4.kategori) ve şu an kaldığı yer değişkenleri arasında yıllar arası fark anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir Bununla beraber cinsiyet, yaş, medeni durum ve çocuk durumu deprem sırasında bulunulan yer durumu (2.,3.,4.,5. kategorilerde), deprem sırasında binada çökme durumu (1. kategoride), depremde can kaybı durumu SK düzeyi (2.kategoride), evin hasar durumu (1.,2.,3 .kategori) değişkenleriyle önemli bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların Sürekli Kaygı Düzeyleriyle Dikkat Dağınıklığı durumları arasında doğru orantı söz konusudur. Yani katılımcıların SK düzeyi arttıkça DD düzeyi de artmaktadır. Katılımcıların SK puanları her değişkende ve her iki yılda da normal SK popülasyonunun (36-41) üzerinde gözlenmiştir. Bu sonuçla 2011 Van Depremini yaşayan depremzedelerin Sürekli Kaygı düzeyi belirtilerinin ve kısmen de olsa Dikkat Dağınıklığı durumu belirtilerinin yıllarca devam edebileceği söylenebilir. Ayrıca bu çalışmadaki katılımcıların düzenli spor yapıp yapmadıklarına dair bir veri bulunmamakla birlikte katılımcıların Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni olduğundan sporla iç içe oldukları söylenebilir, bu bağlamda kısmen de olsa spor yaptıkları düşünüldüğünde sporun; bireylerde zamanla psikolojik olarak tanımlanan birçok rahatsızlıkla başa çıkmada önemli bir rol oynadığını düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: sürekli kaygı envanteri (ske) , dikkat dağınıklığı (dd), beden eğitimi ve spor, depremMaster Thesis 2018 ve 2024 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programının Karşılaştırılması ve Öğretmen Görüşleri Çerçevesinde İncelenmesi (Bursa İli Örneği)(2025) Aktaş, Ezgi; Bakırcı, HasanBu araştırmanın amacı 2018 yılında uygulanmaya başlanan ve halen belirli sınıf düzeylerinde uygulanmaya devam eden 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan 2024 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nın bazı değişkenler bakımından karşılaştırılması ve öğretmen görüşlerinin alınmasıdır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir ve iki boyutta ele alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın birinci boyutunda doküman incelemesi yönteminden yararlanılarak 2018 ile 2024 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı (FBDÖP) bazı değişkenler bakımından benzerlik ve farklılıkları ele alınarak incelenmiştir. Araştırmanın ikinci boyutunda ise özel durum çalışması yönteminden yararlanılarak Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan Bursa ilindeki 14 fen bilimleri öğretmenin oluşturduğu çalışma grubuyla yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş ve verilerin toplanması sağlanmıştır. Araştırmanın birinci boyutu olan 2018 ile 2024 FBDÖP hedef, içerik, eğitim durumları ve ölçme-değerlendirme başlıkları altında incelenerek elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın diğer boyutu olan öğretmen mülakatlarından ulaşılan veriler ise içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları ışığında elde edilen veriler araştırmaya katılan fen bilimleri öğretmenlerine ait yeni öğretim programının; genel görüşleri, içerik, kazanım, öğretme- öğrenme süreçleri, ölçme ve değerlendirme, etkili fen öğretimine dair görüşlerinden ele alınarak yedi alt temada toplanmıştır. Araştırma kapsamında açığa çıkan bulgular ışığında 2024 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'na yönelik öneriler sunulmuştur.Master Thesis 2018 ve 2024 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programlarındaki Teknoloji Kazanımlarının Değerlendirilmesine Yönelik Öğretmen Görüşleri(2025) Sinoğlu, Muhammed Necip; Temur, AtillaBu araştırma, 2018 ve 2024 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programları'ndaki teknoloji odaklı öğrenme çıktıları ve süreç bileşenlerinin (kazanımların) değişiminin program uygulayıcısı olan fen bilimleri öğretmenleri tarafından nasıl değerlendirildiğini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemine dayanan olgu bilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan mülakat formunun on iki fen bilimleri öğretmenine uygulanması ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, 2024 Programı'nda teknoloji odaklı kazanımların toplam sayısının azaldığını, ancak toplam kazanımlar içindeki oransal payının arttığını göstermiştir. Daha önemlisi, öğretmenlerce kazanımların bilişsel düzeyinin alt basamaklardan üst basamaklara doğru anlamlı bir kayma gösterdiği belirtilmiştir. Öğretmen görüşleri, programın teknolojiye yönelik yaklaşımında özellikle süreç ve beceri odaklılık noktasında niteliksel bir artış olduğunu ve programın vizyonunu genel olarak olumlu ve modern bulduklarını ortaya koymuştur. Ancak öğretmenler, bu vizyonun uygulanmasında altyapı eksikliği, materyal yetersizliği, zaman kısıtlılığı ve öğretmenlerde bilgi eksikliği gibi ciddi zorluklarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Bu zorlukların, programın öğrenci motivasyonu, ilgisi ve beceri gelişimi üzerindeki potansiyel olumlu etkilerini sınırladığı söylenebilir. Araştırmanın sonucunda, 2024 FBDÖP' nin teknoloji entegrasyonunda vizyoner bir adım attığı, ancak sahadaki uygulama koşullarının programın potansiyelini tam olarak gerçekleştirmesini engellediği belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda paydaş katılımı, uygulanabilirlik odaklı tasarım ve öğretmen desteği vb. şeklinde bir takım önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis 2023 Ölçme Değerlendirme Yönetmeliğinin Türkçe Dersi Sınavlarında Uygulanmasına İlişkin Öğretmen Görüşleri(2025) Birinci, Hasan; Kardaş, Mehmet NuriBu çalışma, 2023 yılında yürürlüğe giren yeni Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği çerçevesinde, Türkçe öğretmenlerinin dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerine yönelik uyguladıkları sınavlarla ilgili deneyim ve görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımına dayalı olarak yapılan durum çalışması yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, Van ili merkez ilçelerindeki ortaokullarda görev yapan 14 Türkçe öğretmeni çalışma grubuna dâhil edilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (YYGF)' ile toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, dinleme ve konuşma becerilerinin sınavla ölçülmesinin güç olduğu ve sürece dayalı değerlendirmenin bu becerilerin daha doğru ve kapsamlı bir şekilde ölçülmesine olanak tanıyacağı bulgulanmıştır. Ayrıca, teknolojik altyapı eksikliklerinin, öğrenci tutumlarının ve bireysel farklılıkların ölçme süreçlerini olumsuz etkilediği; sınavların öğrencilerin gelişim düzeyine uygun olmaması ve değerlendirme süreçlerinin nesnelliği üzerinde çeşitli olumsuz etkiler oluşturduğu vurgulanmıştır. Konuşma becerisi sınavlarında, öğrencilerin sınav kaygısı ve zaman kısıtlamaları nedeniyle gerçek potansiyellerini sergileyemedikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan, sınav senaryolarının planlama kolaylığı sağlama ve öğretmene rehberlik etme gibi avantajlarına rağmen, esneklik eksikliği, kapsam geçerliliği ve sınıf seviyelerinin yeterince dikkate alınmaması gibi dezavantajlar belirtilmiştir. Katılımcılar, Millî Eğitim Bakanlığı'nın sağladığı ölçme araçlarının sınırlamaları karşısında, kendi hazırladıkları araçların öğrenci seviyesine daha uygun olduğunu ayrıca müfredatın dört beceriye dayalı olarak yeniden yapılandırılmasını ve öğretmenlere yönelik sürekli eğitim desteği sağlanmasının gerekliliğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, sınıf içi ortam koşullarının ve zaman sınırlamalarının ölçme süreçlerinin etkinliğini ciddi biçimde engellediği ifade edilmiştir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular doğrultusunda, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi için çeşitli yapısal ve pedagojik öneriler sunulmuştur.Master Thesis 3,5 GHz RF Radyasyon Maruziyetinin Üreme Sistemiüzerindeki Etkileri: Koenzim Q10' Un Koruyucu Potansiyeli(2025) Yıldırım, Seval; Bektaş, HavaBu tez çalışmasında, 5G kablosuz iletişim sistemlerinde yaygın olarak kullanılan 3.5 GHz frekansındaki radyo frekansı (RF) radyasyonunun erkek sıçanlarda üreme sistemi üzerindeki biyolojik etkileri değerlendirilmiş ve Koenzim Q10 (CoQ10) takviyesinin bu etkiler üzerindeki olası koruyucu rolü araştırılmıştır. Çalışmada, sıçanlar dört gruba ayrılmış (kontrol, RF, koenzim Q10, RF+ koenzim Q10) ve RF maruziyeti 30 gün süreyle günde 2 saat olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Maruz kalınan tüm vücut SAR değeri 0.006879 W/kg, testis dokusuna özgü SAR değeri ise 0.000598 W/kg olarak hesaplanmıştır. Hormon analizleri (LH, FSH, testosteron), testiküler dokuya ait oksidatif stres belirteçleri (MDA, TOS, TAS, GSH) ve histopatolojik bulgular detaylı biçimde değerlendirilmiştir. RF grubunda testosteron, LH ve FSH düzeylerinde anlamlı düşüş; MDA ve TOS düzeylerinde ise belirgin artış gözlenmiştir. Histopatolojik olarak seminifer tübül yapısında bozulma ve Johnsen skorunda düşüş saptanmıştır. Koenzim Q10 uygulaması, özellikle testosteron düzeyinin korunması, antioksidan parametrelerin iyileştirilmesi ve histolojik bütünlüğün desteklenmesi açısından anlamlı katkılar sunmuştur. Bu bulgular, düşük SAR değerlerinde dahi RF maruziyetinin erkek üreme sistemi üzerinde biyolojik etkiler oluşturabileceğini ve koenzim Q10' un bu etkileri hafifletme potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, elektromanyetik alan maruziyetine karşı bireysel koruma stratejilerinin önemine ve antioksidan temelli yaklaşımların gelecekteki terapötik uygulamalarda değerlendirilmesi gerekliliğine işaret etmektedir.Master Thesis 3.5 GHz Radyofrekans Radyasyonun ve Resveratrolün Karaciğer Oksidatif Stres Parametrelerine Etkisinin Değerlendirilmesi(2025) Beşak, Ebubekir; Çakır, TahirBu tez çalışmasında, yeni nesil iletişim teknolojilerinde kullanılan 3.5 GHz frekansındaki radyo frekans (RF) radyasyonunun sıçanların karaciğer dokusunda oluşturduğu oksidatif stres düzeyi değerlendirilmiş ve doğal bir polifenolik bileşik olan resveratrolün bu etki üzerindeki potansiyel koruyucu rolü araştırılmıştır. Çalışmada 28 adet yetişkin erkek Wistar Albino sıçan dört gruba ayrılarak, 30 gün boyunca günde 2 saat RF maruziyeti ve/veya resveratrol uygulaması yapılmıştır. Deney sonunda serumda ALT ve AST düzeyleri; karaciğer dokusunda ise GSH, MDA, TAS ve TOS düzeyleri ELISA yöntemiyle belirlenmiştir. RF grubunda ALT, MDA ve TOS düzeylerinde artış; GSH ve TAS düzeylerinde ise anlamlı düşüş saptanmıştır. RF ile birlikte uygulanan resveratrol, bu parametrelerin büyük kısmında düzelme sağlamıştır. Histopatolojik incelemelerde RF grubunda karaciğer dokusunda dilate sinüzoidler, hipertrofik Kupffer hücreleri ve yoğun eozinofilik hepatositler izlenmiş; RF+RES grubunda bu bulguların hafiflediği görülmüştür. CST Studio Suite yazılımıyla yapılan SAR analizinde, 3.5 GHz frekansında uygulanan RF'nin tüm vücut için SAR değeri 0.006879 W/kg, karaciğer dokusuna özgü SAR değeri ise 0.000598 W/kg olarak hesaplanmıştır. Bu bulgular, düşük SAR düzeylerinde bile RF maruziyetinin oksidatif stres üzerinden karaciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini ve resveratrolün bu etkilere karşı belirgin hepatoprotektif potansiyele sahip olabileceğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: 3.5 GHz, Karaciğer, Oksidatif Stres, Radyofrekans Radyasyon, ResveratrolMaster Thesis 3.5 GHz RF Radyasyonuna Maruz Kalan Ratların Tiroid Dokusundaki Oksidatif Stres Parametrelerinin İncelenmesi: Kuersetin Uygulamasının Potansiyel Koruyucu Etkisi(2025) Akgün, Burcu Buse; Bektaş, HavaBu tez çalışmasında, yeni nesil 5G iletişim altyapısında yer alan 3.5 GHz frekansındaki radyo frekansı (RF) radyasyonunun, ratların tiroid dokusunda oksidatif stres oluşturup oluşturmadığı araştırılmış ve doğal bir flavonoid olan kuersetinin bu etkiler üzerindeki olası koruyucu rolü değerlendirilmiştir. Çalışmada, Sprague Dawley türü erkek ratlar dört gruba ayrılmış ve belirlenen gruplara 30 gün boyunca RF maruziyeti ve/veya kuersetin uygulaması yapılmıştır. Deney sonunda serum ve doku örneklerinde tiroid hormon düzeyleri (T3, T4, TSH) ile birlikte oksidatif stres belirteçleri olan MDA, TAS, TOS ve GSH düzeyleri analiz edilmiştir. Sonuçlar, RF maruziyetinin tiroid dokusunda belirgin oksidatif hasara ve hormonal düzeylerde bozulmalara yol açtığını göstermiştir. Özellikle MDA ve TOS düzeylerinde artış, TAS ve GSH düzeylerinde ise düşüş saptanmıştır. Ayrıca, tiroid hormonlarında da anlamlı düzeyde düşüş gözlemlenmiştir. Kuersetin uygulamasının bu parametreler üzerinde kısmen düzeltici etkiler sağladığı; bazı biyobelirteçlerde RF'nin zararlı etkilerini azalttığı belirlenmiştir. SAR analizleri ile tüm vücut için belirlenen özgül emilim oranı (SAR) 0.006879 W/kg, tiroid dokusuna özgü SAR ise 0.000598 W/kg olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular, düşük SAR seviyelerinde bile RF radyasyonunun biyolojik etkiler oluşturabileceğini ve kuersetin gibi doğal antioksidanların bu etkilere karşı koruyucu bir potansiyele sahip olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, çevresel elektromanyetik maruziyetlerin tiroid sağlığı üzerindeki olası etkilerini anlamak ve korunma stratejileri geliştirmek açısından literatüre katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Radyofrekans radyasyon, 3.5 GHz, Kuersetin, Oksidatif stres, Tiroid.Master Thesis 31 Mart Vakası ve Gezi Parkı Protestosunun İdeolojik, Sosyolojik ve Kültürel Karşılaştırması(2025) Van, Yusuf; Erol, AbdullahTarih boyunca yaşanan toplumsal hareketler, iktidar ile halk arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendiren önemli dönüm noktaları olmuştur. Bu bağlamda, 1909'daki 31 Mart Vakası ile 2013'teki Gezi Parkı protestoları, farklı tarihsel dönemlere ait olmalarına rağmen Türkiye'nin siyasi evrimi açısından kıyaslanabilir iki toplumsal olay olarak dikkat çekmektedir. Her iki kalkışma da devlet otoritesine karşı geliştirilen kitlesel birer tepki olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, 31 Mart Vakası ile Gezi Parkı protestolarını karşılaştırmalı olarak inceleyerek; bu olayların ortaya çıktığı tarihsel ve toplumsal bağlamları, aktörlerini, sonuçlarını ve iktidar üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Her iki olayın da benzer sosyal, siyasi ve ideolojik motivasyonlarla geliştiği tezi savunulmaktadır. Analiz, liderlerin eğilimleri, halkın direniş biçimleri ve dış müdahale iddiaları üzerinden yürütülmüş; böylece Türkiye'deki siyasal dönüşüm süreçlerinin tarihsel sürekliliği ortaya konulmaya çalışılmıştır.Master Thesis 312 Nolu Diyarbakır Şer'iyye Sicili'nin Transkripsiyonu Ve Değerlendirmesi (H. 1298-1300/M.1881-1883)(2013) Aykaç, Zikrullah; Öğün, TuncayKurumlar bir devletin olmazsa olmazlarıdır. Varlıkları bakımından tüm kurumlar ihtiyaçtan doğar ve devlet için önem arz eder. Ancak i?levleri bakımından bazı kurumlar daha fazla öneme sahiptir. Adalet kurumu da bu ?ekilde öneme sahip olan kurumlardandır. Osmanlı Devleti de kurumsalla?masını tamamlayıp devlet olma vasfını ele aldıktan sonra adalet konusuna oldukça önem vermi?tir. Adalet ve bunun simgesi olan mahkemeler her zaman bağımsız ?ekilde görev yapmı?lardır. Buralarda görülen davalar ve bunların içerikleri ise sonraki zamanlarda itirazlara meydan vermemek amacıyla kayıt altına alınmı? ve taraflarla ?ahitlere ayrı ayrı imzalatılmı?tır. Bu uygulama ise '?er'iyye sicili' kavramını ortaya çıkarmı?tır. Transkripsiyonunu yaptığımız 312 Nolu Diyarbakır ?er'iyye Sicili de bu defterlerden biridir ve 1881 - 1883 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin eyaletlerinden biri olan Diyarbakır'da görülen bazı davaları içermektedir. ?ncelediğimiz sicil defterinde toplamda 341 adet hukuki mesele i?lenmektedir. Bunlar arasında miras tayini, alacak verecek konuları vb. ağırlıktadır. Sicilde yer alan bilgiler yerle?im yeri, mahalle, köy gibi detayları da içerdiği için bahsi geçen dönemde eyalete bağlı olan birimler hakkında da bilgiler elde edilmektedir. Ayrıca davalı tarafların veya ?ahitlerin yaptıkları i?lerin kaydedilmesi temel ekonomik faaliyetler hakkında da bilgi vermektedir. Anahtar Kelimeler: Diyarbakır, ?er'iyye Sicili, Mahkeme, Hukuki Dava
